Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/6758 E. 2012/12994 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/6758
- Karar No
- 2012/12994
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Zincirleme biçimde nitelikli zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Somut olayda, suçu işlemek ya da fiilin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik olarak gerçekleştirilen sahtecilik eylemleri ile birlikte işlenen nitelikli zimmet suçunun suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 202/2. maddesi, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 247/1-2, 204/2. maddeleri kapsamında kaldığı ve lehe yasa değerlendirmesinin bu maddeler gözetilerek yapılması gerektiği, 5237 sayılı Kanunun 212. maddesine benzer bir düzenleme bulunmamasından dolayı 765 sayılı Yasa döneminde zimmet amacıyla işlenen sahtecilik suçunun nitelikli zimmetin unsuru olduğu, bu itibarla lehe yasanın belirlenmesi sırasında karşılaştırma maddeleri arasında bulunmadığından sahtecilik suçu ile ilgili zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanunda düzenlenen sahtecilik suçuna göre belirlenmesi gerektiğinden tebliğnamede sahtecilik suçu yönünden zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesini içeren düşünceye iştirak edilmemiş, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 62/son maddesindeki “Yönetim Kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumludurlar. Bunların suç teşkil eden fiil ve hareketlerinden ve özellikle kooperatifin para ve malları bilanço, tutanak, rapor ve başka evrak, defter ve belgeleri üzerinde işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır.” hükmü karşısında, yönetim kurulu başkanı olan sanığın birden fazla sahte çek ve gider makbuzu düzenlemek suretiyle işlediği sahtecilik eylemlerinin 5237 sayılı TCK'nın 204/2. maddesindeki “memurun resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturduğu gözetilmeden 5237 sayılı TCK'nın 204/1. maddesi uygulanması suretiyle sanık hakkında sahtecilik suçundan eksik ceza tayini ile sahtecilik suçunun 5237 sayılı Yasanın 53/1-d maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hususları aleyhe temyiz bulunmadığından, sanık hakkında zimmet suçundan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 247/1-2. maddesi uyarınca belirlenen 7 yıl 6 ay hapis cezasına aynı Yasanın 43/1. maddesi gereğince yapılan artırım sırasında 8 yıl 16 ay 15 gün hapis cezası yerine 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini, 62. madde ile yapılan indirim neticesinde sonuç cezanın 7 yıl 9 ay 22 gün olarak doğru belirlenmesi karşısında sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış, sanığın yönetimde olmadığı dönemlerde de kooperatifin mali işlerini tek başına yürüttüğünün, suç tarihlerinde de fiilen ve yasal olarak görev yaptığının anlaşılmasına, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde, zimmet ve sahtecilik suçlarından hüküm tesisi sırasında, 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakmaya hükmedilmesi, 5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesine göre infazdan sonra başlamak üzere sadece kötüye kullanılmış olan aynı maddenin 1-d fıkrasındaki hak ve yetkiyi kullanmasının yasaklanması yerine, zimmet suçundan hüküm tesisi sırasında, 53/1-a fıkrasında yer alan haktan yoksunluğa hükmedilmesi, Kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihetin yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, zimmet ve sahtecilik suçlarına ilişkin hüküm fıkralarında yer alan 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına ilişkin bölümlerin çıkarılarak yerine “5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ve zimmet suçuna ilişkin hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesinde düzenlenen hak yoksunluğuna ilişkin bölümün çıkarılarak yerine “Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-d maddesinde ön görülen hak ve yetki kötüye kullanılarak işlenmiş olması nedeniyle aynı Yasanın 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra işlemek üzere sanığın takdiren 5 yıl süre ile 53/1-d maddesinde düzenlenen hak ve yetkilerin kullanılmasından YASAKLANMASINA,” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.