Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2025/1747 E. 2026/8657 K. – İcrai Davranışla
Konu: İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/1747
- Karar No
- 2026/8657
- Karar Tarihi
- Konu
- İcrai Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/374 Esas, 2015/152 Karar SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Sanıklardan ..., ..., ... ve ... hakkında mahkumiyet, ..., ... ve ... hakkında ise beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıklar hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ... , ... , ... ... ve ...'nun katılma hakları olmadığı ve hükümleri temyiz yetkileri bulunmadığından 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca şikayetçiler vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin O yer Cumhuriyet savcısının beraat hükümlerine, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafiinin ise müvekkilleri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanık ...'in hükümden sonra 06.09.2024 tarihinde vefat ettiği Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin edilen güncel nüfus kaydından anlaşıldığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek, bu sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu ayrıca diğer sanıklara isnat edilen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli, 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, sanık ... yönünden 2007, diğer sanıklar yönünden 2010 olan suç tarihleri ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık ... hakkındaki kamu davasının ölüm, diğer sanıklar hakkındaki kamu davalarının ise zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 09.09.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.