Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2021/17 E. 2025/9776 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17
- Karar No
- 2025/9776
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/157 Esas, 2016/170 Karar SUÇLAR : İhaleye fesat karıştırma (sanıklar...,...,..., ve ... hakkında 1 kez, Medeni hakkında 2 kez), edimin ifasına fesat karıştırma (sanıklar ... ve ... hakkında), görevi kötüye kullanma (sanık ... ... hakkında), resmi belgede sahtecilik (sanık ... hakkında) HÜKÜMLER : Mahkumiyet (sanık ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan açılan kamu davasında değişen suç vasfıyla eyleminin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulüyle bu suçtan ve sanık ...'in üzerine atılı edimin ifasına fesat karıştırma suçundan), beraat (Sanık ...'un üzerine atılı ihaleye fesat karıştırma suçu ile sanıklar ..., ..., ... ... ve...'nin üzerlerine atılı tüm suçlardan TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve sanık ... ... hakkında görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma ve hükümleri temyiz hakkının bulunmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, vekilinin adı geçen sanıklar hakkında değinilen suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre sanıklara atılı ihaleye fesat karıştırma ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Milli Eğitim Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 3628 sayılı Kanun'un 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. maddesi uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı, ayrıca resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarına ilişkin kurulan hükümleri de temyiz hakkı bulunduğu gözetildiğinden, bu hususta tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmeyerek, incelemenin katılan ... vekilinin sanık ... dışındaki diğer sanıklar hakkında kurulan tüm hükümlere, katılan Hazine vekilinin ihaleye fesat karıştırma ve edimin ifasına fesat karıştırma suçlarından kurulan beraat ve sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin vekalet ücretine hasren, sanık ... müdafiinin müvekkili ve sanık ...'un ise kendisi hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 1-Giyim eşyası alımına ilişkin ihale yönünden sanıklar ... ..., , ..., ... ve ... ile yangın söndürme tüpü alım ihalesi yönünden sanık ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan, sanıklardan ... ... hakkında görevi kötüye kullanma ve... hakkında resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümleri ile sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; Sanık ...'ın hükümden sonra 17.01.2017 tarihinde vefat ettiği Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek, bu sanık hakkında açılan kamu davalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu, diğer yandan sanıklar..., ..., ... ve ... hakkında doğrudan temin yöntemi ile yapılan giyim eşyası alımına yönelik ihaleye fesat karıştırma suçundan kamu davası açılmış ise de; doğrudan teminin bir ihale usulü olmaması nedeniyle somut olayda ihaleye fesat karıştırma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, bu nedenle adı geçen sanıklara isnat edilen eylemlerin ve yine 6 kalem yangın söndürme tüpü alımı ihalesine ilişkin önceden alınan mallarla ilgili olarak usulen ihale evrakı düzenlemek şeklinde sanık ...'ye isnat edilen eylemlerin sübutu halinde ihalenin şekli ihale olması, ihalenin şeklen yapıldığı hallerde ihaleye konu işin daha önceden icra edilmesi nedeniyle ortada gerçek bir ihalenin bulunmamasından dolayı ihaleye fesat karıştırma ve fiili oluşumun hukukileştirilmeye çalışılmasından dolayı da resmi belgede sahtecilik suçlarının oluşmayacağı, yangın söndürme tüplerinin gerçekte alınmadığı yönünde bir iddia ve tespit bulunmaması da nazara alındığında anılan alımlara yönelik tüm bu eylemlerin sübutu halinde kül olarak görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı, keza sanık ...'un et alım işinde edimin ifasına fesat karıştırdığı iddiasıyla açılan kamu davasında oluşa uygun kabul edilen eyleminin de aynı suça vücut verdiği, bu suçun da 5237 sayılı Kanun'un 257. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihleri ile inceleme günü arasında, durma süreleri eklendiğinde dahi, bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar ..., ..., ... ve... hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı ve sanık ... ... hakkında açılan kamu davalarının ise ölüm nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, 2-Sanık ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise; Diyarbakır ....İlköğretim Okulu müdürlüğü tarafından yapılan ihale sonucunda, 1600 kilogram kemikli kuzu eti, 1250 kilogram tavuk eti, 250 kilogram kemiksiz dana eti teslim etme işini yüklenen sanık hakkında, kuzu eti yerine 15.5 kilogram yaşlı hayvan eti teslim ederek sözleşmede evsafı belirlenen maldan farklı, ayrıca 04.06.20 06... .06.2006 tarihlerinde 14'er kilogram eksik teslimat yaparak sözleşmede belirlenenden eksik mal teslim ettiğinin kabulü ile atılı suçtan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; sanığın teslim ettiği etin yaşlı hayvan eti olduğuna dair tutanağın beyan ve gözleme dayalı olması, dosyada tutanak haricinde delil bulunmaması, eksik teslimat yapıldığına ilişkin tutanak içeriklerinden yine sanıktan aynı gün içinde et talep edildiğinin anlaşılması, sanığın etlerin tesliminin bir hafta önceden istenmesi gerekirken aynı gün istendiğini savunması karşısında; başta sözleşme, idari şartname, teknik şartname, muayene ve kabul tutanakları olmak üzere suça konu ihale ve ediminin ifası sürecine ilişkin evrakın onaylı birer suretinin eksiksiz olarak temini ile sanık tarafından koyun eti teslim edildiğine ilişkin herhangi bir bilimsel veriye dayanan bilgi, belge ya da rapor olup olmadığının araştırılması, bunların yanında hangi periyotlarla sanığın et teslim etme yükümlülüğü altına girdiğinin, idarenin ne kadar süre önceden et talep etme hakkı bulunduğunun tespit edilmesi sonrasında sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanık hakkında 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 27. maddesi gereği yasaklama kararı verilmemesi, Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi uyarınca, kendisini vekille temsil ettiren Hazine lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, katılan Hazine vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 3 21... /son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.