Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/3899 E. 2013/1744 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/3899
- Karar No
- 2013/1744
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Suçtan zarar gören ve kovuşturma aşamasında duruşmadan haberdar edilmeyen ... vekilinin katılma talebinin 3628 sayılı Kanunun 17 ve 18. maddeleri ile CMK'nın 237/2, 260. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak kabulü ile dosyanın esastan incelenmesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Para cezası ve harç tahsil yetkisi bulunduğu anlaşılan sanığın, 22 aracın süresinden sonra tescil ve muayene işlemlerini yaptıran ilgililerden 2918 sayılı Yasanın 20/1-a ve 34. maddeleri uyarınca tahsil ettiği ceza ve harçlara ilişkin makbuz düzenlemeyerek toplam 664,75 TL'yi zimmetine geçirdiği, fiillerinin tanık beyanlarının alınması suretiyle daire dışı bilgi ve araştırmayla saptandığı, tahsil ettiği paralara ilişkin makbuz kesmeyerek zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla gerçekleştirdiği eyleminin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu anlaşılmasına karşın eylemin basit zimmet kabulüyle sanık hakkında TCK'nın 247/2. maddesinin uygulanmayarak noksan ceza tayini Hazine vekilinin dilekçesine nazaran aleyhe temyiz olmadığından, Her ne kadar sanık hakkında yasal ve yeterli olmayacak ve dosya kapsamıyla uyuşmayacak biçimde kişilerin zararı karşılanmadığından ve sanığın teselsül edecek şekilde suç işlediğinden bahisle CMK'nın 231. maddesinin uygulanmamasına karar verilmiş ise de, sanık hakkında TCK'nın 247/2. maddesinin uygulanması durumunda belirlenecek sonuç cezanın 2 yılın üzerinde olacağı anlaşıldığından Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 04/03/2008 gün ve 2008/6-47, 2008/43 sayılı Kararında vurgulandığı gibi yanılgılı uygulama nedeniyle bir kez daha atıfet sağlanamayacağından, Sanık hakkında lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 61/5. maddesindeki sıralamaya aykırı biçimde aynı Kanunun 247/1, 249, 43 ve 248. maddelerine göre uygulama yapılması gerekirken bu sıraya uyulmaması sonuca etkili bulunmadığından, Hürriyeti bağlayıcı ceza ile birlikte 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarına hükmedilmemesi, kazanılmış hak oluşturmayıp hapis cezasının kanuni sonucu olduğundan, mahallinde infaz aşamasında nazara alınabileceğinden, Suç tarihi zimmete konu son eylemin işlendiği 21/02/2002 tarihi iken karar başlığına yanlış yazılması, yerinde düzeltilebilecek maddi hata olduğundan, bozma nedeni yapılmamıştır. Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 11/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.