Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/948 E. 2024/2395 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/948
- Karar No
- 2024/2395
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/115 E., 2023/115 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, İtiraz Hakem Heyetince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ZMMS poliçesi bulunmayan araç ile davacının sürücüsü olduğu aracın 05.06.2012 tarihinde karıştığı trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.001,00 TL (sürekli, geçici, bakıcı ve tedavi gideri) tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 215.890,50 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetininin 09.11.2019 tarih 2019/İHK-16246 sayılı kararı ile davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 08.03.2022 tarih 2021/11878-2022/4163 sayılı kararı ile ''Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise üniversite hastanelerinin adli tıp anabilim dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK'nın 114 ile 115 inci maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK'nın 115/2 nci maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; 04.06.2012 kaza tarihi itibari ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, yürürlükte olup davacı tarafından dosyaya ibraz edilen Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 04.02.2019 tarihli kurul raporunun da bahsi geçen yönetmelik hükümlerine göre maluliyet tespitinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Şu halde; İtiraz Hakem Heyetince, dosyada bulunan ve davacı tarafça sunulan 04.02.2019 tarihli kurul raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik esaslarına göre düzenlenmiş olması dikkate alınarak işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur. B.İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tarihinde ZMMS poliçesi olmayan aracın %100 kusuru ile neden olduğu kazada, bozma ilamında belirtilen maluliyet raporundaki maluliyet oranı üzerinden usulünce aktüer bilirkişi tarafından tazminat hesabı yapıldığı, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve belgesiz tedavi giderinden davalının sorumlu olduğu, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 215.890,50 TL tazminatın 08.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, karşı tarafça imzalanan ibranamenin geçerli olduğunu, ek tazminat talep edilemeyeceğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı giderinden, tedavi giderinden sorumlu olmadıklarını, %26 maluliyet oranı üzerinden hesaplama yapılmasını, aksi halde maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, aktüer raporunda hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, kaza tarihi dikkate alındığında PMF Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz esas alınması gerektiğini, teminat limitinin 225.000,00 TL olduğunu, ödemenin mahsubu sonucu kurulan hükümde teminat limitinin aşıldığını, temerrüt tarihinin hatalı belirlendiğini, ıslah edilen kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesini, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi rücu dosyasında davacının kusur oranının %75 olarak belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kaza tarihinde ZMMS poliçesi olmayan araç ile davacının sürücüsü olduğu aracın karıştığı kaza sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, davalının ıslaha karşı beyan dilekçesinde zamanaşımı defini ileri sürmediğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. UYAP sistemi üzerinden gerekçeli kararına ulaşılan Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1244 Esas sayılı kararın incelenmesinde; ... tarafından davacıya ödenen tazminatın rücuen tahsili için kaza tarihinde sigortası bulunmayan aracın sürücüsü 'in anne ve babası ve aracın maliki 'e yönelik olarak başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin dava olup, yapılan yargılamada 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda eldeki davanın davacısı ...'ın %75 oranında, kaza tarihinde sigortası bulunmayan araç sürücüsü 'in %25 oranında kusurlu olduğu, yine karar içeriğine göre Antalya 11. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2013/293 Esas sayılı dosyasında da eldeki davanın davacı ...'ın adli para cezası ile cezalandırıldığının belirtildiği, sonuç olarak davacısı ...'ın %75 oranında, kaza tarihinde sigortası bulunmayan araç sürücüsü 'in %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulup takibin 24.038,82 TL asıl alacak ve 694,25 TL işlemiş faiz olmak üzere 24.733,07 TL üzerinden devamına karar verildiği görülmektedir. Temyize konu eldeki dosyada İTÜ Makine Fakültesinde görevli öğretim üyesi tarafından hazırlanan raporda ise kaza tarihinde sigortası bulunmayan araç sürücüsü in %100 kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı ancak müterafik kusurunun bulunduğu yönünde görüş bildirilmiş ve hesaplanan tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmiştir. Bu durumda; raporlar arasında çelişki bulunduğu gözetilerek, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1244 Esas sayılı dosyası ile Antalya 11. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2013/293 Esas sayılı dosyasının dosya içerisine temininin ardından Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyeti, İTÜ ya da Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu'ndan tüm dosya kapsamına göre, kazadaki tarafların kusur durumlarının belirlenmesi konusunda ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, çelişkileri giderir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. 3. Davalı taraf 06.12.2013 tarihinde davacıya 74.094,00 TL ödeme yapılarak davalının ibra edildiği, sorumluluğun yerine getirildiği iddiasında bulunmuş, davacı taraf da 06.12.2013 tarihinde davalı tarafından yapılan 74.094,00 TL ödemenin açılan rücu davası sonucu davacının %75 kusurlu olduğu tespit edildiği gerekçesiyle ödenen tazminatın 54.400 TL'sinin 21.12.2015 tarihli ihtarname ile geri istendiğini ve davalı vekili Avukat 'a geri ödendiğini belirtmiştir. Dosya kapsamında ibranameye rastlanılmamış olup, yapılan ödeme ve davacıdan ödenen bedelin bir kısmının geri alınmasına yönelik dair tüm belge ve bilgilerin (ibraname, dekont vs.) temini ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 111 inci maddesi kapsamında değerlendirilme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcınını istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.