Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/5170 E. 2024/7587 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5170
- Karar No
- 2024/7587
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2022/441 D.İş, 2022/523 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI: KIT/2022-568 DAVA TARİHİ : 17.01.2019 HÜKÜM/KARAR: Davanın Kabulü/İtirazın Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2019/38924 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılamasında İtiraz Hakem Heyetince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı vekilinin itirazının vekalet ücreti ile sınırlı olacak şekilde kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.11.2015 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 100,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini 71.173,85 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazada sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, sakatlık raporunu kabul etmediklerini, müvekkilinin temerrüte düşmediğini, talep edilen tazminat tutarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Uyuşmazlık Hakem Heyetince aldırılan trafik bilirkişisi raporuna göre 16 M 1883 plakalı minibüs sürücüsünün yolcunun araçtan inmesini beklemeden hareket ettiğinden asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiği, alınan aktüer raporu ile davacının sürekli iş göremezlik tazminatı alacağının 71.173,85 TL olarak hesaplandığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, 71.173,85 TL sürekli iş görmezlik tazminatının 04.01.2019 tarihinden işleyerek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. B.İtiraz sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde, müvekkiline sigortalı aracın kusuru bulunmadığını, şüpheli Engin Pala'nın 16 M 1883 plakalı aracın sürücüsü olduğunu, 16 M 1990 plakalı araç sürücüsü(ve malikinin) olay sonrası kendi aracından inerek davacıya yardım eden Rıdvan Akçuru olduğunu belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyeti'nin 12.08.2019 tarih 2019/İHK-9855 sayılı kararı ile, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 13.09.2021 tarihli ve 2021/3782 Esas, 2021/4437 Karar sayılı kararı ile; "olaya ilişkin kaza tespit tutanağının(varsa) temin edilmesi, ceza soruşturma dosyasında davacının okula gitmek için araca bindiği ifadeleri bulunduğu ve araçların okul servisi olma ihtimali bulunduğundan bu hususta davacıdan açıklama alınması ve servis için yapılmış sözleşme-ödeme belgesi vs. temin edilmesi, 16 M 1990 plakalı araç ile 16 M 1883 plakalı araçlara ilişkin (kaza tarihini kapsayan) ZMSS poliçelerinin temin edilmesi, araçlarla ilgili (gerekli görülebilecek) tüm belgelerin toplanması ve ceza soruşturma dosyasındaki beyanların da dikkate alınması ile kazayı yapan aracın net biçimde tespit edilmesinden sonra davalı tarafından sigortalı olup olmadığı gözetilerek davalının hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gerekçeleri" ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "tarafların karar tarihine kadar geçen 13 günlük sürede ek süre talebine cevap vermedikleri gibi bozma kararında belirtilen bilgi ve belgeleri de sunmadıkları, davalı vekili temyiz yoluna başvurmuş ise de bozma kararı gereği bilgi ve belgelerin Heyete sunmadığından iddiasını ispatlayamadığı" gerekçesi ile davalının itirazının vekalet ücreti ile sınırlı şekilde kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; başvuru sahibinin iddialarını ispat etmek için ara karar ile talep edilen bilgi ve belgeleri dosyaya sunması gerektiğini, ara kararın yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ceza soruşturmasında direkt ya da dolaylı olarak taraf olamayan müvekkilinden ceza soruşturma dosyasının suretini sunmasının beklenemeyeceğini, müvekkil şirket tarafından dosya içerisine 16 M 1990 plakalı aracın poliçesinin hasar dosyası ile birlikte sunulduğunu, davacının dava dilekçesinde 16 M 1990 plakalı aracın kusuru olduğunu iddia ederek iş bu başvuruyu yaptığını, oysa ki kazaya karışan aracın 16 M 1883 plakalı araç olduğunu, 16 M 1990 plakalı aracın kaza sonrası mağdura yardım eden araç olduğunu, dosyada mevcut ifade tutanaklarından da bu durumun anlaşıldığını, Hakem Heyeti tarafından dosyada mevcut evraklara göre dosya incelenerek hüküm kurulması gerektiğini, şüpheli ve bilgi sahibi ifade tutanaklarına göre sigortalı 16 M 1990 plakalı aracın şoförünün Rıdvan Akçura olduğunu, ifadelerden Rıdvan Akçura’nın olay sonrası kendi minibüsünden inerek öndeki kazada yaralanan davacıya yardım eden kişi olduğunun açıkça belirtildiğini, 16 M 1990 plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde hiçbir etkisi olmadığını, buna rağmen plakalarda yazılan yanlışlıklar nedeniyle 16 M 1990 plakalı araçtan tazminat talep edildiğini ve eksik hakem incelemesi ile aleyhe hüküm kurulduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle uğranılan sürekli iş göremezlik zararının tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 3. Değerlendirme 6100 sayılı HMK’nın 90 ıncı maddesi gereğince; süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Kanun ya da hakim tarafından tayin edilmiş olan kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak bulunmamaktadır.Kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlem bazen davanın kaybedilmesi sonuçlarını da doğurmaktadır. Davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Bu nedenle de hakim tarafından kesin süre verilirken; kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması, verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, yapılması gereken iş veya işlemlerin birer birer varsa masraflarının da miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi, sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur. Somut olayda İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde her ne kadar tarafların karar tarihine kadar geçen 13 günlük sürede ek süre talebine cevap vermedikleri gibi bozma kararında belirtilen bilgi ve belgeleri de sunmadıkları, davalı vekili temyiz yoluna başvurmuş ise de bozma kararı gereği bilgi ve belgelerin Heyete sunmadığından iddiasını ispatlayamadığı hususları belirtilmiş ise de, bozma gereğinin yerine getirilmesinde ispat yükü davacıya ait olup, bozma sonrasında iki tarafa da ihtaratlı süre verilmesi yerinde olmayıp, sadece davacıya ihtaratlı süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 12.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.