Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2024/8632 E. 2026/5874 K. – İhmali Davranışla

Konu: İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2024/8632
Karar No
2026/5874
Karar Tarihi
Konu
İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/762 Esas, 2024/811 Karar SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Sanığın mahkumiyetine dair İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2020 tarihli ve 2020/139 Esas, 2020/349 sayılı Kararın sanık ve vasisi tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 23.05.2022 tarihli ve 2022/628 Esas, 2022/689 sayılı Karar ile "...20.01.2021 tarihli ... Sulh Hukuk Mahkemesi kararına göre sanığın vesayet altına alınarak eşinin vasi olarak atandığının belirtilmesi nedeniyle anılan vesayet dosyasının getirtilerek yapılan incelemesinde 27.05.2019 tarihli ... Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi sağlık kurulu raporu ve 23.12.2020 tarihli ... Devlet 1853 sayılı raporuna göre sanık hakkında "şizoafektif bozukluğu" tanısının konulması karşısında; anılan raporlar temin edilip yargılama dosyası ile birlikte gönderilerek 03.09.2018 (vekaletnamenin verildiği tarih) tarihi itibarıyla yüklenen suç açısından 5237 sayılı TCK'nın 32/1,2 maddesi kapsamında akıl hastalığı olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesinden veya tam teşekküllü ruh sağlığı ve hastalıkları hastanesinden sağlık kurulu raporu aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması..." gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 289/1. maddesi uyarınca hükmün bozulmasına karar verilmesi sonrasında, İlk Derece Mahkemesince söz konusu bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde 19.12.2023 tarihli ve 2022/395 Esas, 2023/208 sayılı Karar ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 257/2. maddesi uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunlukları ve 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstinaf Sanığın istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 15.05.2024 tarihli ve 2024/762 Esas, 2024/811 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Cezai ehliyetinin olmadığına, mahkemenin usulüne uygun rapor aldırmadığına, katılanın boşandığına, bu nedenle zararının oluşmadığına, eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verildiğine, hükmün açıklanan nedenler ve resen nazara alınacak hususlar yönüyle bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık hakkında ... Devlet Hastanesinin 23.12.2020 tarihli ve 1853 sayılı raporu ile ... Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 27.05.2019 tarihli sağlık kurulu raporuna göre “şizoafektif bozukluğu” teşhisi konulduğu, sanığın istemi aranmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi uyarınca zorunlu müdafi eşliğinde savunmasının alınması gerekirken müdafi hazır bulunmaksızın alınan savunmasına itibar edilerek karar verilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı anlaşılmıştır. Diğer taraftan 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f bentlerinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği haller sınırlı olarak şu şekilde belirlenmiştir: ''Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g-Hükmün 230. madde gereğince gerekçeyi içermemesi, h-Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine, f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verir.''. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 sayılı Kararı ile bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle "hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları" gerektiğine hükmolunmuştur. Belirtilen mevzuat hükümleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun içtihadı gözetildiğinde; ilk derece mahkemesi kararlarının hangi hallerde bozulabileceği ilgili kanuni düzenleme ile sınırlı şekilde belirlenmiş olup Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan maddenin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği halde kanunda sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde verilen 23.05.2022 tarihli bozma kararı, 5271 sayılı Kanun’un 284. maddesi uyarınca direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bu karara uyularak yeniden kurulan 19.12.2023 tarihli hüküm ve bu hükme yönelik istinaf incelemesine ilişkin 15.05.2024 tarihli karar hukuka aykırı bulunmakla, temyiz incelemesine konu kararın sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. III. KARAR Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin sair yönleri incelenmeyen Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2 ve 307/5. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 03.12.2020 tarihli hüküm yönünden 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2024/8632, K. 2026/5874, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2024-8632-e-2026-5874-k-5e7eb2014715