Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/3279 E. 2013/2367 K. – Rüşvet Almak

Konu: Rüşvet Almak, Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2012/3279
Karar No
2013/2367
Karar Tarihi
Konu
Rüşvet Almak, Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet almak, sahtecilik HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas ve 2008/23 sayılı Kararı uyarınca tayin olunan ceza miktarı ve yasal süreden sonra yapılmış olması nazara alınarak sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına ve CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin 27/12/2011 havale tarihli dilekçe ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasanın 18. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca Hazinenin sadece rüşvet almak suçu yönünden katılma talebinin kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanıkların rüşvet alma suçu nedeniyle cezalandırılmalarına karar verilmişse de, sanıkların savunmaları ile bir kısım tanıkların trafik tescil şubesindeki görevli polis memuruna veya sanık ...'e işlemlerinin yapılması amacıyla masraf olarak değişik miktarlarda para verdikleri şeklindeki anlatımları da dikkate alınarak rüşvet anlaşmasının kimler arasında ne şekilde yapıldığı, sanıkların hangi araçların belgelerine LPG şerhi koymak için kimlerden ne surette menfaat temin ettikleri, rüşvet veren kişiler hakkında işlem yapılıp yapılmadığı hususları ile her iki sanık arasında gerçekleşen olay ve yüklenen isnatlara rağmen aralarında rüşvet verme ve alma ile bu konuda azmettirme olup olmadığı tartışılmadan, sahte olarak oluşturulduğu veya sahteliği bilinerek kullanıldığı kabul olunan düzenleme şeklinde noter evraklarının nelerden ibaret olduğu, evraklar üzerindeki sahteciliklerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğine veya sanıkların evrakların sahte olduğunu bilerek işlem yaptıklarına dair delillerin nelerden ibaret olduğu, evraklardaki sahteciliklerin iğfal kabiliyetleri bulunup bulunmadığı hususları üzerinde durulmadan ve bu konularda denetime imkan verecek şekilde gerekçelere yer verilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması, Sanıklar hakkında sahtecilik suçundan 10/07/2009 tarihli ek iddianame ile kamu davası açılmasına rağmen sanık ...'ün bu suçtan savunma ve delillerinin tespiti için yazılan 01/03/2010 tarihli talimata rüşvet suçuna ilişkin olan 29/05/2007 tarihli iddianame suretinin eklenmesi ve talimat mahkemesince yapılan 31/03/2010 tarihli duruşmada da 29/05/2007 tarihli iddianame okunarak, yüklenen sahtecilik suçu bildirilmeksizin savunması alınmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Ön inceleme esnasında beyanı alınan ...'in ifadesi olayın esasına etki edecek nitelikte olmasına rağmen duruşmada beyanının alınması cihetine gidilmeyerek eksik inceleme ile hüküm kurulması, Kabule göre de; Suç tarihi 2005 yılı olarak belirtilmesine göre eylemlerin 1 Haziran 2005 tarihinden önce mi sonra mı gerçekleştirildiği tespit edilerek sonucuna göre sanıklar hakkında 765 ve 5237 sayılı TCK hükümlerinden hangilerinin uygulanması gerektiğine dair değerlendirme yapılmaması, 5237 sayılı TCK'nın 40/2. maddesine göre kamu görevlisi olmayan kişilerin özgü suç niteliğinde olan rüşvet alma ve memurun sahteciliği suçlarına ancak azmettiren veya yardım eden olarak iştirak edebilecekleri gözetilmeden sanık ...'ün her iki suçtan fiili birlikte gerçekleştiren kişi olarak aynı Yasanın 37/1. maddesi gereğince sorumlu tutulması, Sahte resmi belge düzenleyen kişi memur olsa dahi düzenlenen belge ile memurun görevi arasında nedensellik bağı yoksa eylemin 765 sayılı TCK'nın 342/1 veya 5237 sayılı TCK'nın 204/1. maddesinde öngörülen suçu oluşturacağı gözetilmeden memur olan sanık ...'un görevi gereği düzenleme yetkisi bulunmayan noter evrakları üzerinde gerçekleştirdiği belirtilen sahtecilik eylemleri nedeniyle sanıkların 5237 sayılı TCK'nın 204/2. maddesi gereğince cezalandırılmalarına hükmedilmesi, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanıkların sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin altsoyları dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakılmalarına hükmedilmesi, Sanık ...'un 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesinde belirtilen hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle atılı suçları işlediğinin kabul edilmesi karşısında aynı Kanunun 53/5. maddesine göre sadece bu hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden anılan madde ve fıkradaki tüm hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık ..., sanık ... müdafii ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2012/3279, K. 2013/2367, T. 27.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2012-3279-e-2013-2367-k-8727e813b197