Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2026/2700 E. 2026/3717 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2700
- Karar No
- 2026/3717
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/802 E., 2024/800 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiş olup duruşma istemi miktar yönünden reddedilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcusu olduğu davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı 11.11.2022 tarihli trafik kazasında davacının bedensel zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 279.260,70 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunu ve kusuru kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 279.260,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, hesaplamanın hatalı olduğunu, kusuru kabul etmediklerini, davacının müterafik kusurlu olduğunu, vekalet ücretinin hatalı takdir edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. Somut olayda; sigortalı araç sürücüsünün olayda 0,88 promil alkollü olduğu sabittir. Soruşturma evrakına göre; davacının araç sürücüsünün alkollü olduğunu bildiği hâlde bu araca kendi isteğiyle bindiği, kazanın oluşumunda alkollü sürücünün kusurlu bulunduğu, yaralanması ile neticelenen kazanın meydana gelmesine, dolayısıyla muhtemel zararı doğuran fiile razı olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 3-5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.