Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/5204 E. 2026/1037 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5204
- Karar No
- 2026/1037
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/171 E., 2024/588 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 334 maddesine göre “(1) Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarında, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler.” Aynı Kanun'un 336. maddesinde ise “(2) Talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte, iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır. (3) Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır. (4) Adli yardım talebine ilişkin evrak, her türlü harç ve vergiden muaftır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacılar vekilinin adli yardım talebinin yukarıda belirtilen Kanun hükmünün öngördüğü şartları taşıdığı anlaşıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek işin esasının incelenmesine geçildi. I. DAVA Davacılar vekili asıl davada; kaza tarihinde geçerli trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacıların desteğinin öldüğünü açıklayıp davacı ... için 15.000,00 TL, davacı ... ... için 1.000,00 TL, davacı ... ... için 1.000,00 TL, davacı ... ... için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 18.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini artırmıştır. Davacı vekili birleştirilen davada; asıl davada ıslah edilemeyen bakiye zararlar için 40.907,44 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.
III. BOZMADAN ÖNCEKİ YARGILAMA SÜRECİ Ankara 29. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/37 Esas- 2022/128 Karar sayılı hükmü ile asıl davada davacılardan ... için açılan davanın kabulü ile 46.849,88 TL'nin davalıdan tahsiline, davacılar ..., ... ve ...'ün davalarının reddine, birleştirilen davada 40.907,44 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairenin 22.06.2023 gün, 2022/10297 Esas-2023/8343 karar sayılı ilamıyla "Mahkemenin ilk hükmü davacılar tarafından temyiz edilmeyerek davacılar yönünden 16.10.2014 tarihli karara esas alınan tazminat miktarları (12.09.2014 tarihli raporda belirlenen ...'ün maddi zararının 46.849,88 TL, ...'ün maddi zararının 2.867,95 TL, ...'ün 5.384,35 TL, davacı ... ...'ün maddi zararının 7.438,94 TL) yönünden kesinleşmiştir. Bu nedenle ilk hüküm davalı yararına bozulduğu halde ilk hükümden daha yüksek miktarda tazminatın hesaplanması usuli kazanılmış haklara aykırı olup bozma ilamından sonra adı geçen davacılar yönünden yeniden/güncel veriler esas alınarak tazminat hesabı yapılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kaldı ki Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 06.10.2016 tarih, 2015/1956 esas-2016/8657 karar sayılı bozma ilamı yeniden tazminat hesabı yapılmasını gerektirir nitelikte değildir. Bozma ilamı doğrultusunda yapılacak iş sadece 12.09.2014 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen tazminat miktarlarından bozma ilamı doğrultusunda peşin sermaye değeri gelirinin indirilmesinden ibarettir. Açıklanan nedenlerle usuli kazanılmış hakların ihlal edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda yapılan ödemelerin indirilmesiyle davacıların karşılanmamış zararı bulunmadığından asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; ölümle sonuçlanan bu olayda bozma ilamından sonra güncel veriler kullanılmak suretiyle yeniden aktüer raporu alınmadan karar verilmesi ile davacıların adeta cezalandırıldıklarını, emsal kararlar dikkate alınmaksızın gerekçe oluşturulduğunu, İlk Derece Mahkemesi kararı ile eksik inceleme ve hatalı takdir sonucunda gerçekliğe ve hukuka aykırı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ilamı ile kesinleşen yönlere ilişkin yeniden temyiz incelemesinin yapılamayacak olmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.