Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2023/8728 E. 2026/6584 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/8728
- Karar No
- 2026/6584
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI :2020/247 Esas, 2020/292 Karar SUÇLAR:Rüşvet verme, rüşvet alma HÜKÜM :Sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan, diğer sanıklar hakkında ise rüşvet alma suçundan beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre kamu görevlisi olmayan sanık ...'a isnat edilen rüşvet verme suçundan doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının kamu davasına katılma ve temyiz hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, vekilinin bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre sanıklardan ..., ..., ..., ... ve ...'e atılı rüşvet alma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden sonra temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik sonrasındaki 18/2. madde hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek, incelemenin katılan Hazine vekili ile O yer Cumhuriyet savcısının tüm hükümlere, katılan ... vekilinin ise rüşvet alma suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddiaların reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen mahkemenin beliren takdir ve kanaati karşısında tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmediği gibi katılanlar vekilleri ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları da yerinde görülmediğinden reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.