Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/8103 E. 2012/11600 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/8103
- Karar No
- 2012/11600
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet, evrakta sahtecilik, rüşvet alma, rüşvet verme, yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama HÜKÜM : Mahkümiyet, beraet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Ceza Genel Kurulu'nun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararı gereğince sanık ... müdafiin koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, başvurularının kapsamına göre, katılan Zonguldak Orman İşletme Müdürlüğü vekilinin itirazlarının sanık ...'in sanık ...'ın zimmet ve resmi evrakta sahtecilik suçlarına yardım etmek suçundan verilen beraet, katılan Hazine vekilinin itirazlarının sanıklar haklarında kurulan tüm beraet ve O Yer C.Savcısının itirazlarının sanık ... hakkında zincirleme basit zimmet suçundan kurulan hükümlerle sınırlı olarak incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Zimmet ve resmi evrakta sahtecilik suçlarını 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işleyen sanık ... hakkında 53/5. maddesi uyarınca “cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına” karar verilmesi gerektiği ve öngörülen yasaklamanın suç sırasındaki göreviyle sınırlı tutulamayacağı gözetilmeden, cezanın infazından sonra işlemek üzere sadece “memuriyetten yasaklanmasına” karar verilmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle; Sanık ... hakkında sanık ...'ın zimmet ve resmi evrakta sahtecilik suçlarına yardım etmek, Sanık ..., ..., ... ve ... haklarında rüşvet vermek, Sanık ...'ın sanık ...'in yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçuna yardım etmek, Suçlarından kurulan beraet hükümleri, Sanık ... hakkında zincirleme resmi evrakta sahtecilik suçundan kurulan mahkümiyet hükmü, Usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sanık ... hakkında zincirleme basit zimmet, görevi kötüye kullanmak ve yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama, sanık ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçlarından kurulan mahkümiyet, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... (... ve ... ile ilgili eylemleri nedeniyle) haklarında kurulan beraet hükümlerinin incelenmesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanık ...'ın zimmetine geçirdiği toplam miktarın, suç tarihi itibarı ile ekonomik koşullar, paranın alım gücü nazara alındığında değerinin "az olduğu" dikkate alınıp sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 249. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden fazla cezaya hükmedilmesi, ...'a TCK 247/1-2. maddeleri gereğince tayin edilen cezadan aynı Kanunun 43. maddesi uyarınca artırımla belirlenen hapis cezasının 8 yıl 16 ay 15 gün yerine 9 yıl 7 ay 15 gün hapis ve aynı Kanunun 248/2. maddesi gereğince yarı oranında yapılan indirimle belirlenen sonuç hürriyeti bağlayıcı cezanın 4 yıl 8 ay 7 gün yerine yazılı şekilde 4 yıl 9 ay 21 gün olarak fazla tayini, Sanık ...'in zimmetine geçirdiği toplam miktarın, suç tarihi itibarı ile ekonomik koşullar, paranın alım gücü nazara alındığında değerinin "az olduğu" dikkate alınıp hakkında 5237 sayılı TCK'nın 249. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden fazla cezaya hükmedilmesi, Zonguldak Kadastro Mahkemesinin 2010/44 Esas sayılı dosyasının tarafı olan ... ile ...'ye avukata verecekleri en az 500 TL parayı vermeleri halinde kendisinin davayı takip edeceğini söylemesi üzerine ... tarafından sanık ...'in hesabına söz konusu paranın havale edilmesi, ...'nin ...'a "siz gönderdiğiniz bu para ile davayı kazanacaksınız, davanın sonunda ben size bütün belgeleri göstereceğim ve davayı kaybeden karşı taraftan tahsil edeceksiniz," ve "davayı kendisine verdiklerini bu nedenle artık gerisini merak etmemelerini" söylemek suretiyle yarar sağlaması, ...'ın eşi ...'ın davacı olduğu Zonguldak Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan 2008/67 Esas sayılı yargılamanın devam ettiği sırada bu mahkemede zabıt katibi olan ...'in "kadastro mahkemesinde hakim de savcı da benim sizin lehinize mahkemeyi sonuçlandırırım" diyerek ...'dan 500 TL alması, ...'nun taraf olduğu Zonguldak Kadastro Mahkemesinin 2008/8 Esas sayılı dava dosyasında aldırılan bilirkişi raporunun ...'ün aleyhine çıkması sonrasında bu mahkemede görev yapan sanık ...'in bu rapora itiraz edip lehine bilirkişi raporu aldırması karşılığında 3.000 TL istemesi şeklindeki teklifinin ... tarafından kabul edilmemesi, ancak davanın seyriyle ilgili kendisine bilgi aktaran ...'ye ... 'ün iki şişe viski vermesi şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, Suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nın 255. maddesinde düzenlenen ayrı ayrı yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçunu oluşturduğu gözetilmeyerek görevi kötüye kullanma suçlarından mahkümiyet hükümleri kurulması, 5237 sayılı TCK'nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve TCK'nın 255. maddesi uyarınca ancak kamu görevlisi tarafından işlenebilen yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alınarak, dosya kapsamına, alınan beyanlara ve olayların oluş biçimine göre, kamu görevlisi olmayan sanıklar ..., ..., ..., ... ve (..., ... ile ilgili eylemleri nedeniyle) ...'in sanık ...i'nin yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçuna yardım etmekten mahkümiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde beraet kararları verilmesi, Kabule göre de; ...'nin, ..., ... ve ... ile ...'dan menfaat temin etmesi suretiyle görevi kötüye kullanma olarak kabul edilen eylemleri bakımından sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeden ve bu söz konusu eylemlerin neden bağımsız bir suç olarak kabul edildiği karar yerinde gösterilip tartışılmadan yazılı şekilde hükümler kurulması, ... hakkında yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçları bakımından TCK'nın 255. madesi gereğince hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, ...'dan değişik olaylar nedeniyle değişik zamanlarda yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçunu işleyen sanık ... hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek eksik ceza tayini, ...'in oluşa uygun kabul edilen “yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama" suçlarının hükümden sonra 05/07/2012 gün ve 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 89. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 255. maddesinin "nüfuz ticareti" başlığı altında yeniden düzenlenerek suç unsurlarında değişiklik yapılması karşısında, 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesi de dikkate alınarak mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması, ...'in ...'in babası ... hakkındaki yakalama emrinin infazını engellemek suretiyle “yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama" suçunu işlediğine dair varılan sonuç ile buna ilişkin delillerin dosya kapsamına uygun, mantıksal ve hukuksal bağ kurulmak suretiyle neler olduğu gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Zincirleme basit zimmet, görevi kötüye kullanmak ve yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçlarını, 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işleyen ... hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca “cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına” karar verilmesi gerektiği ve öngörülen yasaklamanın suç sırasındaki göreviyle sınırlı tutulamayacağı gözetilmeden, cezanın infazından sonra işlemek üzere sadece “memuriyetten yasaklanmasına” karar verilmesi, ayrıca yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçu ile ilgili olarak yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden TCK'nın 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğunun en üst sınırdan hükmolunması ile 5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesinde yer alan "... cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kötüye kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir" şeklindeki düzenlemeye göre; cezanın bir katından anlaşılması gerekenin, cezanın kendisi olup görevi kötüye kullanma kabul edilen eylemleri bakımından ... hakkında hükmedilen ayrı ayrı 6 ay hapis cezasını geçemeyeceği gözetilmeden ayrı ayrı 1 yıl süreyle yazılı şekilde yasaklama kararı verilmesi, Kanuna aykırı, O Yer C.Savcısı, sanıklar müdafiileri ve katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanık ... bakımından görevi kötüye kullanma ve yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama suçları ile ilgili olarak kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 19/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.