Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2011/9007 E. 2012/4379 K. – Mühür Bozma
Konu: Mühür Bozma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/9007
- Karar No
- 2012/4379
- Karar Tarihi
- Konu
- Mühür Bozma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mühür bozma HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanıklar haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının mahkemece gerekçeli kararda değerlendirildiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Tüm dosya kapsamına göre; sanıkların aileleri ile birlikte ikamet ettikleri meskende bulunan elektrik sayacının, borçlarından dolayı, katılan idare yetkililerince 12/06/2006 tarihinde elektriği kesilerek mühürlendiği, idare görevlilerince 04/03/2007 günü yapılan kontrolde mühürün kırılarak elektriğin açıldığının tespit edildiği ve sayacın 46/... no.lu mühür pensi ile mühürlendiği, bu olayla ilgili davanın Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/376 Esas sırasına kaydının yapılarak yapılan yargılama neticesinde sanıkların mühür bozma suçundan ayrı ayrı tecziyelerine karar verildiği, sanıkların UYAP'tan temin edilen adli sicil kayıtlarına göre bu suçla ilgili olarak sanıklar haklarındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin anlaşıldığı, dava konusu somut olayda ise 26/08/2007 tarihinde yapılan kontrolde yine borcundan dolayı kesilen elektriğin sanıklarca açılarak kullanıldığının belirlendiği, ilk davadaki iddianame tarihi 04/10/2007 olup, bunun temyize konu işbu davadaki suç tarihini de kapsadığı, bu itibarla her iki davadaki suç ve iddianame tarihleri de gözetilerek suç işleme kararında birlik bulunduğundan sanıklar haklarında 5237 sayılı TCK'nın 203/1, 43/1. maddelerinin bir kez uygulanması gerektiğinin kabulünde yasal zorunluluk bulunduğundan, 04/03/2007 suç tarihine ilişkin olarak Pazarcık Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda sanıklar haklarında TCK'nın 203/1. maddesi uyarınca para cezasının tercih edilmiş ve hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olması nedenleriyle, sanıklar haklarında temel ceza olarak gün adli para cezası takdir edilmek suretiyle müsnet suçtan dolayı 5237 sayılı TCK'nın 37/1. maddesi delaletiyle aynı Yasanın 203/1, 43/1 ve 62. maddelerin tatbikiyle belirlenecek olan adli para cezası miktarından, ilk suça ilişkin olarak aynı mahkemenin 2007/331-460 Esas ve Karar sayılı ilamıyla verilen 3.000 TL. adli para cezasının mahsup edilmesi ve hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de; Sanıkların eylemlerine uyan 5237 sayılı TCK'nın 203/1. maddesinde hapis cezası ve adli para cezasının seçimlik olarak öngörülmesi karşısında, temel cezanın belirlenmesinde takdir hakkının hangi hukuki gerekçelere dayanılarak kullanıldığı açıkça gösterilmeden, keza 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması zorunluluğuna uyulmayarak, olayın oluşumu ve cereyan tarzına uygun düşmeyen yasadaki ifadeleri aynen tekrar ederek sanıklar haklarındaki temel cezanın hapis cezası olarak belirlenmesi, TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmaya ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihinden itibaren uygulanamayacağı gözetilmeksizin, sanıkların altsoyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesindeki hakların tümünü koşullu salıverilmeye kadar kullanmaktan mahrum bırakılmaya hükmedilmesi, Kanuna aykırı ve sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.