Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2010/3337 E. 2012/11907 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2010/3337
Karar No
2012/11907
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet ve denetim görevini ihmal ederek zimmetin oluşumuna sebep olmak HÜKÜM : Sanık ... hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmetin oluşumuna sebep olmak suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, sanıklar ..., ..., ...'ın zimmet suçundan mahkümiyetlerine, sanıklar ... ve ...'in beraetlerine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Yerel C.Savcısı ve katılan vekilinin dilekçelerine nazaran temyizlerinin sanıklar İsa, ... ve ... haklarında kurulan hükümlerle sınırlı olduğu, sanıklar ..., ... ve ... haklarındaki mahkümiyet hükümlerine yönelik aleyhe bir temyizlerinin bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede; Sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan verilen beraet hükümlerinin temyizen incelenmesinde; İddianame ve dosya içeriğine göre sanıklara isnat olunan ve 765 sayılı TCK'nın 202/1. maddesinde belirtilen basit zimmet suçuna öngörülen cezaların üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/3 ve 102/4 maddelerinde belirlenen on yıllık asli ve onbeş yıllık ilave dava zamanaşımı sürelerine tabi bulunduğu, zamanaşımını kesen son işlem tarihi olan sanıkların sorgularının yapıldığı 03/05/2002 tarihi ile inceleme günü arasında on yıllık asli zamanaşımı sürenin dolduğu, bu arada zamanaşımını kesen veya durduran başkaca bir sebebin bulunmadığı ve kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği, bu itibarla Yerel C.Savcısı ile katılan vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olduğu anlaşılmakla 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, Sanık ... hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmetin oluşumuna sebep olma suçundan verilen hükmün temyizen incelenmesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen kamu davasının düşürülmesine dair hüküm usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekili ve Yerel C.Savcısının temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, Sanık ... hakkında zimmet suçundan açılan kamu davasına yönelik katılan vekili ve Yerel C.Savcısının temyiz itirazları ile sanıklar ..., ... ve ... haklarında kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiileri ve sanık ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; 15/02/2002 günlü iddianame ile sanık ... hakkında 765 sayılı TCK'nın 203. maddesi yanında ayrıca zimmet suçundan da 202/1. maddesi uyarınca da kamu davası açılmasına ve gerekçede zimmet suçunu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığı belirtilmesine rağmen bu suçtan bir hüküm kurulmaması, 765 sayılı TCK'nın 202/1. maddesinde düzenlenen zimmet suçunun alt sınırı itibariyle 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi karşısında CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanık ... müdafii hazır bulunmadan, 151/1. madde uyarınca işlem yapılarak müdafiin hazır bulunması sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlanması, Dosyadaki bilgi, belge ve savunmalara nazaran sanıklar ..., ... ve ...'nin 2000 yılındaki zimmet eylemlerinden dolayı Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2001/114 Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı anlaşılmakla; anılan dava dosyası getirtilerek, her iki iddianameye konu eylemler arasında fiili ve hukuki irtibat bulunup bulunmadığı, ayrı suç veya teselsül hükümlerinin uygulanma imkanının olup olmadığı belirlenmeden, sanık ... ve ...'ın savunmaları üzerinde durularak 03/03/2001 ve 13/03/2001 tarihleri arasındaki tahsilatları ve sanık ...'nin 12/03/2001 tarihinde izne ayrıldığı, ...'ın ise geçici görevlendirmeyi 13/03/2001 tarihinde mesai sonunda tebliğ ettiği gözetilerek, bu aradaki tahsilatlar ile 2 milyar bedelli bilet tahsilatına ilişkin makbuz iptal işleminin kim tarafından yapıldığı tespit edilmeden, keza sanık ...'ın dilekçesinde belirttiği bilirkişi ... tarafından düzenlenen 18/11/2002 günlü rapor dosyaya getirtilip, açığın önceden beri süregelen bir açık olup olmadığı belirlenmeden ve bu hususları, savunmaları irdeleyen bir bilirkişi raporu da alınmadan eksik tahkikatla yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabule göre de; Sanık ...'in eylemini sahte gönderme emirleriyle ve dairesini aldatacak şekilde hileli faaliyetlerle gerçekleştirdiği gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 247/2. maddesi ile de uygulama yapılması ve lehine olduğu kabul edilen 5237 Sayılı TCK.nun 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme uyarınca sanığın eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak, buna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Mevcut delillere ve kabule göre sanık ...'in 8.830,00 TL parayı zimmetine geçirdiği anlaşılmasına rağmen lehe yasa belirlenirken 765 sayılı Yasaya göre yapılan değerlendirmede zimmet miktarının 17.660,00 TL olarak kabul edilmesi, yine lehe yasanın tespiti sırasında sanık ... hakkında 765 sayılı Yasanın 202/1. maddesiyle tayin olunan para cezasının koşulları bulunmadığı halde aynı Yasanın 80. maddesi ile artırıma tabi tutulması, Oluşa, dosyadaki delillere ve bilirkişi raporuna göre biletlerin ve bedellerinin kim tarafından zimmete geçirildiğinin tespit edilememesi, bu işe vekaleten baktığı 10/07/2000 ile 21/08/2000 tarihleri arasında sanık ...'ye herhangi bir teslimat yapılmaması ve hükümde de sanık ...'nin eyleminin 13/03/2001 tarihindeki 1.978,00 liralık kasa açığı olduğu kabul edilerek 765 sayılı Yasaya göre uygulama yapılmasına rağmen, hükmün gerekçesinde bilirkişi raporuna atıfta bulunularak bilet bedellerinin de ...'nin uhdesinde kaldığı denmek suretiyle, miktarının ne kadar olduğu dahi gösterilmeden sanık hakkında teselsül hükümlerinin uygulanması, Sanıklar haklarında koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesinin uygulanmaması, Hapis cezasının kanuni sonucu olarak "belirli haklardan yoksun bırakılma" hükmünün uygulanması sırasında, 5237 sayılı TCK'nın 53/l-c maddesi uyarınca, "velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun, sanıkların sadece kendi altsoyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, altsoyu olmayanlar yönünden ise cezanın infazına kadar hükmedilmesi gerekirken; yazılı şekilde, altsoy ayırımı yapılmadan belirtilen hakları kullanmaktan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi, Kanuna aykırı, katılan vekili, Yerel C.Savcısı ve sanıklar müdafiileri ile sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 22/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2010/3337, K. 2012/11907, T. 22.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2010-3337-e-2012-11907-k-b2f391548efd