Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/8866 E. 2024/10280 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/8866
Karar No
2024/10280
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/463 Değişik İş - 2022/463 Karar HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul/Davacı vekilinin itirazının reddi, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının yargılama giderine ilişkin bendinin düzeltilmesi SAYISI : K-2022/68335 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara taraf vekilleri tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının yargılama giderine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait aracın davalı nezdinde genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, 07.08.2021 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda müvekkiline ait aracın hasara uğradığını, tramer kayıtlarında tüm kusurun müvekkiline ait aracın sürücüsünde olduğunun kayıtlı olduğunu, ancak karşı aracın tam kusurlu olduğunu, bilirkişi raporu alınarak kusurun düzeltilmesi gerektiğini, davalı tarafından yapılan ödemenin zararı karşılamadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 100,00 TL bakiye hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 101.923,57 TL hasar ve 1.586,49 TL ekspertiz ücreti olmak üzere 103.510,06 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunun hükme esas alınamayacağını, onarıma ilişkin tüm bilgilerin sunulması gerektiğini, müvekkilinin yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; poliçe hükümleri ve KDV dahil hesaplama yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek başvurunun kısmen kabulüne, 16.629,07 TL bakiye hasar ve 1.586,49 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 18.215,56 TL tazminatın 22.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; iskonto uygulanmaksızın ve KDV dahil edilerek belirlenen parça ve işçilik ücreti üzerinden hüküm tesis edilmesi gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafından açıkça eksik delil sunulduğu beyan edilmesine rağmen davacının delillerinin tebliğ edilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, fatura ile delillendirilmeyen ve onarım yapılmadan satılan aracın hasarı nedeniyle KDV hesaplanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının kasten müvekkilinin onarımına engel olduğunu, müvekkilinin onarımına engel olması nedeniyle iskontolu onarım maliyetine katlanması gerektiğini, eşitlik ilkesine aykırı olacak şekilde vekalet ücretine hükmedildiğini, yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre paylaştırılması gerekirken tüm yargılama giderinden müvekkilinin sorumlu tutulmasının kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından gerekli belgelerin davalıya sunulduğu, KDV dahil edilerek hesaplama yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, taraflar yararına hükmedilen vekalet ücretinde isabetsizlik olmadığı, bu yönlere ilişkin itirazların yerinde olmadığı, ancak dava kısmen kabul edilmesine rağmen yargılama giderinin tamamından davalının sorumlu tutulmasının kanuna aykırı olduğu, kabul ve ret oranına göre yargılama giderinin paylaştırılması gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının yargılama giderine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya ait olup davalı nezdinde kasko sigortası ile sigortalı olan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda hasara uğraması nedeniyle bakiye hasar bedeli istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1427 nci maddesi ve 1453 üncü ve devam eden maddeleri, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, KDV dahil edilerek onarım bedelinin belirlenmesinin yerinde olmasına, hükmedilen vekalet ücretlerinde isabetsizlik olmaması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Taraflar arasında düzenlenen genişletilmiş kasko poliçesinin "Hasar Tazmin Yöntemi" başlıklı maddesi "...Hasarın onarım yeri ve onarımı konusunda sigortacı veya sigortalının itirazı durumunda sigortacı tarafından aracın ... Anlaşmalı Servislerinden birisine çekilerek onarımın yapılmasında taraflar mutabık kalmışlardır. Onarımın ... ile hiçbir anlaşması olmayan bir serviste yapılması durumunda sigorta şirketi orijinal parça tedariğini sağlayacaktır." şeklinde düzenlenmiştir. Yine "Parça Türü" başlıklı maddesi ise "Onarımın, ... Sigorta ile anlaşması olmayan servislerde/tamirhanelerde yapılması durumunda; sigortacının orijinal parça tedariki yapma hakkı, sigortalı tarafından peşinen kabul edilmiş sayılır" şeklindedir. Dosyanın incelenmesinde; aracın herhangi bir onarım görmediği, hasarlı hali ile satıldığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki poliçenin "Hasar Tazmin Yöntemi Klozu" ve "Parça Türü" klozu nedeniyle parça ücretlerinden %42 oranında iskonto uygulanarak hasar bedelinin belirlendiği anlaşılmaktadır. Ancak rapor hangi nedenle %42 oranında iskonto uygulandığına ilişkin bir gerekçe içermemekte olup bu yönüyle yetersizdir. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; taraflar arasında düzenlenen poliçeye göre davalının araç parçalarını temin etmesi durumunda esas alınacak fiyatlar da gözetilmek suretiyle iskonto oranının değerlendirilmesi yönünden ek rapor alınması gerekirken yetersiz ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu hükme esas alınarak eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 3. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; 6102 sayılı Kanun'un 1426 ncı maddesine göre sigortacı, sigorta ettiren, sigortalı ve lehtar tarafından, rizikonun, tazminatın veya bedel ödeme borcunun kapsamının belirlenmesi amacıyla yapılan makul giderleri, bunlar faydasız kalmış olsalar bile, ödemek zorundadır. Davacı vekili dava dilekçesinde müvekkilinin zararının belirlenmesi amacıyla yapıldığını beyan ettiği 1.586,49 TL ekspertiz ücretinin de davalıdan tahsilini talep etmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince ekspertiz ücretinin de tazminat ile birlikte hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Ekspertiz ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesi gerekirken tazminat gibi hüküm altına alınması doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin; (3) numaralı bendinde açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 04.11.2024 tarihinde Başkan ... ve Üye ...'in karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Dava, kasko sigorta poliçesine dayanan hasar onarım bedeli ile ekspertiz gideri talebine ilişkindir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından karara esas alınan bilirkişi raporunda hasar bedeli KDV dahil olacak biçimde ve %42 iskonto uygulanmak suretiyle 143.747,64 TL olarak belirlenmiş, aracın davacı tarafından satıldığı belirtilerek bakiye hasar bedeli 16.629,07 olarak hesaplanmış ve bu rapordaki miktarda tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davacının karara itirazı yalnızca yargılama giderlerinin düzeltilmesi suretiyle İtiraz Hakem Heyeti tarafından kısmen kabul edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesinin 1 inci fıkrası ve 1459 uncu maddesi gereği sigortacı poliçede yazılı rizikonun gerçekleşmesiyle oluşan gerçek zararı gidermekle yükümlüdür. TTK'nın "Koruyucu Hükümler" başlıklı 1486/1 inci maddesinde aynı Kanunun 1459 uncu maddesine aykırı yapılan sözleşmelerin geçerli olmadığı hususu düzenlenmiştir. Bu yasal düzenlemelere göre, tarafların akdettiği kasko poliçesine konulan ve kanunda sigortalıyı korumak üzere emredici biçimde düzenlenen hükümlere aykırı poliçe özel şartının geçerli olduğundan bahsedilemez. Sigortacının gerçek zararı tazmin yükümlülüğüne ilişkin yasal düzenlemelerin uzantısı olarak, poliçe özel şartı ile getirilen ve gerçek zarar miktarının düşürülmesi sonucunu doğuran uygulamaların kabulü mümkün değildir. Açıklanan tüm bu nedenlerle; bilirkişi raporunda belirtilen % 42 oranında iskonto uygulanmadan davacının gerçek zararının tespiti gerekirken, yazılı olduğu biçimde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun emredici hükümlerine aykırı şekilde % 42 oranında iskonto uygulanarak hüküm kurulması doğru olmayıp kararın davacı yararına bu gerekçe ile bozulması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun bozma ilamının (2) numaralı bendine gerekçesi yönünden katılmıyoruz.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/8866, K. 2024/10280, T. 04.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-8866-e-2024-10280-k-0a4a7786f269