Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/609 E. 2024/2705 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/609
Karar No
2024/2705
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/729 - 2022/759 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : KIT/2022/898 DAVA TARİHİ : 07.11.2019 HÜKÜM/KARAR : Davalı İtirazının Kısmen Kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2020/6867 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılamasında İtiraz Hakem Heyetince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından zorunlu trafik sigortalı araç ile davacının sürücüsü olduğu motosikletin karıştığı kazada davacının yaralandığını, daha önce tahkim komisyonuna yaptıkları başvurunun maluliyet tespiti işlemlerine göre hazırlanan raporun dosyaya sunulmaması sebebiyle reddedildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 5000 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, 03.01.2020 tarihli dilekçe ile talebini 247.711.00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığını, kusur ve maluliyeti kabul etmediklerini, hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI İtiraz Hakem Heyetinin 28.04.2020 tarihli ve 2020/İHK 8120 sayılı kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı itirazının reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 4. HD 13.10.2021 tarihli ve 2021/4806 Esas, 201/6730 Karar sayılı kararı ile; "Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra da Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. 17.12.2015 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği yürürlükte olup hükme esas alınan Düzce Üniversitesi adli tıp ana bilim dalından alınan rapor Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı oranı Yönetmelik Hükümlerine göre hazırlanmıştır. O halde Tahkim Komisyonu tarafından yukarıda açıklanan ilkelere göre kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğe göre davacının maluliyet oranının belirlenmesi yönünde rapor alınması maluliyet raporunda belirlenen oranlara göre aktüer raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3-Kabule göre de; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6 ncı maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin 13 üncü fıkrasına "tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir" hükmü eklenmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 17/2 nci maddesinde ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir" düzenlemesi yapılmıştır. Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyeti'nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13 üncü maddesi ve AAÜT'nin 17 nci maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır.." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının maluliyet oranının % 55 olduğu, bozma öncesi dosyada mübrez bilirkişi raporunda %50 maluliyet oranı esas alınarak yapılan hesaplamada sürekli iş göremezlik tazminatının 376.155,85 TL olduğu, poliçe limitinin 290.000,00 TL olduğu, davalı ödemesi mahsup edilince poliçe limitinin 247.711,00 TL olduğu ve davalının kalan limit ile sorumlu olduğu, bozma sonrası hakem heyeti tarafından yapılan hesaplamada ise %50 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik zararının 413.771,43 TL olduğu davalının limiti dikkate alındığında sonucun değişmeyeceği, bu nedenle kalan limit tutarı gözetilerek 247.711,00 TL tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne; kararın vekalet ücretine yönelik kısmının düzeltilmesine, karar kısmı 3 üncü maddesinin 25.789,77 TL yerine 5.157,95 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak başvuru sahibine ödenmesine olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığından usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, kusuru kabul etmediklerini, ibraname nedeniyle ret kararı verilmesi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 faiz oranı esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, vergilendirilmiş gelirin esas alınması gerektiğini, kimsenin ömrünün sonuna kadar gelir elde edemeyeceğinin dikkate alınması gerektiğini, faiz başlangıcının ancak dava tarihinden itibaren kabul edilebileceğini ve yasal faize hükmedilebileceğini, ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ve vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 17.12.2015 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı. 3. Değerlendirme Bozma sonrası İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/609, K. 2024/2705, T. 13.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-609-e-2024-2705-k-8ee60184eb28