Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/4642 E. 2024/10090 K. – Trafik Kazası

Konu: Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4642
Karar No
2024/10090
Karar Tarihi
Konu
Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1590 - 2024/48 HÜKÜM/KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/597 Esas - 2022/394 Karar

Taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve davalı... Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı... Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın yönetimindeki ... plakalı aracın davacı ... yönetimindeki ... plakalı minibüse çarptığını, davacı ... için şimdilik 500,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi tazminat, anne ... için destekten yoksun kalma maddi tazminatı için şimdilik 500,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat, vasi- abla ...'e şimdilik 500,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminat talep ettiklerini, her bir kardeş için 10.000,00 TL manevi tazminat istediklerini, olay gününden itibaren aylık 1.500,00 TL'den bakıcı bedeli ile toplam 360.000,00 TL manevi tazminat ve 1.500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 17.06.2009 tarihinden itibaren bankaların en yüksek kredilere uyguladığı oranda faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 14.12.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle; 577.498,77 TL bakıcı gideri, 46.011,74 TL belgesiz tedavi gideri, 6.545,63 TL geçici iş göremezlik ve 98.931,47 TL kalıcı maluliyet tazminatından, tedavi giderleri olarak toplam 630.056,14 TL'nin davalı ... şirketinin poliçe limiti olan 150.000,00 TL ile sınırlı olarak tahsilini, diğer davalılar bakımından tamamından olmak üzere müteselsilen tahsilini istemiş; karşılanmayan (rücuya tabi ödeme ve davalı ... şirketinin limiti kadar ödeme yapmasından sonra kalan) 98.931,47 TL kalıcı maluliyet tazminatının sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu trafik kazasının müvekkili şirketin mesai saatleri dışında meydana geldiğini, ayrıca davalı ...'nın olay tarihinde mesaisini yapmadığını ve işine gitmekte olmadığını, zira kendi mesaisinin başlamasından önce eşini işine bırakmak üzere ve kendi iş yerinin tersi istikametinde yol aldığını, bu sebeple davalı ...'nın dava konusu kazaya davalı müvekkiline ilişkin bir iş görmesi sırasında karışmadığını, destekten yoksun kalma tazminatı bakımından araştırılması ve ispatlanması gerekli birçok hususun mevcut olduğunu, hukuken davalı müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını beyan ederek haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; davacının kısmi dava açmada hukuki menfaati bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin kazaya karışan aracın işleteni olmadığını, müvekkili şirketin 24 ay süre ile aracı kiraya verdiğini, dilekçe ekinde sunduğu uzun süreli kiralama sözleşmesi de göz önüne alınarak husumet yokluğundan müvekkili açısından davanın reddine, zamanaşımı defilerinin kabulü ile davanın zamanaşımı yönünden reddine, haksız ve yasal dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin sorumluluğunun tazminat talebi (tedavi ve geçici iş göremezlik hariç) poliçedeki limit ile sınırlı olduğu ve poliçe azami teminatı olan 150.000,00 TL'nin ödendiğinin dikkate alınmasını, konusunda uzman bilirkişiler marifetiyle maluliyete, kusur dağılımına ve maddi delillerle ispat edilen gelir esas alınarak tazminata ilişkin olarak bilirkişi incelemesi yapılmasına, davacıya yapılan ödemelerin Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) sorulmasına, zarar karşılanmış ise davanın reddine, ceza yargılamasının bekletici mesele yapılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; davaya konu trafik kazasının gerçeklemesinde % 100 kusurlu olmadığını, Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılan keşif suretiyle alınan bilirkişi raporunda yolun standart dışı yapısının olayın meydana gelmesinde etkisi olduğunun bildirildiğini beyan ederek davacılar tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddi ile yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan ... Ticaret A.Ş. yönünden açılan davanın husumetten reddine, davacılardan ...’in maddi tazminat talebinin kabulü ile toplam 684.475,63 TL'nin ilk 102.593,31 TL'lik kısmının ..., ...Tanıtım ve Satış Hizmetleri A.Ş. ve Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketinden müştereken ve müteselsilen, kalan 581.882,32 TL’lik kısmının ise sadece ... ve... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...’e verilmesine, davalı ... ve... AŞ‘den kaza tarihi olan 17.06.2009 tarihinden, davalı ... Şirketinden ise dava tarihi olan 29.09.2011 tarihinden itibaren yasal faiz alınmasına, davacılar ... ve ...’in maddi tazminat taleplerinin reddine. davacıların davalılardan ...’ne yönelik manevi tazminat taleplerinin husumetten reddine, davacıların davalılardan ... ve... AŞ’ye yönelik manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 150.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın, davacılar ..., ... ..., . ..., ..., ... ve ... için 5.000,00'er TL manevi tazminatın 17.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan ... ile... A.Ş’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı vekilinin fazlaya ilişkin taleplerinin saklı tutulmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı... AŞ vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; ilamın gerekçesinde 25.12.2020 tarihli bilirkişi raporundan bahsedildiğini, ancak 07.10.2021 ve 12.05.2022 tarihli bilirkişi raporlarından bahsedilmediğini, hükmün en son rapor olan 12.05.2022 tarihli rapora göre kurulması gerektiğini, müvekkili ... ile ...'in ilgilendiğini, maluliyetinin %97 iken, %99'e çıkması sebebiyle sadece bir kişinin bakmasının mümkün olmayıp ayrıca bir yardımcıya ihtiyaç duyulduğundan hem maddi hem manevi mağduriyete sebep olduğunu, müvekkili ... bakımından 500,00 TL'lik maddi tazminat reddedilmesine karşın davalı vekiline 9.200,00 TL vekalet ücreti hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu; müvekkili Mürüvvet İşkeler yönünden; ... ile annesine müvekkili ...'in bakmak zorunda kaldığını, eşi ve çocukları tarafından terk edilen, başkasının bakımına muhtaç ... gelen oğlunun üzüntüsüne dayanamayıp vefat ettiğini, diğer kardeşlerin ise müvekkili ...'e hem maddi hem manevi yönden destek olduklarını, hükmedilen manevi tazminatların çok düşük kaldığını, davanın 2011 yılında açıldığını, ancak 2022 yılında karara çıktığını, aradan geçen zamanda maluliyetin arttığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu kazanın, çalışanı ...'nın mesai saatleri dışında, eşini işyerine bıraktığı esnada ve istikamette gerçekleştiğini, mesainin saat 08.30'da başlamasına rağmen, kazanın 08.00'de gerçekleştiğini, hal böyle olunca müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkilin sorumluluğuna gidilmesi halinde dahi diğer davalı ...'nın kusuru oranında zarardan mesul olacağından diğer davalının kazanın meydana gelişinde mahkeme tarafından kabul edilen kusur oranını kabul etmediklerini, tanık ifadesinde kazada taksi şoförünün de olduğunu ancak plakasını alamadığını ifade ettiğini, asli kusurun dava dışı taksi şoföründe ve yolun standart dışı yapılması nedeniyle Karayolları idaresinde olduğunu, bu hususlar değerlendirilmeden diğer davalının %100 kusurlu bulunmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, dosyada iki bilirkişi raporu arasında çelişki olmasına rağmen üçüncü rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, bakıcı giderinin geçici iş göremezlik tazminatından ayrı olarak hesaplanması durumunda ise tazminat hesabında, asgari net ücretin baz alınması gerektiğini, maluliyet oranına göre uygulanacak asgari net ücret belirlenmesi gerektiğini, bakıcı giderinde aile içi yardım söz konusu olduğunda indirim yapılması gerektiğini, davacı tarafından maddi tazminat miktarının toplamı ıslahla 728.987,61 TL'ye çıkartıldığını ancak yerel mahkemece 684.475,63 TL maddi tazminata hükmedilmesine ve 44.511,98 TL'nin reddedilmiş olmasına rağmen reddedilen kısım üzerinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, talep edilen manevi tazminat miktarlarının davacı ... dışında diğerleri için kısmi kabulü söz konusu iken reddedilen kısım üzerinden vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...Tanıtım ve Satış Hizmetleri A.Ş.'nin istinaf itirazları yönünden; davalı ...Tanıtım Satış işleri A.Ş.'nin ... plakalı aracın uzun süreli kiracısı olduğuna göre, işleten olarak kaza anında bu aracı kullanan sürücünün kusurundan dolayı doğan zarardan davacıya karşı müteselsilen sorumlu olduğu, aracın mesai saati başlamadan kullanılmasının da bu sorumluluğu ortadan kaldırmayacağı, bu nedenle mahkemece davalı ...A.Ş. yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı, alınan kusur raporlarının olayın oluşuna uygun düştüğü anlaşılmakla davalı vekilinin kusura yönelik istinaf itirazının yerinde görülmediği, ıslah dilekçesindeki toplam talep 728.987,61 TL olmasına ve hükümde mahkemece 684.475,63 TL'ye karar verilmesine karşın davanın tam kabulüne karar verildiği belirtilip reddedilen kısım bakımından davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinin isabetsiz olduğu, bu yöndeki davalı... AŞ vekilinin itirazlarının kabulü gerektiği, davacılar vekilinin istinaf itirazları yönünden; kazanın oluş şekli, davacıdaki yaralanmanın niteliği ve maluliyet oranı, sürekli bakıma muhtaç hali ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının davacılar yönünden az olduğu, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete aykırı olduğu kanısına varıldığından, davacılar vekilinin, manevi tazminat miktarının az olduğu yönündeki istinaf itirazının davacı ... yönünden kabulü ile davacı ...'in bakımını da üstlenen davacı ... için tam manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle; "A-Davacı vekilinin ve davalı... AŞ vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre (Hükmün istinaf edilmeyen kısımları bakımından ilk derece mahkemesinin kararındaki hususlar yinelenerek); 1-Davalılardan ... Ticaret AŞ yönünden açılan davanın husumetten reddine, 2-Davacı ...’in maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; -Davacının bakıcı gideri, belgesiz tedavi gideri, geçici iş göremezlik tazminatı ve kalıcı maluliyetten kaynaklı tazminat talepleri nedeniyle 684.475,63 TL'nin 102.593,31 TL'lik (davalı ... şirketince karşılanmayan geçici iş göremezlik tazminatı olan) kısmının davalılar ..., ...Tanıtım ve Satış Hizmetleri AŞ ve Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketinden, davalılar ... ve... AŞ bakımından kaza tarihi olan 17.06.2009 tarihinden, davalı ... Şirketinden ise dava tarihi olan 29.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...’e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, -Kalan 581.882,32 TL’nin davalılar ... ve... AŞ'den, kaza tarihi olan 17.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...’e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Davacılar ... ve ...’in maddi tazminat taleplerinin reddine, 4-Davalı ...’ne yönelik manevi tazminat taleplerinin husumetten reddine, 5-Davalılardan ... ve... AŞ’ye yönelik manevi tazminat taleplerinin, davacı ... yönünden kabulüne, diğer davacıların taleplerinin kısmen kabulüne; -Davacı ... için 150.000,00 TL manevi tazminatın, -Davacı ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın, -Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... için 5.000,00'er TL manevi tazminatın 17.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan ... ile... AŞ’den müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara ödenmesine, -Davacı ... dışındaki davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ...Eğitim Danışmanlık Tanıtım ve Satış Hizmetleri A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacı ... yönünden mahkemece 25.12.2020 tarihli bilirkişi hesap raporunun esas alındığını, bu rapor sonrasında ıslah yapıldığını, oysaki bu rapordan sonra 2 ayrı rapor daha alındığını, yerel mahkeme her ne kadar fazlaya dair haklarını saklı tutmuş ve ıslah taleplerini kabul etmişse de taleplerini kısmen hüküm altına aldığını, hesaplanan ve ıslah edilen bakıcı gideri, belgesiz tedavi gideri, geçici iş göremezlik ve kalıcı maluliyetten kaynaklı tazminat talep toplamı 728.987,61 TL olup bu miktar üzerinden hüküm kurulması gerekirken, 684.475,63 TL olarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, bu nedenle müvekkil ... yönünden kararın çelişkili olduğunu, hükmün en son 12.05.2022 tarihli rapora göre kurulması gerektiğini, davacı ... yönünden kararın maddi tazminat yönünden bozulması gerektiğini, müvekkil ...'in uğradığı bu elim kazadan dolayı, yatalak olmuş, hiçbir fiziksel ihtiyacının karşılayamaz ... gelmiş olduğundan hem maddi hem de manevi mağduriyet doğurduğunu ve müvekkil ... lehine hükmedilen manevi tazminatın taleplerinin çok altında kaldığını ve 500,00 TL'lik maddi tazminatın reddedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, müvekkil ... (mirasçıları) yönünden, kararın hem maddi hem da manevi tazminat yönünden de bozulması gerektiğini, müvekkil ..., uğradığı elim kazadan önce, annesine düzenli olarak aylık ödediği gibi, ihtiyaçlarını da karşıladığından, mahkemece hükmedilen 5.000,00 TL manevi tazminatın az olduğunu, diğer davacılar Sami, Samiye, Aziziye, Hakkı, Hatice, Semra İşleker yönünden de mahkemece hükmedilen 5.000,00 TL manevi tazminatın az olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ...Eğitim Danışmanlık Tanıtım ve Satış Hizmetleri A.Ş vekili temyiz dilekçesinde; bakım giderleri; hasta veya yaralının tıbbı tedavi süresince ona yapılan refakat veya benzeri hizmet için yapılan harcama olup geçici iş göremezliği kapsadığından tedavinin bitmesi ile bakım ve geçici iş göremezlik süresi de biteceğinden oluşmuşsa maluliyet oranında mahrumiyet başlayacak olup bu da sürekli iş göremezlik tazminatı adı altında karşılanacak olan maddi zarar olduğunu, bakıcı giderinin geçici iş göremezlik tazminatından ayrı olarak hesaplanması durumunda tazminat hesabında, asgari net ücretin baz alınması gerektiğini, bakıcı giderinde aile içi yardım söz konusuysa indirim yapılması gerektiğini, dava konusu kaza trafik iş kazası olduğundan bakıcı giderinin öngörüleceği durumlarda zarar hesabı yapılırken hesaplanan zarardan indirilecek peşin sermaye değerinin de % 50 artırımlı olarak hesaplanması gerektiğini, dava konusu kaza yargılama esnasında da belirtildiği üzere; davacının mesai saatleri dışında sabah saat 8:00'da meydana geldiğini ancak müvekkil şirkette mesainin saat 8:30’dan sonra başladığını, müvekkil şirketin araç işleten olarak da sorumluluğu bulunmadığını, 28.01.2015 tarihli adli tıp raporunda davacının 27.11.2008 tarihinde yüksekten düşmek suretiyle yaralandığı belirtilmiş olup davacının dava konusu trafik kazası sonucunda %59 oranında malul kaldığı, 22.10.2015 tarihli adli tıp raporunda ise bu kez davacının dava konusu trafik kazası nedeniyle %74 oranında malul kaldığı tespit edilmiş olup dava dosyası içerisinde birbirinden farklı 2 rapor olmasına rağmen raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın yeniden Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesi gerekirken bu çelikli giderilmeden hüküm tesis edildiğini, davacı, davaya konu kaza öncesinde yüksekten düşmek suretiyle ayrı bir kazaya maruz kalmış olmasına rağmen mevcut maluliyet oranı ile geçirmiş olduğu kazalar arasındaki illiyet bağı araştırılmadan hüküm tesis edilmiş olmasının hukuka açıkça aykırı olup kararın bu yönüyle de bozulması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri.

3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355 inci maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına, davacının maluliyet oranını kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde belirleyen uzman heyet raporunun karara esas alınmasında isabetsizlik görülmemesine, kesinleşen ceza dosyası kusur raporu ile dosya kapsamında aldırılan kusur raporunun uyumlu olmasına, davalı ...şirketinin cevap dilekçesinde dava dışı şirkete uzun süreli kira sözleşmesi ile kiralanan aracın davalı sürücü ...'nın çalışanı olduğu, kaza esnasında kullanılmakta olan ... plakalı aracın kiralanarak teslim edilmiş olduğunun bildirilmiş olması, cevap dilekçesine ekli 12.03.2008 tahsis tarihli araç zimmet formunun ...şirketi tarafından düzenlenmiş olduğu, aracın kaza sırasında davalı ...şirketinin fiili hakimiyetinde olduğu ve ekonomik yarar sağlandığının, davalılar kullanımındaki aracın mesai saati başlamadan kullanılmasının sorumluluğu ortadan kaldırmayacağının anlaşılmış olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin ve davalı ...şirketi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda dökümü yazılı peşin alınan harcın onama harcına mahsubuna,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı... Tic. A.Ş.'ye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/4642, K. 2024/10090, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-4642-e-2024-10090-k-a5cd32171b2d