Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/9469 E. 2025/15382 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/9469
- Karar No
- 2025/15382
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/868 D.İş 2024/876 K SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2024/İHK-26678 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2024/145669
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 06.06.2022 tarihinde davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen zararın giderilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 11.310,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 750,00 TL tedavi gideri ve 1.440,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 15.000,00 TL'nin başvuru tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talep artırım dilekçesiyle talebini 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.126,70 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 750,00 TL tedavi gideri ve 1.440,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 504.316,70 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, davacının A sınıfı ehliyete sahip olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatının ve rapor ücretinin poliçe teminat kapsamında olmadığını, tedavi giderlerine ilişkin sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı ile alınan kusur ve aktüer bilirkişi raporu gözetilerek ve HMK m. 26 gereğince taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 502.876,70 TL maddi tazminatın 17.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigorta şirketi vekilinin itirazına istinaden düzenlenen ara kararla Yargıtay denetimine elverişli yeni rapor sunulması için davacıya süre verilmesi üzerine davacı tarafça ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 06.06.2024 tarihli maluliyet raporunun sunulduğu, raporda sürekli iş göremezlik oranının %5 olarak belirlendiği, itiraz aşamasında sunulan maluliyet raporunda tespit edilen sürekli iş göremezlik oranı ile Sigorta Hakem Heyetince tazminat hesaplamasına esas alınan maluliyet oranının aynı olduğu, ancak geçici iş göremezlik süresinin hükme esas alınandan daha az tespit edildiği, 7 günlük geçici iş göremezlik zarar hesabının Hakem Heyetince yapılabileceği, vekalet ücretinin maktunun altında kalmamak şartıyla hesaplanan nispi vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiği gerekçesiyle sigorta şirketinin maluliyet oranına ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkin itirazlarının kabulüne, sair itirazlarının reddine, Sigorta Tahkim Heyeti tarafından verilen 23.03.2024 tarihli K-2024/145669 sayılı kararın kaldırılmasına, davacının talebinin kısmen kabulü ile 500.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 992,46 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 750,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 501.742,46 TL tazminatın 17.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 1.134,24 TL geçici iş göremezlik tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvurunun usulüne uygun olmadığını, başvuruda sunulan maluliyet raporunun yönetmeliğe uygun olmadığını, taraf kusurlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiğini, davacıda oluşan skarların yönetmelikle belirlenen minimum hacim olan vücut yüzölçümünün %1'inden az olduğundan söz konusu skar dokusuna bağlı herhangi bir sürekli maluliyet oluşmayacağını, geçici iş göremezlik tazminatının poliçe teminat kapsamında olmadığını, SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik ödemesinin yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, askerlik döneminin tazminata dahil edilmemesi gerektiğini, tedavi giderlerine ilişkin sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumuna ait olduğunu, müvekkilinin rapor ücretine ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilebileceğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini davacı lehine haksız vekalet ücretine hükmedildiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ve adli tıp rapor ücreti talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyanın incelenmesinde; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün sola dönüş kurallarına riayet etmemesi nedeniyle KTK'nın 53/1-b maddesini ihlal ettiği, davacının KTK 52/1-a maddesini ihlal ettiğinin tespit edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından tek bilirkişiden alınan kusur raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün geçiş önceliğine uymaması nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğunun belirlendiği, hakem heyetince bu raporun esas alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ile kusur raporu arasında çelişki olduğu anlaşılmakla eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Yargılama makamlarınca rapora neden itibar edildiği, kaza tespit tutanağının neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya kaza tespit tutanağı ve kusur raporu arasındaki çelişkiyi gideren yeni bir rapor alınmalıdır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ve kusur raporundaki tespitler de irdelenmek suretiyle tarafların kusur durumuna ilişkin çelişkiyi giderecek şekilde Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kuruluna dosyanın tevdii ile oluşa uygun, incelemeye ve denetime elverişli yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 3- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def'i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150. maddesi ve eki Cetvel uyarınca; motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. Davacının motosiklette sürücü olarak seyahat etmesine rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının itirazı İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir. Somut olayda; motosiklette sürücü konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, yaralanmanın kafa bölgesinden olması olgusu ile sabittir. Zira davacının kaza sonucu çenesinde oluşan sabit iz nedeniyle de maluliyetinin belirlendiği dikkate alındığında davacının kask takmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK'nın 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.