Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/9777 E. 2025/11881 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9777
Karar No
2025/11881
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/426 E., 2025/52 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... San. Ltd. Şti. vekili ve .... San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmek ve de davalı ... San. Ltd. Şti. vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 16.09.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davalı ... San. Ltd. Şti. adına Av. ... ile davacı adına Av. ... ve davalı .... San. ve Tic. A.Ş. adına Av. ... geldiler. Diğer davalılar adlarına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili özetle; davacının 07.05.2011 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını, kazanın meydana gelişinde davalıların kusurlu olduklarını iddia ederek asıl dava dosyasında 89.697,16 TL maddi ve birleşen dava dosyasında 80.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuştur. II. CEVAP 1.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 28.03.2011-28.03.2012 vadeli Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının kişi başına 125.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, tespit edilen sakatlık için teminatın tamamının değil, genel şartlardaki yüzde kadar ödeme yapıldığını, müvekkili şirketin sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve sigortalının kusuru oranında yaralanan/malul kalanlara veya vekiline tazminat ödemekle yükümlü olduğunu, davacının talep ettiği maddi tazminat taleplerinin uygun olup olmadığının tespit edilmesinin gerektiğini, davacının dava öncesi müvekkili şirkete herhangi bir müracaatının bulunmadığını, müvekkili şirketin dava açılmasında herhangi bir kusurunun bulunmadığını bildirerek, davacının faiz talebinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin dava konusu maddi tazminat talebi ile sorumlu olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin işbu sorumluluğunun Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1 ve Trafik Poliçesi Genel şartlarının 1. maddesinden doğan kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumluluk olduğunu, davacının her ne kadar kaza tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuş ise de davacının dava tarihinden önce müvekkili sigorta şirketine herhangi bir başvuruda bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin dava tarihinden önce davacıya karşı temerrüdünün söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili sigorta şirketi aleyhine hüküm kurulması durumunda müvekkili şirketin ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden orumlu tutulabileceği kanaatinde olduklarını bildirerek, davanın reddine, aksi halde hesaplama yapılarak hüküm tesis edilmesine, kaza tarihinden itibaren faiz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın olduğu tarihte servis otobüsünün en arka koltuğunda oturan davacının kasisten geçerken otobüsün koridor boşluğuna düştüğünü, belinden yaralandığı gerekçesiyle hastaneye kaldırıldığını, müvekkilinin olay sırasında da davacıya gereken ilgi ve yardımı yaptığını, davacının yaralanmasının kendi kusurundan kaynaklandığını, otobüsteki başka kimsenin yaralanmadığını, davacının en arka koltukta kendini emniyete almadan oturmasının tehlikeli olduğunu bilmesinin gerektiğini, kasis üzerinden geçiş sırasında davacının kemer takarak ya da tutunarak kendisini emniyete almış olsaydı yaralanmayacağını, muhtemelen uyuduğundan dolayı dengesini kaybederek düştüğünü, Antalya 12. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/181 Esas sayılı dosyada dinlenen tanıkların müvekkilinin hızının 50-60 km olduğunu, kasis işaretinin olmadığını, kasisin yüksekliğinin değil belli belirsiz ve asfalt ile aynı renktte olduğu hakkında olay ve olay sonrasında gelişen olaylar hakkında tanıkların bulunduğunu, Adli Tıp Kurumu raporunda dvacının harici muayenesinde bel bölgesinde 15 cm iyileşmiş ameliyat izinin olduğunu, davacının belirtilerinin daha önce rahatsız olduğunun belirtisi olduğunu, davacının otobüste tedbirsiz bir şekilde oturmaması gerektiğini, gerekli özeni göstermiş olsaydı bu olayın meydana gelmeyeceğini, hiç kimsenin kendi kusurundan doğan bir menfaat sağlayamayacağından ve müvekkilinin kusuru olmadığından davanın reddini talep etmiştir. 4.Davalı .... San. ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın .... Tic. Ltd. Şti. ile hukuki herhangi bir bağlantısının bulunmadığını, müvekkili firmanın ... Ltd. Şti. ile servis taşımacılığı sözleşmesini akdettiğini, müvekkili firmanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza sonrasında aracın sevis sorumlusu müvekkili firma çalışanı hemen oteli arayarak haber verdiğini, ...'in "kendimi iyi hissediyorum" demesi üzerine servis otele az kalan mesafeyi tamamladığını, otele ulaşıldığı zaman davacının kendini kötü hissetmesi üzerine bir personel de yanında görevlendirilmek suretiyle davacının hastaneye sevkinin gerçekleştiğini, müvekkili firmanın üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, davacıya hem manevi hem de maddi olarak destek olunduğunu bildirerek müvekkili firma tarafından gerekli önlemler alınmış olmasından ötürü davacının davasının tüm tazminat kalemleri yönünden fazlaya ilişkin dava ve talep hakları ile faiz istemini kapsar biçimde reddine karar verilmesini talep etmiştir. 5.Davalı ... San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; olay tarihinde kazanın meydana gelmesinde davacının iddiasına göre şoför ...'in hızlı kullanmasından ve kasisi geç fark etmesinden kaynaklı olmadığını, şoför ...'in hızlı gitmediğini, kasise geldiği zaman durabilecek hızla ilerlemediğini, ceza dosyasında dinlenen tanıkların da arabanın hızlı gitmediğini beyan ettiklerini, kazanın olduğu zaman davacının emniyet kemerini takmadığını, oturduğu koltuktan düşmesi için hızlı fren yapılması veya kasisten hızlı geçilmesine gerek olmadığını, müvekkili şirket tarafından bütün önlemlerin, eksiksiz bir şekilde alındığını, ön ve arka koltuklarda her yolcunun kullanabileceği emniyet kemerinin bulunduğunu, kazanın tamamen davacının dikkatsiz ve tedbirsiz davranışı ile kendi can güvenliğini koruyamadığından dolayı yaralandığını, müvekkili şirketin kazada herhangi bir kusurunun söz konusu olmadığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 30.01.2019 tarihli ve 2012/301 Esas -2019/76 Karar sayılı kararıyla; davacının 07.05.2011 tarihinde gerçekleşen iş kazası sonucu %37,2 derecesinde maluliyet durumunun oluştuğu, SGK komisyonu kararında olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, Mahkemece alınan kusur raporunda iş kazasının meydana gelmesinde davalı işveren ... San. Tic. A.Ş.'nin %20 oranında, davalı ... San. Ltd. Şti'nin % 20 oranında, sürücü ...'in %20 oranında, davacının % 40 oranında kusurlu oldukları kanaatine varıldığının bildirildiği, hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen 25.05.2017 tarihli bilirkişi raporunda, tarafların kusur oranı, Kurum tarafından yapılan ödemeler ve dosya kapsamı nazara alınarak davalıların sorumlu olduğu miktarın 89.697,16 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulune, davalı .... yönünden davanın geri alınması nedeniyle açılmamış sayıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalı ... dışındaki taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı ve davalılar ... San. ve Tic. A.Ş., davalı ... San. Ltd. Şti., davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 10.03.2020 tarihli ve 2019/6383 Esas, 2020/1615 Karar sayılı kararı ile "... somut olayda, hükme esas alınan kusur raporunda kazalı sigortalının kaza anında emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle kendisine belirlenen oranda kusur izafe edilmesi oluşa uygun görülmemiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda dosya kapsamında alınan kusur raporu hükme esas alınacak nitelikte bir rapor değildir ve Mahkemece yetersiz olan bu bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi hatalıdır. Mahkemece yapılacak iş; yukarıda belirtilen eksiklikler tamamlanarak, trafik - işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine konuyu yukarıda açıklandığı biçimde incelettirmek, tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları gözetilerek, tarafların kusur oranlarını belirler şekilde yöntemince rapor almak, alınan raporu, mevcut delillerle birlikte değerlendirmek ve buna göre karar vermekten ibarettir..." gerekçeleri ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 26.05.2023 tarihli kararla davacının %37,20 oranında sürekli iş göremez olduğu, iş kazasının meydana gelişinde davacının %20, davalı işveren ... Şirketinin %40, davalı ... Şirketinin kusursuz, davalı ... Şirketinin işçisi davalı ...'un %40 oranında kusurlu oldukları, davacının maddi zararının 849.022,33 TL olduğu kabulünden hareketle; davalı ... Şirketi hakkındaki davanın kusuru bulunmadığından bahisle reddine, asıl dava dosyasında davalı ... Sigorta Şirketi ve davalı ... Şirketi dışındaki davalılar yönünden davacının maddi tazminat isteminin talebiyle bağlı kalınmak suretiyle kabulüne, davalı .... yönünden davanın geri alınması nedeniyle açılmamış sayıldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava dosyasında ise davalı ... Şirketi dışındaki davalılar yönünden davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. Mahkemenin bu ikinci kararının davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 01.10.2024 tarih, 2023/11691Esas, 2024/9300 Karar sayılı kararıyla davacı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz isteminin kesinlik nedeniyle reddine, davalı ... Şirketinin maddi tazminat istemine ilişkin temyiz isteminin kesinlik nedeniyle reddine, davalı ... Şirketinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacının sair temyiz itirazlarının reddine ancak davalı ... Şirketinin kazalının içinde bulunduğu ... plakalı aracın maliki ve işleteni ve ayrıca sürücüsünün işvereni olduğunun anlaşılması, başka bir ifadeyle davalı ... Şirketinin işleten ve aynı zamanda sürücünün işvereni olması nedeniyle, kusursuz sorumlu olarak, zarar doğurucu eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminattan sorumlu tutulması gerekirken, bu davalı yönünden hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen temyiz incelemesine konu 07.02.2025 tarihli kararla davacının %37,20 oranında sürekli iş göremez olduğu, iş kazasının meydana gelişinde davacının %20, davalı işveren ... Şirketinin %40, davalı ... Şirketinin işçisi davalı ...'un %40 oranında kusurlu oldukları, davalı ... Şirketinin kusursuz olduğu, davacının maddi zararının 849.022,33 TL olduğu kabulünden hareketle; asıl dava dosyasında davalı ... Sigorta Şirketi dışındaki davalılar yönünden davacının maddi tazminat isteminin talebiyle bağlı kalınmak suretiyle kabulüne, davalı .... yönünden davanın geri alınması nedeniyle açılmamış sayıldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleşen dava dosyasında ise davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle müvekkiline kusur verilmemiş olmasına karşın hüküm altına alınan tazminatlardan sorumlu tutulmuş olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, kusurun oran ve aidiyetinin hatalı tespit edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz eden davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı HMK’nın 297/1-b maddesine göre hüküm tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini içermelidir. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesi gerekçeli karar başlığının asıl dava dosyasına ilişkin kısmında davalı ... Şirketinin ünvanının hatalı gösterildiği, yine karar başlığı ve gerekçede ... Sigorta ibaresinin yazılmasının hatalı olduğu zira adı geçen davalı şirketin ... Sigorta Şirketine devredilip ticaret sicilinden davadan sonra terkin edildiği, aşamalarda adı geçen davalı ... Sigorta A.Ş. adına ibraz edilen vekaletname ile temsil edildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi İlk Derece Mahkemesi kararının, A.Karar başlığında yer alan; 1-"... San. Ltd. Şti." ibarelerinin silinerek yerine geçmek üzere "... San. Ltd. Şti." ibarelerinin yazılması, 2-"...." ibarelerinin silinerek yerine geçmek üzere "... Sigorta A.Ş.(Eski Ünvanı ....) " ibarelerinin yazılnması, B.Gerekçe kısmında yer alan tüm "...." ibarelerinin silinerek yerlerine geçmek üzere "... Sigorta A.Ş.(Eski Ünvanıyapı ... Sigorta A.Ş.)" ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalılardan temyiz eden davalılar ... San. Ltd. Şti. ve .... San. ve Tic. A.Ş. avukatları yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/9777, K. 2025/11881, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-9777-e-2025-11881-k-70182eaee3e8