Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/241 E. 2025/11241 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/241
- Karar No
- 2025/11241
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2020/818 Esas, 2021/139 Karar SUÇLAR: Rüşvet alma, rüşvet verme, rüşvete aracılık etme HÜKÜM: İstinaf başvurularının esastan reddi EK KARAR : Temyiz talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İncelenmeden iade, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede; Tebliğnamede sanık ...'ın temyiz talebinden vazgeçmesi nedeniyle hakkında verilen mahkumiyet kararının incelenmeden iadesine karar verilmesi şeklinde görüş bildirilmiş ise de; sanığın sonraki dilekçelerinden temyiz dilekçesindeki tarihin ve dosya numarasının yanlış yazılmış olması nedeniyle başvurusunun iptalini talep edip aynı gün verdiği dilekçe ile yeniden temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmakla, sanık ...'ın 09.02.2021 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilen kesin nitelikteki hükmü 01.03.2021 havale tarihli dilekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 291. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen on beş günlük yasal süreden sonra temyiz ettiği, ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan açılan kamu davasında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-(a) madde-fıkra ve bendi gereğince kesin nitelikte olduğu ve temyizi kabil olmadığı anlaşılmıştır.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre Ticaret Bakanlığının kamu görevlisi olmayan sanıklar ... ve ...'ye isnat edilen rüşvet verme ve sanık ...'a isnat edilen rüşvete aracılık etme suçlarından doğrudan zarar görmediği, anılan suçlar bakımından kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz hakkının bulunmadığı kabul edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince sanıklardan ... hakkında rüşvet alma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile ... müdafiinin temyiz talebinin reddine dair ek kararın; 5271 sayılı Kanun'un 2 86... /2. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, katılan vekilinin sanık ... hakkında kurulan hükmü, sanık ... müdafiinin ise temyiz talebinin reddine dair ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli ve 2018/605 Esas, 2019/647 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraatine, sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 252/2. maddesi delaletiyle 252/1 ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 20.01.2021 tarihli ve 2020/818 Esas, 2021/139 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat ve sanık ... hakkında aynı suçtan İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık ... müdafiinin 11.02.2021 tarihli temyiz dilekçesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 12.02.2021 tarihli ve 2020/818 Esas, 2021/139 sayılı ek Kararı ile temyiz talebi 5271 sayılı Kanun'un 296/1. maddesi gereğince hükmün kesin nitelikte olduğundan bahisle reddedilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık ... hakkında verilen beraat kararının hukuka aykırı olduğuna, sanığın ... ile yaptığı konuşma içeriklerinde rüşvet anlaşması bulunduğuna, suça konu kaçak eşyaların ve naklinde kullanılan aracın müsaderesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Bölge adliye mahkemesince verilen temyiz talebinin reddine dair ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ek kararın kaldırılarak temyiz başvuru yolunun sanık lehine açılması talebine yöneliktir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararlarıyla ilgili olarak sanık müdafiinin temyiz talebinin reddine dair ek Karar yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun'un 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun'un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
2. Sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddi kararı yönünden; Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
III. KARAR 1. Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ...'ın hakkında verilen karara yönelik temyiz istemi ile katılan vekilinin sanıklardan ... ve ... hakkında rüşvet verme, ... hakkında rüşvete aracılık etme suçlarından verilen beraat hükümlerine karşı istinaf başvurularının esastan reddi ve ... hakkında rüşvet verme, sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine karşı istinaf başvurularının esastan reddi kararlarına yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE, 2. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle ek Kararda hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
3. Değerlendirme ve gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesince verilen kararda, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde karar verildi.