Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/8098 E. 2023/12163 K. – İhmali Davranışl
Konu: İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8098
- Karar No
- 2023/12163
- Karar Tarihi
- Konu
- İhmali Davranışla Görevi Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1520 E., 2017/1555 K. SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : 1)İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2017 tarihli ve 2015/233 Esas, 2017/103 sayılı Kararı ile; atılı suçtan mahkumiyet, 2)İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 22.06.2017 tarihli ve 2017/1520 Esas, 2017/1555 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi, 3)İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 21.10.2020 tarihli ve 2017/1520 Esas, 2017/1555 sayılı Kararı ile; temyiz talebinin reddi. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 22.06.2017 tarihli ve 2017/1520 Esas, 2017/1555 sayılı Kararı ile 21.10.2020 tarihli ek Kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede: 15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesine eklenen 5 inci fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmayacağı hükmünün getirildiği ayrıca 7343 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi ile 1136 sayılı Kanun'a eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24 üncü madde ile de anılan Kanun'un 59 uncu maddesinin 5 inci fıkrasının, bu tarihten itibaren 15 gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanmasına olanak sağlandığı, bu itibarla sanığın Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara yönelik incelemeye konu temyiz isteminin 1136 sayılı Kanun'un geçici 24 üncü maddesindeki 15 günlük süre içinde yapılmış talep olduğunun Anayasa'nın 36 ncı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün doğal bir sonucu olarak kabulü gerektiği anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine ilişkin 21.10.2020 tarihli ek kararın kaldırılarak esasın incelenmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.02.2015 tarihli ve 2015/14605 Soruşturma, 2015/5627 Esas, 2015/566 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir. 2.... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli ve 2015/104 Esas, 2015/51 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir. 3.İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2017 tarihli ve 2015/233 Esas, 2017/103 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına hükmolunmuştur. 4.Sanığın istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 22.06.2017 tarihli ve 2017/1520 Esas, 2017/1555 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 5.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 21.10.2020 tarihli ve 2017/1520 Esas, 2017/1555 sayılı ek Kararı ile sanığın temyiz talebi reddedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz dilekçesi, 1136 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik gereğince hükmü temyiz etme hakkının olduğu, ek kararın usul ve yasaya uygun olmadığı, ilk derece mahkemesince mahkumiyet kararı verilmiş ise de suç tarihinde duruşmaya gitmesi için arkadaşını yetkilendirdiği ancak arkadaşının yetişemediği, bu nedenle hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, suçlamaları kabul etmediği, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği hususlarına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın, hakkında nitelikli cinsel saldırı, konut dokunulmazlığının ihlali ve tehdit suçlarından dava açılan Erol Yılmaz'ın zorunlu müdafiiliğini yapmak üzere görevlendirildiği halde 10.07.2013 ve 20.08.2013 tarihli duruşmalara katılmayarak yargılamanın uzamasına neden olduğu iddiasıyla hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasında, Mahkemece; atılı suçu işlediğinin kabulü ile mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Hükmün sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde usûl ve yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında sanığın temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ise aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 22.06.2017 tarihli ve 2017/1520 Esas, 2017/1555 sayılı Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştirilen husus dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.