Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2010/9647 E. 2012/11906 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/9647
- Karar No
- 2012/11906
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet almak, kasten yaralama, hakaret, mala zarar verme HÜKÜM : Mahkümiyet, ceza verilmesine yer olmadığına Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Katılan sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan ve tebliğnamede miktar itibariyle kesin olduğu ifade edilerek temyizin reddine karar verilmesi istenen hükme yönelik bir temyiz bulunmadığından, keza 5237 sayılı TCK’nın 129/3. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair katılan sanık ... hakkında verilen kararın 5271 sayılı CMK’nın 223. maddesi kapsamında temyiz edilebilir nitelikte bir hüküm olduğu anlaşıldığından tebliğnamede bu husustaki düşüncelere iştirak edilmemiştir. Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan doğrudan verilen ve kesin nitelikteki adli para cezasının temyizi mümkün bulunmadığından bu hükme yönelik temyiz isteminin halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin diğer, hükümlere yönelik temyiz itirazları ile sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında kemik kırığı oluşturacak biçimde kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde; Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükümlerin ONANMASINA, Katılan sanık ... hakkında görevi kötüye kullanmak ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Katılan sanık ...'nın, mobilya dükkanında elektrik kontağından çıktığı sanılan yangın sonrasında zararının ve yangının nedeninin belirlenmesi amacıyla ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinden tespit talep ettiği, mahkemece bilirkişiler refakatinde yapılan tespit sonrasında elektrik ve makine mühendisi bilirkişilerin raporlarını kısa sürede sundukları, inşaat mühendisi bilirkişi ve mobilya ustası olan katılan sanık ...'in ise raporlarını bir süre geciktirdikleri, bunun üzerine yangın nedeniyle uğradığı mağduriyeti bir an önce gidermenin yollarını arayan katılan sanık ...'in katılan sanık ... ile temasa geçerek raporunu bir an önce hazırlayıp sunması yönünde istekte bulunduğu, katılan sanık ...'un ise raporu en kısa sürede hazırlamak için kendisi ve olaydan haberinin olmadığı anlaşılan inşaat mühendisi bilirkişi adına katılan sanık ...'ten 5.000 TL istediği, yaşadığı ekonomik sıkıntılar nedeniyle nakit para veremeyeceğini söyleyen ...'in, ...'a bir ay vadeli 5.000 TL bedelli bir senet verdiği, raporun da bundan sonra düzenlenerek mahkemeye sunulduğu olayda, eylemin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan TCK'nın 257/3. madde ve fıkrası kapsamında "görevi kötüye kullanma” suçu niteliğinde olduğu, hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasayla TCK'nın 257/3. maddesinde yapılan değişiklik ve 05/07/2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun 105/5-6. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 257/3. maddesinin yürürlükten kaldırılmış olması ve aynı Yasanın 87. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 252'nci maddesinin yeniden düzenlenmesi karşısında bu eylemin TCK’nın 252. maddesi kapsamında rüşvet alma suçunu oluşturduğu, buna göre her iki kanun hükümleri karşılaştırılarak TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Hakaretin karşılıklı olduğundan bahisle 5237 sayılı TCK'nın 129/3. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına dair karar ile yetinilmesi gerekirken, katılan sanık hakkında aynı Yasanın 125/1-4, 62, 52. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verildikten sonra yazılı şekilde hüküm kurularak çelişki yaratılması, Kanuna aykırı, katılan sanık ...'un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.