Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/7738 E. 2025/11933 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/7738
Karar No
2025/11933
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/268 E., 2025/517 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2020/448 Esas, 2022/607 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili, 10.08.2018 tarihinde davalı sürücü ...'ın idaresinde olan araç ile seyri sırasında, arkasından aynı istikamette seyreden, davacının içinde bulunduğu otomobile çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının sağ omuzunun kırıldığını ve iki kez ameliyat olarak omuzuna yaklaşık 15 platin takıldığını, davacının yaralanması nedeniyle uğramış olduğu iş gücü kaybına dayalı zararının ödenmesi için davalılardan ... Sigorta A.Ş.'ye müracaat edildiğini, şirket tarafından davacıya, sigortalının %75 oranında kusurlu olduğu ve davacının asgari ücret üzerinden gelir elde ettiği varsayımına dayalı olarak yapılan hesaplamaya göre 20.01.2020 tarihinde 77.084,37 TL tazminat ödemesi yapıldığını, ancak davalı ... tarafından yapılan ödemenin davacının zararını karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik iş gücü kaybı nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminatın 10.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,tedavi giderleri nedeniyle 1.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 10.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 536.269,50 TL olarak arttırmıştır.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu aracın davalı şirkete, Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, kazanın meydana gelişinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davacının, kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafça talep edilen geçici iş gücü kaybına ilişkin SGK'nın sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'ın, işbu kazada kusuru bulunmadığını, sigorta şirketinin davacıya 77.084,37 TL ödeme yaptığını, zararı tazmin ettiğini,eksik kısım kalmadığını, davacının bu kaza öncesinde de aynı kolundan ameliyat geçirdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketinin davacıya 77.084,37 TL ödeme yaptığını, zararı tazmin ettiğini, eksik kısım kalmadığını, dava dilekçesinde fahiş miktarda manevi tazminat talep edildiğini, davalı sürücünün işbu kazada kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.09.20 22... /448 Esas, 2022/607 K. sayılı ilamı ile; davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne,16.733,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 440.821,16 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 3.044,25 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 460.598,81 TL maddi tazminatın davalı ... kasko poliçesi kapsamında 100.000,00 TL ZMSS kapsamında 267.595,91 TL olmak üzere toplam 367.595,91 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 10.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek, davalı ... şirketinden ödeme tarihi olan 20.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 10.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili dava dilekçesinde, açıkça ihtiyari mali sorumluluk sigortasına yönelik talepte bulunmadığı halde Mahkemece talep aşımı ile ZMSS poliçesi teminat limitini (davalı şirketin sorumluluğu ZMSS poliçesi kapsamında 267.595,91 TL ile sınırlı olduğu halde) aşan kısma ilişkin olarak davalı ... tarafından tanzim edilen İMSS poliçesi kapsamını da dahil eder şekilde tazminata hükmedilmiş olmasının yerinde görülmediği, manevi tazminat miktarına yönelik itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2023 tarih, 2022/2098 E., 2023/34 K. Sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 23.09.2024 tarihli 2023/4007 E., 2024/8030 K. sayılı bozma ilamı ile; "..davacı vekilinin tüm, davalı ...Ş. vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir... Somut olayda, hükme esas alınan ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölüm Başkanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 08.06.2021 tarihli raporunda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği gereğince davacının meslekte kazanma gücünün % 14 olduğu belirlenmiştir. 10.08.2018 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, bu maluliyet raporunda aynı zamanda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının %8 oranında maluliyeti olduğu tespit edilmiştir. Bu oran üzerinden hesaplama yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 16.733,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 202.734,11 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.044,25 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 222.511,76 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...’dan kaza tarihi olan 10.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek, davalı ...'nden ödeme tarihi olan 20.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet oranının hatalı olduğunu, yeniden hesap raporu alınarak güncellenen asgari ücret artışlarının da dikkate alınması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi giderleri ile manevi tazminat istemine ilişkindir. 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı dikkate alınarak temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı peşin alınan harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY Davacı sürekli maluliyetinin bulunduğu gerekçesi ile tazminat talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesi davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Davalı ...Ş. vekili ve davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; bölge Adliye Mahkemesi; Mahkemece talep aşımı ile ZMSS poliçesi teminat limitini (davalı şirketin sorumluluğu ZMSS poliçesi kapsamında 267.595,91 TL ile sınırlı olduğu halde) aşan kısma ilişkin olarak davalı ... tarafından tanzim edilen İMSS poliçesi kapsamını da dahil eder şekilde tazminata hükmedilmiş olmasının yerinde görülmediği, manevi tazminat miktarına yönelik itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.

Taraf vekillerinin BAM kararını temyiz etmesi üzerine Daire; ".. 10.08.2018 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, bu maluliyet raporunda aynı zamanda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının %8 oranında maluliyeti olduğu tespit edilmiştir. Bu oran üzerinden hesaplama yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi bozma ilamına uyularak yeni bir aktüer raporu almadan oranlama yaparak davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 16.733,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 202.734,11 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.044,25 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 222.511,76 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...’dan kaza tarihi olan 10.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek, davalı ...'nden ödeme tarihi olan 20.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Türk Borçlar Kanunu 51. maddesine göre; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre tazminatın kapsamını belirleme görevi hakime verilmiştir. Hakim haksız fiile dayalı tazminatın kapsamını belirlerken TBK’nun 55. maddesine göre Türk Borçlar Kanunu ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre belirleyecektir. Bu nedenle hakim tazminatın kapsamını belirlerken Yargıtay’ın öteden beri yerleşik içtihatları doğrultusunda kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun olarak davacının maluliyet oranını belirler rapor alması gerekir. Mahkemenin kanunun kendisine verdiği görevi yapmayarak olay tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre maluliyet oranını belirler rapor aldırması zarar gören davacının kusuru olarak kabul edilemez. Bu nedenle bozmadan sonra Bölge Adliye Mahkemesinin doğru yönetmeliğe göre aldırdığı maluliyet raporuna göre belirlenen maluliyetini esas alarak usulü müktesep haklar korunarak yeniden tazminat hesabı yaptırması gerekir. Zira tazminatın hesaplanmasına etki eden unsurlardan birinin doğru uygulanmaması nedeniyle kararın bozulması durumunda tazminat hesabının davacının bilinen son gelirlerine göre yapılması Yargıtayca kabul edilmiş “Bilinen gelir varken varsayıma dayalı hesap yapılamaz.” ilkesine uygun olacaktır. Tazminat hesabı yapılırken zarar görenin tazminata esas geliri rapor tarihindeki bilinen son gelir esas alınır. Bozma kararından sonra tazminat hesabı yapılırken zarar görenin kaza tarihine göre farklı olan yeni gelirinin ne kadar olduğu bilinmektedir. Bu nedenle rapor tarihinden önceki gelirler bilindiği için bilinen dönem, rapor tarihinden sonraki dönem gelirinin ne olacağı bilinmediğinden “Bilinmeyen dönem” olarak progresif rant formülü ile bilinen son gelirine göre %10 artırma ve %10 eksiltmeye göre hesaplanır.

Dairenin bozma kararından sonra mahkemece doğru yönetmeliğe göre maluliyeti belirledikten sonra ilk rapor tarihine göre asgari ücretteki artışı mahkeme bilmektedir. Bu nedenle mahkemece bilinen asgari ücrete göre tazminat hesabı yaptırması gerekir. Zira bilinmeyen dönem hesabı yaparken en son bilinen geliri üzerinden yapılması zorunludur. Bilinen gelir varken varsayıma dayalı bilinmeyen dönem hesabı yapılamaz. Diğer taraftan kaza tarihinde yürürlükte olan doğru yönetmeliğe göre yeniden maluliyet oranı belirlendiğine göre bu rapora göre tazminat hesabının yapılması HMK 266 ve devamı maddelerine göre uzmanlık isteyen bir husustur. Uzmanlık isteyen bir konuda hakimin kendiliğinden oranlama yaparak tazminatı belirlemesi usul ve yasalarımıza uygun değildir.

Ayrıca mahkemenin oranlama yaparak belirlediği tazminat hesabı hükümle birlikte taraflara tebliğ olunduğu için tarafların bu hesabı HMK 281. maddesine göre kendilerine tebliğ ile itiraz etmeleri için iki haftalık süre verilmediği bir başka ifade ile kanunda verilen itiraz hakkı tanınmadığı anlaşıldığından bu yönden de verilen karar usul ve yasaya uygun değildir.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/7738, K. 2025/11933, T. 08.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-7738-e-2025-11933-k-7a7aff861c70