Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/6277 E. 2024/13708 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6277
- Karar No
- 2024/13708
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/ 5 E- 2024/54 K Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince verilen kararın Yargıtay 4. Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrasında; davanın reddine dair verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kredi borcu sebebi ile davalı ...'dan alacaklı olduğunu, davalı borçlu aleyhine Balıkesir 4. İcra Müdürlüğü'nün 2013/62 E sayılı dosya ile icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, mal kaçırma gayesi ile adına kayıtlı gayrımenkullerin diğer davalıya devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; yetki yönünden itirazda bulunarak davalıların arasında akrabalık olmadığını, davalı ...’in o civarda badem arazisi olması nedeniyle civarda satılık olan davaya konu arazileri satın aldığını, davalı ...’in borçlunun maddi durumunu bilmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemenin 04.11.2015 tarihli ve 2014/276 E., 2015/237 K. sayılı kararı ile davacının davalı borçlu ...'ın alacaklılara zarar verme kasdı ve kötü niyetli olarak dava konusu tasarruf işlemini yaptığını ispat edememesi gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2. Yargıtay 4 üncü Hukuk Dairesi'nin 25.05.2021 tarih ve 2021/ 1179 E- 2021/1665 Karar sayılı ilamı ile; ".....mahkemece, davaya konu arazilerin davalı 3. kişi İsmail tarafından yapılan bakımının davalı ...’in satın almadan önce mi satın aldıktan sonra mı yaptığı yönünde değerlendirme yapılarak İİK.nun 280.madde kapsamında davalı ...’in borçlunun içinde bulunduğu mali durumunu bilindiği veya bilinmesini gerektiren kişilerden olup olmadığı yönünde yapılacak değerlendirme ile karar yerinde tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi " gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3- Mahkemenin 30.03.2021 tarih, 2021/141 E., 2022/50 K sayılı kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda; "...Aziziye mahallesinde keşif yapıldığı, keşifte daha önce dinlenilen tanıklar ve muhtar ...'nın tekrar dinlendiği, tanıkların ortak beyanı değerlendirildiğinde; davalı ... ve davalı ...'in taşınmazları satma hususunda bir bilgilerinin olmadığını, davalı borçlu ...tanıdıklarını, davalı ...'i ise ilk defa keşifte gördüklerini, davalı ...'ın taşınmazı kayınpederi ...'dan aldığı, aldığı tarihten itibaren 131 ada 148 parsele badem ağaçlarını kendisinin diktiğini, o tarihten sonra ise ağaçların bakımı ve sulaması ile ilgilenmediğini, yine 117 ada 18 parsel sayılı taşınmaza bir kere soğan ektiği, o tarihten itibaren her iki taşınmazın yanında kendisini görmediklerini, bakım ve sulama, toprak işleme faaliyetinin yapılmadığı, davalı ...'in ise sonrasında her iki taşınmaz yanında görmedikleri, badem yetiştiriciliği işi yapıp yapmadıklarını bilmediklerini, ancak taşınmazların bakım ve iyileştirmesinde hiç bir katkısının olmadığı, taşınmazları sulama imkanının olmadığını, yine mahkememizce yapılan kolluk araştırmasında da davalılar arasında herhangi bir akrabalık bağının olmadığı, davalı ...'in 2010 yılından 2014 yılına kadar sebzecilik işi yaptığını, her iki davalının da tapu aktif ve pasif tapu kayıtları istenildiğinde davalı ... adına hiçbir tapu kaydının olmadığı, davalı ... adına sadece dava konusu taşınmazların adına kayıtlı olduğu, davalı ...'in badem yetiştiriciliği yaptığına dair toplanan delillerde bir herhangi bir kanaate varılmadığı, Balıkesir 4. İcra Müdürlüğünün 2013/62 esas sayılı takip dosyası ile davalı ...'e 07/01/2013 tarihinde ödeme emri gönderildiği, her iki taşınmazın da 19/04/2012 tarihinde devir ettiği, davalı ...'in borcu olduğunu bildiği, davalı ...'e söz konusu taşınmazları devretmesi hususunda cevap dilekçesinde belirttikleri gibi iddialarını kanıtlayamadıkları, davalı ...'in davalı borçlunun ekonomik olarak zor durumda olduğunu bilebilecek kimselerden olması nedeniyle tasarrufun İİK 280/1-2 maddesi uyarınca iptalinin gerektiği, yukarıda açıklandığı üzere yasanın aradığı iptal şartlarının gerçekleştiği anlaşıldığından davanın kabulüne, Davaya konu Balıkesir İli ... İlçesi ... Mahallesi 117 Ada 18 Parselde bulunan tarla niteliğindeki taşınmaz ile Balıkesir ili ... İlçesi ... Mahallesi 131 ada 148 parselde bulunan tarla niteliğindeki taşınmazların davalı borçlu ... tarafından diğer davalı ...'e yapmış olduğu 19/04/2012 tarihli devrine ilişkin tasarrufun iptaline, Davacıya Balıkesir 4. İcra Müdürlüğünün 2013/62 E. Sayılı icra takip dosyasında alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere davacı alacaklıya cebri icra ve satış yetkisi verilmesine," karar verilmiştir. 4- Karar davalı asıl ... ve davalı asıl ... tarafından temyiz edilmiştir. 5- Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 18.01.2023 gün, 2022/12449 E- 2023/ 644 K sayılı ilamı ile "Dava konusu Balıkesir ili, ... ilçesi, ... köyü, 117 ada, 18 parselde kayıtlı gayrımenkulün 1200 TL bedelle, 131 ada, 148 parselde kayıtlı gayrımenkulün ise 1700 TL bedelle 19.04.2012 tarihinde davalı ...'e devredildiği, bozma ilamından sonra dosyadan aldırılan yeni bilirkişi raporuna göre; 117 ada, 18 parsel sayılı taşınmazın tasarruf tarihindeki gerçek değerinin 2.047,49 TL olduğu, 131 ada, 148 parsel sayılı taşınmazın ise gerçek değerinin 3.785,69 TL olduğu 131 ada, 148 parsel yönünden tapuda gösterilen değeri ile bilirkişi raporu ile belirlenen gerçek değeri arasında misli aşan fark olduğu, ancak misli aşan farkın cüzi miktarda olduğunun anlaşıldığı, Dairemizce de söz konusu farkın misli fark olarak kabul edilemeyeceğinin değerlendirilmesi, davalılar arasında da tanışıklık ilişkisi olduğunun da ispat edilememiş olması, davalı borçlunun emekli, davalı ...'in ise nakliye işi ile uğraştığının anlaşılmasına, aynı sektörde faaliyet yapmamalarına ve tasarruf tarihinden önce dava konusu gayrımenkullerdeki badem ağaçlarının bakım işinin davalı ... tarafından yapılmış olduğunun belirlenememesine göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. "gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 08.05.2024 gün, 2024/ 5 E- 2024/54 K sayılı ilamı ile "davanın reddine" karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın devir tarihindeki değeri ile tapu sicil müdürlüğünden gelen cevabi yazıdaki resmi senetteki değeri arasında misli ile fark bulunduğunu, gerçek bir devir işlemi yapılmadığını, davalılar arasında muvazaa olduğunu, beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava İİK madde 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince karar verilmiş olmasına, davacı tarafça İİK'nun 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenen iptal nedenlerinin gerçekleştiğinin ispat edilememiş olmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.