Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2009/7147 E. 2012/8177 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/7147
- Karar No
- 2012/8177
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli zimmet (sanıklar ....... ..., ....... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hak.), görevi ihmal (sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hak.) HÜKÜM : Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın atılı suçlardan ayrı ayrı beraetlerine, sanıklar ... ve ...'nin zincirleme basit zimmet suçundan ayrı ayrı mahkümiyetlerine
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 12/02/2008 gün ve 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararı ile hükmolunan ceza miktarı gereğince sanıklardan ... müdafiin, sanık ... müdafiin ise süresinden sonra vaki duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 318. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİYLE, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre, 06/01/2002 günü öncesi olan suç tarihinin karar başlığında 01/06/2002 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası kabul edilmiştir. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında nitelikli zimmet suçundan verilen beraet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen C.Savcısı ile katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında görevi ihmal suçundan verilen beraet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıklara isnat edilen ve 765 sayılı TCK'nın 230. maddesinde düzenlenen görevi ihmal suçuna öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanıkların savunmalarının alındığı 14/04/2003 tarihinden itibaren zamanaşımını kesen veya durduran bir işlemin olmadığı, inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle hükümlerin 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar haklarındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Sanıklar ... ve ... haklarında zimmet suçundan kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre katılan vekili ile sanıklar müdafiilerin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; ... Bakkallar Odasında Yönetim Kurulu Başkanı olarak 06/01/1996 ila 06/01/2002 tarihleri arasında görev yapan ve aynı zamanda odanın hakim ortağı olduğu ... Bakkalları Temel İhtiyaç ve Gıda Maddeleri Ticaret ve Pazarlama Ltd. Şti.nde de şirket müdürü olup, şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olan sanık ...'in, 2001/8 dönemine ait 2.865.970.000 lira (2.865,97 TL.) tutarındaki katma değer vergisini, banka vergi tahsil alındısı yerine yevmiye defterine ... hesap ekstresine dayalı olarak, 25/09/2001 tarih ve 2192 madde numarası ile kaydederek banka hesabından ödenmiş gibi, 2001/10 dönemine ait 1.684.650.000 lira (1.684,65 TL.) tutarındaki stopaj vergisini, ...'a ait üzerinde vergi alındısı yazılı matbu ve yanıltıcı dekonta dayalı olarak, yevmiye defterine 20/11/2001 tarih ve 2646 madde numarası ile kaydederek kasadan ödenmiş gibi göstermek suretiyle toplam 4.550.620.000 lirayı (4.550,62 TL.) zimmetine geçirme fiillerinde, olayın banka kayıtları ile Mesir Vergi Dairesi Müdürlüğünün 13 Kasım 2002 tarih ve 36160 sayılı cevabi yazısı kapsamından anlaşılmasına ve zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla ve usulsüz banka dekontu düzenlemek suretiyle gerçekleştirilmesine göre, eylemlerinin kül halinde zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı, 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme nedeniyle; gerçeğe aykırı olarak makbuz ve defter kaydı düzenleme eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurları bulunup bulunmadığı da karar yerinde tartışılarak, sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurulup önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak denetime olanak verecek biçimde karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe Yasanın belirlenmesi yerine yasal olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 5271 sayılı CMK'nın 226/1-2. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden sanıklar ... ... ve ... haklarında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanması, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık ... ile anılan Yasa ve maddenin 'd' bendindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işleyen sanık ... haklarında aynı maddenin 5. fıkrasının uygulanmaması, Yargılama giderlerinden olan maktu vekalet ücretinin CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca sanıklara ayrı ayrı yükletileceği gözetilmeden müteselsilen tahsiline karar verilmesi, Kanuna aykırı, C.Savcısı ile katılanlar vekili ve sanıklardan ... ... ve ... müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.