Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2013/12183 E. 2013/9088 K. – Rüşvet Vermek

Konu: Rüşvet Vermek, Resmi Evrakta Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2013/12183
Karar No
2013/9088
Karar Tarihi
Konu
Rüşvet Vermek, Resmi Evrakta Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet vermek, resmi evrakta sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Ceza Genel Kurulunun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararı gereğince sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerin koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme taleplerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi gereğince reddine, incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Hükümden sonra 05/07/2012 gün ve 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa hükümleri gözetilerek yapılan incelemede; Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar ..., ... ile ... haklarında rüşvet vermek suçlarından kurulan, usul ve kanuna uygun olan mahkumiyet hükümlerinin ONANMASINA, Resmi evrakta sahtecilik suçundan sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanıklar ..., ... ve ...'ün iştirak halinde hareket ederek ... ile ...'in 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi gereğince yasal engel bulunan arazilerini parsellere ayıracak biçimde tapuya tescillerini sağlamak amacıyla Afyon Barosu avukatları .... ve ..... ile temasa geçip, onların da Kayseri ili Yeşilhisar ilçesi Sulh Hukuk Mahkemesi hakimi ve Cumhuriyet Savcısıyla bağlantı kurması ve Bursa ile ilçelerinde bulunan taşınmazlar için Yeşilhisar Sulh Hukuk Mahkemesinde tapu iptali ve tescil davalarını açmaları sonucunda verilen "davanın kabulüne" ilişkin sahte mahkeme ilamlarının hazırlanıp alınmasını sağlamaları ve bu kararların taşınmazların bulunduğu yerdeki Tapu Sicil Müdürlüklerine ... ile ... tarafından ibraz edilerek tescil işlemini yaptırmaları şeklinde gerçekleşen olayda, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden tüm sanıkların bu şekilde "resmi belgede sahtecilik" suçunu işledikleri tüm dosya kapsamından anlaşılmakla birlikte, Suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 40/2. maddesinde özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliği taşıyan kişilerin fail olabileceğinin düzenlenmiş olması karşısında, sahte mahkeme ilamlarını hazırlayan hakim Turhan Uysal'ın memur sıfatıyla işlediği resmi belgede sahtecilik suçuna sanıklar ..., ..., ..., ... ile ...'in fail olarak katıldığının kabul edilemeyeceği ve dolayısıyla sanıklar ..., ..., ..., ... ile ...'in eylemlerinin asli-tali norm ilişkisi de gözetildiğinde 5237 sayılı TCK'nın 204/1. maddesinde tanımlanan resmi belgede sahtecilik suçuna uyacağı anlaşılmakla lehe yasa karşılaştırmasının orantılılık ilkesi nazara alınıp buna göre yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Tutuklama koşullarında bir değişiklik olmaması ve tutuklama tarihine göre sanık ... müdafiin tahliye isteminin REDDİNE, tutukluluğun devamına, Sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin yakalama emirlerinin kaldırılması taleplerinin ise bu sanıkların henüz bir mağduriyetlerinin söz konusu olmaması ve mahkemece yeniden yargılanmaları sırasında durumlarının takdir edilecek olması gözetilerek REDDİNE, Kararın bir suretinin istemde bulunanlara tebliğine, 23/09/2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. Karşı oy: Yüksek çoğunluğun görüşü sanıkların sahte mahkeme kararlarının düzenletilmesi eylemine azmettiren olarak, kararların kullanılması fiiline ise fail olarak katılmaları ve failliğin şerikliğe göre öncelik taşımasına dayanmaktadır. Ancak TCK'nın 44. maddesinde yer alan fikri içtima kuralı da gözetildiğinde sanıkların aynı eylemde hem fail hem de şerik olarak yer aldıkları kabul edilse bile kamu görevlisinin zincirleme şekilde belgede sahtecilik suçuna azmettiren olarak katılmaları nedeniyle en ağır yaptırımı içeren azmettirme yönünden cezalandırılmaları gerektiği ve buna bağlı olarak yerel mahkemenin uygulamasının usul ve yasaya uygun olduğu, resmi evrakta sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin de onanması gerektiği görüşünde olduğumdan bozma düşüncesine katılamıyorum.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2013/12183, K. 2013/9088, T. 23.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2013-12183-e-2013-9088-k-9b0ae91806a9