Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/4653 E. 2025/5667 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4653
Karar No
2025/5667
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1411 Esas, 2019/2273 Karar SUÇ : Rüşvet verme (sanık ... hak.), rüşvet alma ve bu suça yardım etme (sanıklar ..., ..., ... ve ... hak.) HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre rüşvet alma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilerek katılma iradesinin ortaya konulması ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun’un 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca sanıklar ..., ... ve ... yönünden başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle kamu görevlisi olmayan sanıklardan ...'ın rüşvet verme, ...'ın ise rüşvet almaya yardım etme suçlarından haklarında kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, adı geçen sanıklar hakkında atılı suçlardan açılan kamu davasına 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının katılma ve temyiz hakkının olmadığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerden Hazine vekilinin tüm hükümleri, Bakanlık vekilinin ise rüşvet alma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2019 tarihli ve 2018/296 Esas, 2019/146 sayılı Kararı ile sanıkların atılı suçlardan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2. maddesinin (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine hükmolunmuştur. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 06.11.2019 tarihli ve 2019/1411 Esas, 2019/2273 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Hazine vekili ve O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi Sanıklar Mustafa ve Sevim'in soruşturma aşamasındaki ifadeleri, fotoğraf teşhis tutanakları ve HTS kayıtlarının ifadelerle uyumlu olması ve bu yöndeki beyanları destekleyen kamera kayıtlarının silinmiş olabileceğine dair CD inceleme tutanağı birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların üzerlerine atılı suçların sübut bulduğuna, eksik inceleme neticesinde verilen kararların bozulması gerektiğine, Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Sanıkların üzerlerine atılı suçların sübut bulduğuna, cezalandırılmaları ile kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi lüzumuna, İlişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanıkların leh ve aleyhlerindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddiaların reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmaları tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükümlerine karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararların usûl ve kanuna uygun olması karşısında katılanlar vekillerinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR 1)Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle İçişleri Bakanlığı vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında verilen hükümlere yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE, 2)Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince verilen kararlarda, katılanlar Hazine ve İçişleri Bakanlığı vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Silivri Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2022/4653, K. 2025/5667, T. 24.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2022-4653-e-2025-5667-k-cc4ad1d789b5