Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/912 E. 2024/2339 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/912
Karar No
2024/2339
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/265 E., 2023/671 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'ın maliki ve sürücüsü olduğu aracın 24.12.2016 tarihinde sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini, davalı ...'a ait olan aracın diğer davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ile teminat altına alındığını, meydana gelen trafik kazası sebebiyle müvekkilinin aracının ciddi maddi zarar gördüğünü, araç onarım bedelinin davalı ... şirketinden talep edildiğini, ancak sigorta şirketinin bu güne kadar müvekkiline ödeme yapmadığını, aracın hasar bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkiline ait aracın daha önce hiçbir kaza geçmişi yok iken kaza sebebiyle ağır hasarlı ve onarım görmüş bir araç konumuna geldiğini, müvekkilinin aracının değerinin kaza sebebiyle düştüğünü, bu sebeple de müvekkilinin maddi zarara uğramış olduğunu, davalı ...'ın kazadan sonra durmayarak olay yerinden ayrıldığını, daha sonra tespit edilerek hakkında Ankara 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/622 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını ve mahkumiyetine karar verildiğini, davalı ...'ın meydana gelen kazada tam kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere araç hasarı için 5.000,00 TL, değer kaybı için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 19.11.2018 tarihli dilekçesi ile maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle müvekkilinin maliki olduğu araçta meydana gelen hasar onarım bedeli ve değer kaybının tazmininin talep edildiğini, dava dilekçesinde davacı araç sahibi olarak sehven ve maddi hata olarak 'ın gösterildiğini, gerçekte Samet Bakışkan'ın araç sürücüsü olduğunu, aracın ruhsat sahibinin 'ın babası ... olduğunun ruhsat incelemesi ile yeni fark edildiğini, davacının maddi hata ile yanlış bildirildiğini, bu hususun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124 üncü maddesi gereğine dürüstlük kuralına aykırı olmayan maddi hata olarak değerlendirilerek taraf değişikliğine karar verilmesini ve davacının yerine ... olarak değiştirilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 43.097,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davacı 'ın huzurdaki davayı açmakta aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, değer kaybına uğradığı iddia edilen aracın malikinin davacı olmadığını, davacının 19.11.2018 tarihinde verdiği dilekçesi ile 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesi uyarınca davacı değişikliğine gidilmesini ve davacının isminin değiştirilmesini talep ettiğini, dava dilekçesinde 'ın davayı açmakta hak ehliyeti olduğu düşünülerek hareket edildiğini, davacı tarafça sigorta şirketine yapılan başvurunun da adına yapıldığını, kanun hükmü uyarınca davacının taraf değişikliği istemini kabul etmediklerini, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacılar tarafından müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi gereğince başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, araç sürücüsü olan diğer davalının kazada kusuru olmadığını, değer kaybı talebinin teminat dışı olduğunu, müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığından temerrüdün gerçekleşmediğini ve müvekkilinin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddianın tamamen gerçek dışı olduğunu, araçların çarpışmasının söz konusu olmadığını, müvekkilinin aracının geçmişe dönük trafik kaza sorgusu ve sigorta kayıtları incelendiğinde çarpışmanın olmadığının görüleceğini, ceza dosyasında da çarpışma olmadığının tespit edildiğini, davacının aracının kaza yapmasında müvekkilinin kusurunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2019 tarihli ve 2018/805 Esas, 2019/134 Karar sayılı kararıyla; plakalı aracın ... adına trafik sicilinde tescilli olduğu, aracın 'ın sevk ve idaresinde iken davaya konu olan trafik kazasının meydana geldiği, dava dilekçesi ile araç maliki olan ... adına talepte bulunulmadığı, dava tarihinden 4 gün sonra verilen dilekçe ile davacının 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesi uyarınca değiştirilmesinin talep edildiği, kaza tarihinden dava tarihine kadar olan yaklaşık 2 yıllık süreç ve araç ruhsatının davacı tarafta bulunması dikkate alındığında davacı 'ın davada taraf sıfatının bulunup bulunmadığının bilinebilecek durumda bulunduğu, davacı değişikliğine yönelik talebin 6100 sayılı Kanun'un 124 üncü maddesinin gereğince maddi hata, dürüstlük kuralına aykırı olmayan talep veya kabul edilebilir bir yanılgı olarak kabulünün mümkün olmadığı, bu itibarla taraf değişikliğine yönelik davacı talebinin reddi gerektiği, bu kapsamda mevcut davada davacı Samet Bakışkan'ın da aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli ve 2019/1244 Esas, 2021/1761 Karar sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 28.09.2022 tarihli, 2021/27028 Esas ve 2022/10991 Karar sayılı ilamı ile; "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124 üncü maddesi "Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder." hükmünü düzenlemiştir. Dosya kapsamından; davacı vekilinin dava dilekçesi ile davanın araç maliki yerine sehven araç sürücüsü adına açıldığı şeklindeki beyanı HMK'nun 124 üncü maddesi kapsamında kabul edilebilir bir yanılgı olup, mahkemece belirtilen yasa hükmü kapsamında taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devam edilmesi gerekirken, aktif dava ehliyetinin bulunmaması nedeni ile usulden red kararı verilmesi hatalı olup bozma nedenidir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 24.12.2016 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile seyrederken yol kenarında bulunan benzin istasyonuna girmek için yolun sağına doğru tedbirsiz ve kontrolsüz bir şekilde hatalı manevra yaptığı, özensiz ve dikkatsiz araç kullanması neticesinde sağında bulunan şeritte yüksek hızla seyretmekte olan davacıya ait olan aracın yoldan çıkmasına ve yol kenarında bulunan cisimlere çarparak duruşa geçmesine neden olduğu, oluşan kazada davalı ...'ın % 80 oranında, davacıya ait aracı kullanan sürücü 'ın ise % 20 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araçta kaza nedeniyle KDV dahil 36.871,99 TL hasar bedeli ile 17.000,00 TL değer kaybının oluştuğu, tarafların kusur oranı dikkate alındığında davacının 29.497,00 TL hasar bedeli, 13.600,00 TL değer kaybı bedelini talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 29.497,00 TL hasar bedeli, 13.600,00 TL değer kaybı olmak üzere toplam 43.097,00 TL'nin davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 03.05.2018 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 24.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı .... vekili temyiz dilekçesinde; kaza tarihi itibarıyla poliçe limitinin 31.000,00 TL olduğunu ve hükümde limitin aşıldığını, davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kazaya ilişkin kamera kaydı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, değer kaybının teminat dışı olduğunu, dava dilekçesinde araç özelliklerinin belirtilmediğini, araçta meydana gelen değer kaybının 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre belirlenmesi gerektiğini, usulüne uygun başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, hükme esas alınan kusur raporunda sigortalı araç sürücüne atfedilen kusurun fahiş olduğunu, kazanın niteliği dikkate alındığında değiştirilen ve onarılan bazı parçaların dava konusu kaza neticesinde meydana gelmesinin mümkün olmadığını, davacının aracında var olan eski hasarları tamir ettirerek müvekkilinden tazminini talep ettiğini, aracın daha önce 6 kez kazaya karıştığı dikkate alındığında yapılan onarımın bu kazaya ilişkin olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin davanın açılması ile kazadan haberdar olduğunu, davacı tarafından müvekkiline ya da diğer davalı ... şirketine başvuru yapılmadığını, bu nedenle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, meydana gelen kazada müvekkilinin kusuru olmadığını, mahallinde keşif yapılarak ve kamera görüntüleri de değerlendirilmek suretiyle kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, davacıya ait aracın daha evvel 6 kez kazaya karıştığını, iddia edilen onarımların dava konusu kazanın oluş şekli ile oluşabilecek düzeyin çok üstünde olduğunu, değer kaybı belirlenirken de daha önceki kazaların dikkate alınmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya ait araç ile davalılardan ...'a ait olup diğer davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda davacının aracında meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, aynı Kanun'un 373 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(6098 sayılı Kanun) 49 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun'un) 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin tüm, davalı .... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı ...Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Davalı ...., diğer davalının sürücüsü ve işleteni olduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır. 2918 sayılı Kanun'un hükümlerine göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve kanunen yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türüdür. Bu nedenle sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır. Ayrıca davalı ... harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinden poliçe limitinin, toplam hükmedilen maddi tazminata oranı dahilinde sorumludur. Somut olayda; davalı .... yönünden kaza tarihinde geçerli olan maddi tazminat limitinin araç başına 31.000,00 TL olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece; davalı ... şirketinin teminat limiti dahilinde maddi tazminattan sorumlu tutulması ve harç, yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilirken de limitin tazminata oranı dahilinde sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde poliçe limitini aşar şekilde tazminata hükmedilmesi ve yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin tamamından diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davalı .... vekilinin diğer temyiz itirazları REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı .... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ....'ye iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/912, K. 2024/2339, T. 04.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-912-e-2024-2339-k-a23daa1f7025