Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/417 E. 2025/12610 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/417
- Karar No
- 2025/12610
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2019/89 E. 2023/667 K. BİRLEŞEN DOSYADA
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; 20.09.2014 tarihinde, davalının trafik sigortacısı bulunduğu, dava dışı sürücü idaresindeki aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında, yolcu konumundaki davacıların yaralandığı ve sakat kaldıklarını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile her bir davacı için kalıcı işgücü kaybı nedeniyle 2.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek mevduat faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, 8.807,00 TL olarak davacı ... yönünden talebini ıslah etmiştir.
Birleşen Gürpınar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/202 Esas, 2020/86 Karar sayılı dosyasında davacı vekili; 20.09.2014 tarihinde, davalının trafik sigortacısı bulunduğu, dava dışı sürücü idaresindeki aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacı ...'ın malul kaldığını, mahkemenin 2019/89 Esas sayılı dosyası ile davacı bakımından 166.889,72 TL tazminat belirlendiğini, bu dosyada 8.807,00 TL olarak tazminatı ıslah ettiğini, 158.082,75 TL bakiye kaldığını, bakiye alacak için dava ikame edildiğini, belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davada 158.082,75 TL iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 20.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacı ...'a ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur oranında sorumlu olduklarını bu nedenle kusur oranının Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor ile belirlenmesini, kaza nedeni ile elde edilen gelirlerin mahsubu gerektiğini, dava dilekçesinde maluliyetten bahsedilmediğini, Adli Tıp Kurumundan alınacak rapor ile tespit talep ettiklerini, temerrüde düşmediklerini zira dava açılmasına sebebiyet vermediklerini, kabul anlamına gelmemek şartı ile ancak dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen Gürpınar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/4 Esas, 2020/86 Karar sayılı dosyasında davalı vekili; başvuru şartının yerine getirilmediğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadıklarını, kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını, dava dilekçesinde gelirle ilgili delile dayanılmadığını, maluliyet oranını kabul etmediklerini, Sosyal Güvenlik Kurumundan gelir bağlanıp bağlanmadığının tespitini, hatır taşıması indirimi yapılmasını, avans faizi talebini kabul etmediklerini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2016 tarihli ve 2015/17 Esas, 2016/73 Karar sayılı kararıyla alınan kusur raporu ile sigortalı araç sürücüsünün kazada %100 oranında kusuru bulunduğunun belirlendiği, davacıların sürekli iş göremezlik tazminatının belirlenmesi amacıyla ... Üniversitesinden alınan raporda davacı ...'ın %6,2 oranında maluliyeti, diğer davacıların ise maluliyetlerinin olmadığının belirlendiği, alınan aktüer rapor ile davacı ...'ın 8.807,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davacılar ..., ... ve ... yönünden davanın reddine, davacı ... yönünden davanın kabulü ile 8.807,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ve poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairenin 01.04.2019 tarihli ve 2016/9546 Esas, 2019/3852 Karar sayılı ilamıyla; "1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı ... yönünden asgari ücret esas alınarak hesaplama yapılmasının uygun bulunmasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan iş gücü kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Davacılarda oluşan gerçek zararın belirlenebilmesi açısından davacılardaki maluliyet oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Eldeki davada kaza tarihi 20.09.2014'dür. Maluliyet oranının, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre belirlenmesi gerekirken, Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne göre belirlendiği görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
O halde mahkemece, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişilerde bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir." denilerek bozma kararı verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan kusur raporu ile sigortalı araç sürücüsünün kazada %100 oranında kusuru bulunduğu, davacıların sürekli iş göremezlik tazminatının belirlenmesi amacıyla bozma kararından sonra Adli Tıp Kurumundan alınan maluliyet raporunda davacı ...'ın %11,3 oranında maluliyeti olduğu, diğer davacıların ise maluliyetinin olmadığı, alınan aktüer rapor ile davacı ...'ın toplam 166.889,72 TL tazminat belirlendiği, %6,2 oran üzerinden yapılan hesaplama neticesinde 8.807,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, birleşen dava ile bakiye tazminatın istendiği gerekçesi ile asıl dava dosyası olan 2019/89 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, davacılar ..., ... ve ... yönünden davanın reddine, davacı ... yönünden davanın kabulü ile 8.807,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ve poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen 2023/202 Esas sayılı dava dosyası bakımından davanın kabulü ile 158.082,75 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 20.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı ...'ın gelirinin 2023 yılı asgari ücret üzerinden hesaplanmadığı ve maluliyetinin daha yüksek olduğu, diğer davacıların da maluliyetleri olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 20.09.2014 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcuların uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 maddesi atfı ile uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına, Adli Tıp Kurumundan alınan raporların usul ve yasaya uygun olmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı onama harcının davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.