Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/8027 E. 2025/12690 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8027
Karar No
2025/12690
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2023/6 25... /6 Karar

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... mirasçıları vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının işleteni olduğu çekici ve buna bağlı römorkun müvekkili ...'in seyir halinde olduğu karşı yön şeridine devrilmesi ve müvekkilinin idaresindeki motosiklet ile bu araca çarpması sonucu oluşan kazada müvekkili ...'in ağır biçimde yaralarak %100 maluliyete uğradığını, sürekli bakıma muhtaç hale geldiğini, müvekkili ...'in yaralanması nedeniyle eşi ve çocukları olan diğer müvekkillerinin de manevi zarara uğradıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili ... için 10.000,00 TL maddi tazminat, 40.000,00 TL manevi tazminat; müvekkili ... yönünden 20.000,00 TL manevi tazminat, diğer müvekkilleri için 10.000,00'er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 90.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 524.295,15 TL'ye yükseltmiş; davacılar ..., ... ..., ... ve ... yönünden manevi tazminat talepleri takipsiz bırakılmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda kusur ve sorumluluklarının olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.07.2014 tarihli ve 2010/8 03... /286 Karar sayılı kararıyla; davacı ... ... ile velayeti altında bulunan davacılar ... ve ... açısından HMK'nın 150 inci maddesi gereğince davanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına; davacı ... yönünden 524.295,15 TL maddi tazminat ile 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 12.02.2018 tarihli ve 2017/3997 Esas, 2018/808 Karar sayılı ilamıyla; davacının 27.06.2014 tarihli celsede tedavi gideri (tıbbi malzeme bedeli) talebinden vazgeçtiği anlaşılmakla, bu talep yönünden de hüküm tesis edilmesi gerekirken, 6100 sayılı HMK'nun 297/2. maddesi hükmüne aykırı biçimde, tıbbi malzeme bedeli talebi hakkında olumlu ya da olumsuz hiçbir hüküm tesis edilmeyişinin doğru görülmediği; mahkemece, davalı tarafın haklı itirazı üzerine alınan 03.07.2014 tarihli 2. ek bilirkişi raporundaki hesaplama biçiminin doğru ve yerinde olduğu dikkate alınarak bu raporun hükme esas alınması gerekirken, yanılgılı biçimde hatalı hesap içeren ilk ek raporun hükme esas alınmasının doğru olmadığı; davacı ...'in kaza esnasında kask takıp takmadığının araştırılması, kask takmaksızın motosikletini sevk ve idare ettiğinin anlaşılması halinde, BK'nun 44. maddesi (TBK 52. md.) uyarınca maddi tazminattan makul oranda hakkaniyete uygun indirim gerekip gerekmediğinin irdelenip tartışılması gerekirken müterafik kusur üzerinde hiç durulmadan eksik incelemeyle hüküm kurulmasının doğru olmadığı hususlarına değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin18.03.2021 tarihli 2020/1 07... /128 Karar sayılı kararı ile davacı ... ... ile velayeti altında bulunan davacılar ... ve ... açısından davanın açılmamış sayılmasına; davacı ... açısından davanın kısmen kabulü ile 520.315,17 TL maddi tazminat ile 25.000,00 TL manevi tazminatın 27.03.2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

C. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 22.11.2022 tarihli ve 2021/24267 Esas, 2022/15181 Karar sayılı ilamıyla; davacı ...’in sürekli maluliyet ve sürekli bakıcı gideri zararına ilişkin hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının bakiye ömrü olan 37,50 yıl üzerinden hesaplama yapıldığı ancak davacının karar tarihinden sonra 28.12.2021 tarihinde vefat ettiği nüfus kayıtlarından anlaşılmakla; mahkemece sürekli maluliyet tzminatı ile sürekli bakıcı gideri zararı yönünden, davacının ölüm tarihine kadar olan dönem için hesaplama yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... ... ile velayeti altında bulunan davacılar ... ve ... yönünden açılan manevi tazminat davalarının açılmamış sayılmasına; davacı ... açısından davanın kısmen kabulü ile 144.053,08 TL maddi tazminat ile 25.000,00 TL manevi tazminatın 27.03.2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda ödemelerin güncellemesinin hatalı yapıldığını, bakıcı gideri yönünden asgari ücretin çok üzerinde ödeme yapılmasına rağmen asgari ücretten hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, asgari ücretin üzerinde gelir elde etmesine rağmen sürekli iş göremezlik yönünden de asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, maddi tazminatın reddedilen kısmı yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete uygun değerlendirilemeyeceğini, tazminata ticari faiz uygulanması gerektiğini belirtmiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bakıcı gideri yönünden asgari ücretin 1,224 katı üzerinden hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, net asgari ücretin yarısı üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, yapılan ödemelerin tamamının değerlendirilmediğini, müteveffanın kusur durumu değerlendirilmeden hatalı karar verildiğini, manevi tazminatın koşullarının oluşmadığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin ve davacı ... mirasçıları vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı ... mirasçıları vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli 2020/1 07... /128 Karar sayılı kararı ile davacı ...'in maddi tazminat yönünden talebinin kısmen kabulü ile 520.315,17 TL sürekli iş göremezlik ve sürekli bakıcı giderine hükmedildiği, bu karar tarihinden sonra 18.12.2021 tarihinde adı geçen davacının vefat etmesi nedeniyle sürekli maluliyet ile sürekli bakıcı gideri zararı yönünden, davacının ölüm tarihine kadar olan dönem için hesaplama yapılması gerektiğinden bahisle kararın bozulduğu ve mahkemece ölüm tarihine kadar hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.

Şu durumda, davacının reddedilen maddi tazminat talebinin ölüm nedeniyle bilinen dönem hesaplamasına ilişkin olduğu anlaşılmakla, davalı yararına reddedilen maddi tazminat yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuş; hükmün bu nedenle davacı ... mirasçıları yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

3. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak durumu oluşabilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla; kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. "Usuli kazanılmış hak" kavramı ise, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder.

Dosya kapsamından, İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli 2020/1 07... /128 Karar sayılı kararı ile davacı ...'in maddi tazminat yönünden talebinin kısmen kabulü ile 520.315,17 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve sürekli bakıcı giderine hükmedildiği, davalının temyizi üzerine 18.12.2021 tarihinde adı geçenin ölmesi nedeniyle ölüm tarihine kadar hesaplama yapılması için kararın bozulduğu bu hesaplamayı yapan bilirkişiden alınan 20.11.2023 tarihli ek raporda ölüm tarihine kadar sürekli iş göremezlik tazminatı ve sürekli bakıcı gideri 137.460,55 TL hesaplanmasına rağmen, bakıcı giderinin asgari ücretin 1,224 katı üzerinden hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alınması hatalı olmuştur.

Şu hâlde; 18.03.2021 tarihli 2020/1 07... /128 Karar sayılı kararının davacı tarafından temyiz edilmediği, bu karara esas bilirkişi raporundaki hesaplama yönünden davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmakla denetime uygun 20.11.2023 tarihli ek rapor hükme esas alınarak maddi tazminat yönünden bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı ... mirasçıları vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı ... mirasçıları vekilinin; (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ve davacılar ... mirasçılarına iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/8027, K. 2025/12690, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-8027-e-2025-12690-k-a9539365a8a9