Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/7598 E. 2026/5182 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2022/7598
Karar No
2026/5182
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/9 Esas, 2019/143 Karar SUÇLAR : Sanıklardan ..., ..., ..., ... ve ... haklarında zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ... ve ... haklarında zimmet HÜKÜMLER : Sanıklardan ..., ... ve ...'in eylemlerinin kül halinde icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ...'in eylemlerinin kül halinde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarını oluşturduğu kabulüyle mahkumiyet, ..., ... ve ... haklarında atılı suçlardan beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanık ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma hakkının olmadığı anlaşıldığından, vekilinin belirtilen suçtan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması, sanıklar ..., ... ve ... haklarında zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerinin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek, incelemenin katılan ... vekilinin ve katılan ...'ın tüm hükümlere, katılan Hazine vekilinin zimmet suçundan verilen beraat hükümlerine, müdafiilerinin sanıklar ... ve ... haklarında, sanıklar ... ve ...'in ise haklarında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 1-Sanıklar ... ve ... haklarında zimmet suçundan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar Hazine ve ... vekilleri ile katılan ...'ın temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 2-Sanıklardan ..., ... ve ... haklarında icrai davranışla görevi kötüye kullanma, ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan mahkumiyet, ... hakkında zimmet ve icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğine göre hükümlerden sonra sanıklardan ...'in 11.11.2020, ...'in 29.01.2021 tarihlerinde öldüklerinin tespit edilmiş olması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek, adı geçen sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu ayrıca diğer sanıkların oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerine uyan icrai ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarının 5237 sayılı Kanun'un 257/1-2. madde ve fıkralarında öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi olan 22.08.2007 ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar ... ve ... haklarındaki kamu davalarının ölüm, diğer sanıklar hakkındaki kamu davalarının ise zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/7598, K. 2026/5182, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2022-7598-e-2026-5182-k-3c037ab503df