Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/7479 E. 2013/6872 K. – Görevi Kötüye

Konu: Görevi Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2012/7479
Karar No
2013/6872
Karar Tarihi
Konu
Görevi Kötüye Kullanma

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin değerlendirme yapılırken gerekçe kısmında “müştekilerin zararı..” ifadesi yer aldığı halde, hükümde “müşteki kurumun zararı...” ifadesine yer verilmesi yazım hatası olarak değerlendirilip sonuca etkili görülmediğinden tebliğnamede yer alan bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Suç tarihlerinde Harran İlçesi İmambakır Sulama Birliği Başkanı olarak görev yapan sanığın, Birlik bünyesinde ödemelere yetecek para bulunmasına ve diğer çalışanlara düzenli olarak ödeme yapılmasına rağmen, aynı yerde daimi işçi olarak çalışan katılanlar ve mağdura yaklaşık 15 ay süre ile hiçbir ödeme yapmayıp aynı konumdaki çalışanlara karşı eşit işlem uygulamayarak adı geçenlerin mağduriyetlerine yol açmak suretiyle atılı suçu işlediği anlaşılmakla, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi karşısında, TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Sanığın görevi kötüye kullanma eylemini değişik tarihlerde zincirleme şekilde işlemiş olmasına rağmen, hakkında TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanmaması, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06/04/2010 gün ve 2010/4-71-76 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; cezası ertelenen sanık hakkında ertelemenin yasal sonucu olmasından ötürü zorunlu olarak hükmedilmesi gereken ve bu nedenle de aleyhe değiştirme yasağına konu oluşturmayan denetim süresinin TCK'nın 51/3. maddesi gereğince 1 yıldan az olamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde 10 ay olarak belirlenmesi, Kısa süreli hapis cezası ertelendiği halde TCK'nın 53/4. maddesine aykırı olarak aynı Kanunun 53/1-2-3. maddelerinin uygulanması, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK'nın 326/son maddesine göre ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 19/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2012/7479, K. 2013/6872, T. 19.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2012-7479-e-2013-6872-k-6593c73d91b3