Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2010/115 E. 2012/9699 K. – Rüşvet Vermeye
Konu: Rüşvet Vermeye Teşebbüs, Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/115
- Karar No
- 2012/9699
- Konu
- Rüşvet Vermeye Teşebbüs, Hakaret
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs, hakaret HÜKÜM : Mahkümiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanması sırasında TCK'nın 35. maddesi ile 1/2 oranında indirim yapılması karşısında, hükümden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa ile değişik TCK'nın 252/4. maddesi ile yapılan değişikliğin sanık lehine olmadığı nazara alınarak bozma nedeni yapılmamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14/06/2011 gün, 2011/2-60-126 sayılı ilamında ayrıntıları belirtildiği üzere; 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca erteli olan hükümlülüğün, deneme süresi içinde ve 5237 sayılı TCK döneminde yeni bir suç işlenmesi durumunda tekerrüre esas olabileceği ve tekerrür hükümlerinin uygulanması açısından 765 sayılı TCK'nın 95. maddesinde belirtilen deneme sürelerinin gözönünde bulundurulması gerektiği, sanığa ait adli sicil kaydının incelenmesinde, 27/05/2003 tarihinde verilen ... Sulh Ceza Mahkemesinin 2002/1764 Esas, 2003/631 sayılı Kararı ile mahkümiyetinin bulunduğu, belirtilen cezanın 647 sayılı Yasanın 6. maddesi gereğince ertelenmiş olduğu ve sanığın 5 yıllık deneme süresi içinde 08/04/2008 günü suçu işlediğinin anlaşılmasına rağmen hakkında TCK'nın 58/6-7. maddeleri gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, sanığın müştekilere alenen hakaret etmesine rağmen TCK 125/4. maddesinden artırım yapılmaması ve TCK'nın 125/1. maddesinden hüküm kurulduktan sonra sonuç cezanın bir yıl on beş gün yerine on iki ay on beş gün olarak yazılması karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Olay tarihinde görevli polislerin sanığın içerisinde olan aracı yol kenarında park halinde görmeleri üzerine şüphelenip plaka kontrolü yaptıkları, plakanın başka bir araca ait olduğunun anlaşılması üzerine yasal işlem yaptıkları sırada sanığın cebinden çıkardığı 30 TL'yi araç içerisine atarak ve “bu para size helal, beni bırakın” diyerek rüşvet vermeye teşebbüs ettikten sonra katılanların parayı sanığa iade ederek karakoldan ekip talep etmesi üzerine sinkaflı küfürler ettiği tutanak ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Hapis cezasının kanuni sonucu olarak "belirli haklardan yoksun bırakılma" hükmünün uygulanması sırasında, TCK'nın 53/l-c maddesi uyarınca, "velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun, sanığın sadece kendi altsoyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, altsoyu olmayanlar yönünden ise cezanın infazına kadar hükmedilmesi gerekirken; yazılı şekilde, altsoy ayırımı yapılmadan belirtilen hakları kullanmaktan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesi uyarınca, hükümde yer alan 53/1-c maddesine ilişkin uygulama kısmının çıkarılıp yerine “sanığın 53/1-c madde ve bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye, altsoyu dışındakiler yönünden ise cezanın infazına kadar kısıtlanmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.