Yargıtay · 5. Ceza Dairesi

Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2008/12856 E. 2012/5468 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Ceza Dairesi
Esas No
2008/12856
Karar No
2012/5468
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 3628 sayılı Kanuna muhalefet, zimmet HÜKÜM : 3628 sayılı Kanuna muhalefet suçundan beraetine, zimmet suçundan mahkümiyetine Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanık müdafii 21/04/2008 tarihinde tebliğ edilen hükmü yasal temyiz süresinden sonra verdiği 29/04/2008 günlü dilekçe ile temyiz ettiği anlaşıldığından isteminin CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin katılan vekilinin temyizine hasren yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanığa isnat olunan 3628 sayılı Kanuna aykırılık suçunun yasa maddesinde öngörülen cezasının tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK'nın 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, sanığın sorgusunun yapıldığı 08/05/2003 tarihiyle inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Sanık hakkında nitelikli zimmet suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Dosya içeriğine göre suç tarihi 31/01/2001-29/06/2001 tarihleri olduğu halde karar başlığında 01/01/2000 olarak yazılması, Okul müdürü olan sanığın, maaş dışındaki ödemelere ilişkin bordroları hazırlarken görevde olmayan raporlu ve izinli personeli bu süre zarfında da çalışıyormuş gibi göstererek ek ödemelerinin yapılmasını sağlar şekilde bordro düzenlediği, bu şekilde maliyeden tahsilat yaptıktan sonra ilgililere ödeme yaparken bu kez gerçeğe uygun bordrolar düzenleyerek maliyeden tahsil ettiği bedelin daha altında bir miktarı çalışanlara vermek suretiyle haksız menfaat sağladığı, oluşumu bu şeklinde kabul edilen, sanığın eylemlerinde; yasal tevdii olmaması ve sanığın suça konu paralar üzerinde koruma, gözetim sorumluluğundan da söz edilemeyeceği nazara alındığında bu eylemlerin aldatma gücü bulunması halinde zincirleme resmi belgede sahtecilik ve zincirleme nitelikli dolandırıcılık suçlarını oluşturacağı gözetilmeden kül halinde nitelikli zimmet suçunu oluşturduğundan bahisle hüküm kurulması, Kabule göre de; Lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” biçimindeki düzenleme nedeniyle, sanığın zimmetin ortaya çıkmasını engellemeye yönelik mükerrer ve sahte bordrolar düzenleyerek menfaat temin ettiği olayda sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması, sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurulması ve buna göre 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK'nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenip her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilerek hüküm kurulması gerektiğinin nazara alınmaması, Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 247/1, 247/2, 43, 248/1 ve 62. maddelerine göre hükmolunan cezanın 3 yıl 10 ay 25 gün hapis yerine 3 yıl 11 ay 2 gün hapis olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle zimmet suçunu işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Yasanın 53/1,2,3,5 madde ve bentlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Geri ödemenin iddianame tarihi olan 16/04/2002 tarinden sonra 30/07/2002 tarinde yapıldığı halde, yanlış değerlendirme ile 30/02/2007'de yapıldığı kabul edilerek 248/2. maddesinin 2. cümlesi uyarınca 1/3 yerine aynı Kanunun 248/2. maddesinin 1. cümlesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılması sonucu eksik ceza tayini, Katılan kurum davada kendisini vekille temsil ettirdiği halde katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi, Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2008/12856, K. 2012/5468, T. 17.05.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-ceza-dairesi-2008-12856-e-2012-5468-k-9f3d2d6ae8f2