Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/5020 E. 2024/5576 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5020
- Karar No
- 2024/5576
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/375 Değişik İş - 2022/392 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/İHK-18507 HÜKÜM/KARAR : Kabul/İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/34517 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası(ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın 03.07.2020 tarihinde yaya olan müvekkiline çarptığını ve müvekkilinin malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen herhangi bir cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 218,00 TL rapor ücreti olmak üzere toplam 318,00 TL'nin ilk başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 84.793,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadığından başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınmayacağını, 18 aylık iyileşme süresi dolmadan maluliyet raporu düzenlendiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, tedavi giderinden Sosyal Güvenlik Kurumu'nun(SGK) sorumlu olduğunu, usulüne uygun başvuru yapılmadığından temerrüdün gerçekleşmediğini, müvekkilinin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunda kaza nedeniyle davacının %10 oranında maluliyeti olduğunun tespit edildiği, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre belirlendiği gerekçesiyle başvurunun kabulüne, 84.575,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 24.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun 18 aylık iyileşme süresi dolmadan düzenlendiğini, bu nedenle hükme esas alınmayacağını, ayrıca raporda maluliyet ile kaza arasında illiyet bağı olduğunun da tespit edilemediğini, davacının zararının %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, sigortalı aracın sürücüne izafe edilen kusur oranının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin başvuru tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından yapılan başvurunun usulüne uygun olduğu, hükme esas alınan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde ve iyileşme süresi olan 12 aylık süre dolduktan sonra düzenlendiği, maluliyet ile kaza arasında illiyet bağının mevcut olduğu, davacının zararının Yargıtay uygulamalarına uygun şekilde belirlendiği, hükme esas alınan kusur raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, davalıya usulüne uygun başvuru yapıldığından temerrüt tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı, davacı yararına maktu vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaya olan davacıya çarpması sonucunda davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatı ve adli rapor gideri istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 266 ncı maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun'un) 85, 86, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacı tarafından zararın belirlenmesi için yeterli olan belgeler ile başvurulmuş olmasına, hükme esas alınan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmasına, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı sonrasında %1,8 teknik faizin uygulanma imkanı olmamasına, temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yerinde olmasına, Uyuşmazlık Hakem Heyetince Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik hükümlerinin göz önüne alınmış olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, dava konusu olaya ilişkin kaza tespit tutanağında tüm kusurun sigortalı aracın sürücüsüne izafe edildiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davacının 2021.E.18659 başvuru numaralı dosyasında alınan kusur raporuna itibar edildiğinin belirtildiği, ancak 2021.E.18659 başvuru numaralı dosyada kusur raporu alınmadığı görülmektedir. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma dosyası dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için konusunda uzman uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.