Yargıtay · 5. Ceza Dairesi
Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2009/1480 E. 2012/6820 K.
Konu: Zimmet Ve Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/1480
- Karar No
- 2012/6820
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet Ve Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet ve dolandırıcılık HÜKÜM : Sanıkların katılan ...'a yönelik eylemleri görevi kötüye kullanma ve bu suça iştirak niteliğinde görülerek kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına, ...'in zimmet suçundan mahkümiyetine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Katılan ... vekilinin temyiz isteminin, sanıkların katılana yönelik eylemleri nedeniyle açılan kamu davasının ortadan kaldırılmasına ilişkin olduğundan katılanın temyizi yönünden incelemenin bu hükümlerle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Katılanın, .... Tarım Aletleri Tic. Ltd. Şirketinin yetkilisi ...’dan satın aldığı traktörün kalan borcunu ödeyebilmesi için ... müdürü olan sanık ...’in katılana usulsüz kredi kullandırdığı, bu şekilde görevi kötüye kullanma suçunu işlediği, sanık ...’nın da gerekli faturayı temin ederek .....’un eylemine iştirak ettiğinin anlaşılmasına, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine ortadan kaldırılmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükümde yer alan “ortadan kaldırılmasına” ibaresinin çıkartılıp, bunun yerine “CMK.nun 223. maddesi uyarınca düşmesine” yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; Suç tarihlerinde 1826 sayılı ... müdürü olarak görev yapan sanık ...’in kooperatif ortakları ...,...,...,ve ,.... adlarına kredi almışlar gibi kooperatif kasasından imzasız çıkış yaparak, ortaklara zirai ilaçları peşin satıp bu tutarlara tahsil fişi kesmeyerek, huzur hakkı ücretlerinden 15 YTL’yi kasadan imzasız çıkış yaparak toplam 1.650,10 YTL’yi mal edindiği, depoda yapılacak ilaç sayımı ve tediye fişlerinde imza bulunmaması nedeniyle basit bir incelemeyle anlaşılabilen eylemlerin zincirleme basit zimmet niteliğinde bulunduğunun anlaşılmasına, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Lehe yasanın tespiti sırasında temel ceza belirlenirken 765 sayılı TCK'nın 202/1. maddesi ile teşdiden denilerek çelişkili şekilde alt sınır olan 6 yıl hapis ve 1650 YTL adli para cezası, 5237 sayılı Kanunun 247/1. maddesi ile teşdiden 6 yıl hapis cezası üzerinden uygulama yapılması, Zimmet suçu nedeniyle meydana gelen toplam 1.650,10 YTL'lik zarar 31/05/2000 tarihi itibarıyla sanığın maaş ve ikramiyelerinden tamamen karşılandığı halde tayin olunan cezadan 765 sayılı TCK'nın 202/3 ve 5237 sayılı TCK'nın 248/2-1. cümlesi uyarınca indirim yapılmaması suretiyle fazla ceza tayini, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda zimmetin konusunu ve karşılığını oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 14/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.