Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2012/12998 E. 2013/7305 K. – Mühür Bozma
Konu: Mühür Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/12998
- Karar No
- 2013/7305
- Karar Tarihi
- Konu
- Mühür Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mühür bozma HÜKÜM : Sanık Saadettin'in beraetine, sanık ...'ın mahkümiyetine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık Saadettin müdafiin temyiz talebinin vekalet ücretine yönelik olduğu gözetilerek vekalet ücretine hasren yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 12/11/1979 tarih, 1979/2-229 Esas, 1979/477 sayılı Kararında da belirtildiği üzere; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekalet ücretinin belirlenmesinde ilke olarak davacı veya sanıkların sayısını ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip olunan davaların sayısını ele alındığı, taraflara yükletilecek avukatlık parasının da her dava için ayrı ayrı belirlenmesinin öngörüldüğü, buna göre ayrı ayrı dava açılmadıkça vekalet ücretinin ayrı ayrı takdiri mümkün görülmediği, dosya içeriğine göre her iki sanığın da müdafii olan avukatın müvekkillerinden birinin mahkum olmuş olması karşısında, tebliğnamede yer alan beraet eden sanık lehine vekalet ücreti takdir edilmediği gerekçesiyle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle atılı suçtan verilen hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, 5237 sayılı TCK’nın 58/3. maddesinin “tekerrür halinde sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunur” hükmü uyarınca adli sicil kaydına nazaran mükerrir olan sanık hakkında hapis cezasının tercih edilmesi ve tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından, 5237 sayılı TCK’nın 61/9. maddesinde belirtilen “adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı da hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz” şeklindeki düzenlemenin 19/12/2006 tarihinde 5560 sayılı Kanunla yürürlüğe girdiği, bu tarihten önceki seçimlik cezalarda temel adli para cezasının alt sınırının 5237 sayılı TCK’nın 52/1. maddesi uyarınca 5 gün olduğu gözetilmeden ve yeterli teşdit gerekçesi gösterilmeksizin temel cezanın 180 gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesi ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 04/03/2008 gün ve 2008/6-47, 2008/43 sayılı Kararında vurgulandığı gibi yanılgılı uygulama nedeniyle bir kez daha sanık lehine atıfet tanınamayacağından, keza kasıtlı suçtan mahkümiyeti bulunan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması olanağı bulunmadığından bu hususun karar yerinde tartışılmaması, bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Katılan ... Zabıta Müdürlüğünün 29/05/2006 tarihli yazısında suça konu yere ilişkin dört adet farklı Mühür Fek Tutanağı düzenlendiğinin belirtilmesi ve UYAP ortamında yapılan sorgulamada sanık hakkında aynı işyeri ile ilgili yapılan yargılamalar olduğunun anlaşılması karşısında, öncelikle daha önceki mühür bozma tutanaklarının dayanağı olan mühürlemelerin yapılış tarihinin katılan kurumdan sorularak buna dair mühürleme tutanağının aslı veya onaylı sureti getirtilip varsa tutanak düzenleyiciler de tanık olarak dinlenmek suretiyle işyerinde usulüne uygun olarak mühürleme yapılıp yapılmadığı sorularak, suç öncesi var olması gereken fiilen mühürleme ön şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması, sonrasında da sanık hakkında aynı işyerinde katılan kurumca aynı nedenle yapılan mühürlemelerin bozulmasına dair açılan tüm dava dosyalarının getirtilip, yargılaması sürenler varsa, kişisel ve eylemsel bağ nedeniyle bu dosya ile birleştirilmesi, buna imkan yoksa denetime olanak sağlamak için dosya arasına konulup iddianame tarihlerine göre hukuki kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediği de belirlenerek sonucuna göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de, Sanık müdafii lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiği halde TCK'nın 62. maddesi uyarınca sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama süresindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki etkileri gibi hususları içeren takdiri indirim nedenlerinin varlığı tartışılıp kararda gösterilmeden hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.