Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/6977 E. 2026/4288 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6977
Karar No
2026/4288
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/644 E., 2025/28 K.

Mahkeme kararı davacı vekili (adli yardım talepli temyiz edilmekle bu konuda mahkemece adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiş olup bu karar hüküm kesinleşene kadar geçerli olduğundan tekrar değerlendirme yapılmamıştır) ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait büyükbaş hayvanlara kaçak olduğu iddiasıyla, kolluk güçlerince 01.12.2000 günü el konularak yediemine teslim edildiğini, ... Asliye Ceza Mahkemesince sanık davacının beraatine ve yedieminde bulunan hayvanların iadesine karar verildiğini, buna rağmen iadenin gerçekleşmediğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalarak 1.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında ıslah yoluyla talebini 108.000,00 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı ... Hazinesi temsilcisi cevap dilekçesinde; davanın husumetten reddi gerektiğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, zamanaşımı definde bulunduklarını belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.02.2014 tarihli ve 2012/312 Esas, 2014/95 Karar sayılı kararıyla davanın davalı ... Hazinesi yönünden kısmen kabulü ile 54.000,00 TL tazminatın dava konusu hayvanlara filli el koyma tarihi olan 02.12.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine, davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 11.05.2015 tarihli ve 2014/8355 Esas, 2015/5915 Karar sayılı ilamıyla; "...Davaya konu olayda, davacıya ait 39 adet büyükbaş hayvana kaçak oldukları iddiası ile 01.12.2000 tarihinde kolluk güçlerince el konulmuş ve yediemin olarak dava dışı şahsa teslim edilmiştir. ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/517 esas ve 2000/612 karar sayılı dosyasında sanıkların beraatine ve el konulan hayvanlarınn sahiplerine iadesine karar verilmiş, karar Yargıtay 7. Ceza Dairesi tarafından 20/06/2002 tarihinde onanarak kesinleşmiştir. Mahkemece el konulan hayvanların sahibine fiilen teslim edilip edilmediği, teslim konusunda davacının müracaatının bulunup bulunmadığı hususlarının yediemin beyanı da alınarak usulünce araştırılması gerekmektedir. Sözkonusu büyükbaş hayvanlar davacıya teslim edilmemiş ise, hayvanların el koyma tarihindeki değerleri belirlenerek davacının zararı hesaplanmalıdır. Ayrıca davacının denetim sırasında ve sonrasında el konulan hayvanlara ait menşei şehadetnamesini ibraz edememesi, beraat ve iade kararının 20.06.2002 tarihinde kesinleşmesine rağmen aradan uzunca bir zaman geçtikten sonra 28.08.2012 tarihinde eldeki bu davayı açması gibi davacı kusurları birlikte değerlendirildiğinde zararın artmasında müterafik (bölüşük) kusuru bulunduğu açıktır. Bu durumda, hükmedilecek tazminat miktarından BK. 43... (YBK52) maddeleri gereğince uygun miktarda indirim yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 12.04.2018 tarihli ve 2016/122 Esas, 2018/297 Karar sayılı kararıyla davanın davalı ... Hazinesi yönünden kısmen kabulü ile 14.625,00 TL tazminatın fiili el koyma tarihi olan 02.12.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine, davanın davalı ... yönünden pasit husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. C. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Dairenin 30.09.2019 tarihli ve 2018/4229 Esas, 2019/4217 Karar sayılı ilamıyla "...Yerel mahkemenin 26.02.2014 gün ve 2012/312-2014/95 sayılı ilk kararı davalı ... Hazinesi tarafından temyiz edilmiş ise de davalı ... yönünden ret kararı temyiz sebebi olarak ileri sürülmemiş ve Dairemiz temyiz incelemesinde de hükmün davalı ... yönünden pasif dava ehliyeti olmadığı gerekçesiyle reddine dair olan bendi temyize konu edilmemiş ve bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiştir. Yerel mahkemece, bu durum gözetilmeksizin davalı ... yönünden yeniden hüküm tesisi usul ve yasaya uygun düşmemiş bu durum bozmayı gerektirmiştir... Dairemiz bozma ilamında, davaya konu büyükbaş hayvanların el koyma tarihindeki değerinin tespit edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece bu hususta alınan 02.11/2017 tarihli bilirkişi raporunda, hem daha önce alınan bilirkişi raporlarındaki istatistiki verilerin hem de ... İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ile Hakkari ve ... Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği verilerinden yararlanıldığı belirtilmiştir. Ancak ilgili bilirkişi raporunda fiyat tespitinin dayanağı bilgi, belge ve rakamlar açıkça yazılmadığı gibi ... Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü yazısında belirtilen fiyatın yaklaşık üç katı kadar bedel tespitinin gerekçesi de açıklanmamıştır. Şu halde mahkemece; davaya konu hayvanların el koyma tarihindeki değerinin, devletin ilgili kurum ve kuruluşlarından, özellikle ... Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü, Hakkari Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ve ... İli Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünden sorulup, cevabi yazılar dosyaya eklenerek, konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı, açık ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, özellikle Hakkari ve ... Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği verileri ile oluşturulan ve farazi değerlendirmeleri içeren bilirkişi raporuna dayanılarak, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir ..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin 14.09.2022 tarihli ve 2019/724 Esas ve 2022/944 Karar sayılı kararıyla davanın davalı ... Hazinesi yönünden kısmen kabulü ile 8.190,00 TL tazminatın fiili el koyma tarihi olan 02.12.2000 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Hazinesinden alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine ve davalı ... hakkında daha önce pasif husumet yokluğundan davanın reddine dair verilen karar kesinleşmiş olduğundan bu davalı hakkında yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir.

E. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin, 18.12.2023 tarihli ve 2023/809 Esas, 2023/13625 Karar sayılı ilamıyla "... mahkemece verilen ilk karar Dairenin 11.05.2015 tarihli ve 2014/8355 Esas, 2015/5915 Karar sayılı ilamıyla "...davacının zararın artmasında müterafik (bölüşük) kusuru bulunduğu açıktır. Bu durumda, hükmedilecek tazminat miktarından BK. 43... (TBK 52) maddeleri gereğince uygun miktarda indirim yapılarak sonucuna göre karar verilmesi ..." gerektiği belirtilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davacı zararı olarak hesaplanan tazminattan, davacının müterafik kusuru da gözetilerek indirim yapılmak suretiyle karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulması ile birlikte davalı yararına usulî kazanılmış hak oluşmuş olup mahkemece davalının usulî kazanılmış hakkını ihlal eder şekilde hesaplanan tazminattan indirim yapılmaksızın bilirkişi tarafından hesaplanan tazminat miktarına aynen hükmedilmesi doğru olmamıştır..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozmaya uyulduğu halde gereğinin yerine getirilmediğini, ayrıca bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, ilçe tarım cevabi yazısında büyükbaş hayvan değerinin 819-1000,00 TL arasında olduğu belirtilmesine rağmenn bunun dikkate alınmadığını, belirlenen tazminatın çok düşük olduğunu kararın bu haliyle usul ve kanuna aykırı bulunduğunu, vekalet ücretinin tazminattan fazla olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını ve yediemine karşı açılması gerektiğini, davacının malları teslim almadığına dair bir şikayeti bulunmadığını, verilen kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacıya ait büyükbaş hayvanlara kaçak oldukları iddiasıyla el konulması ve ceza yargılaması sonucunda hayvanların davacıya iadesine karar verilmesine rağmen iadenin gerçekleşmemesi nedeniyle oluşan zararın davalı idareden tazmini talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, daha önceden bozmadan geçerek kesinleşen hususların tekrar inceleme konusu yapılamayacak olmasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; mahkeme karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret " başlıklı 13. maddesi “ (1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur..." düzenlemesini içermektedir. Somut davada, davacı yararına "6.961,50 TL" vekalet ücretine hükmedildiği halde, yukarıda yazılı Tarife hükümlerine aykırı olarak davalı yararına "30.000,00TL" vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'un 438/7 nci maddesi uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm kısmının (9) numaralı bendinde yer alan " 30.000,00 TL" ibaresi çıkartılarak, yerine "6.961,50 TL" ibaresinin yazılmasına hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/6977, K. 2026/4288, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2025-6977-e-2026-4288-k-e1bf74ec7cec