Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/5020 E. 2026/6350 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/5020
- Karar No
- 2026/6350
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/144 Esas, 2022/42 Karar SUÇLAR : Zincirleme nitelikli zimmet (sanıklar ... ve ... hakkında), kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği (sanıklar ..., ... ve ... hakkında), kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçuna yardım etme (sanık ... hakkında) HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanıkların üzerlerine atılı suçlardan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Adalet Bakanlığının Hazine vekili aracılığıyla İlk Derece Mahkemesince verilen 06.06.2014 tarihli beraat hükümlerini temyiz ederek katılma iradesini ortaya koyduğunun ayrıca 14.03.2022 tarihli dilekçeyle inceleme konusu hükümleri de temyiz edip bu iradesini devam ettirdiğinin anlaşılması karşısında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesi gereğince kamu davalarına katılan olarak kabulüne, diğer taraftan Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hâli" olarak anlaşılması gerektiği, sanıklara isnat olunan kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin davaya katılma ve hükümleri temyiz hakkının olmadığı, keza sanıklar ... ve ... müdafiilerinin 16.02.2022 tarihinde tefhim edilen hükümleri 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra verdikleri 04.04.20 22... .04.2022 tarihli dilekçeler ile vekalet ücretine hasren temyiz ettikleri anlaşıldığından, temyiz istemlerinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin katılan ... adına Hazine vekilinin tüm sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerine, katılan Hazine adına vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerine, sanık ... müdafiinin ise müvekkili hakkında kurulan beraat hükmüne ilişkin vekalet ücretine hasren temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 1)Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan ''Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.'' biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini farklı vekille temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanık ... yararına ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden tüm sanıklar yönünden tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanık ... müdafiinin ve katılan ... adına Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasındaki vekalet ücreti takdirine ilişkin (C) bendinde yer alan "...," isminin hükümden çıkarılması, hükme aynı bentten sonra gelmek üzere "Beraat eden ve kendisini ayrı vekil ile temsil ettiren sanık ... yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 10.250 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak anılan sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan adı geçen sanık hakkındaki beraat hükmünün DÜZELTİLEREK, bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar adına Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin DOĞRUDAN ONANMASINA, 2)Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise; Hükümden sonra sanığın 26.02.2022 tarihinde vefat ettiğinin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin edilen güncel nüfus kaydından anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/288 Esas, 2024/281 Karar sayılı ilamı doğrultusunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davalarıyla ilgili düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılanlar adına Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davalarının ölüm nedeniyle DÜŞMESİNE 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.