Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/3391 E. 2024/5167 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3391
- Karar No
- 2024/5167
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/327 Değişik İş, 2022/327 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-4373 HÜKÜM/KARAR : Davanın usulden reddi / Davacı vekilinin itirazının kabulü ile Davanın kısmen kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/182740 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın yaya konumunda olan davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi uyarınca 4.500,00 TL bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş; yargılama sırasında bedel arttırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 161.691,97 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı kuruma yapılan başvuru sonucunda davacıya 04.06.2021 tarihinde 9.322,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile zarar karşılanmış olup davalının sorumluluğunun sona erdiğini, davalı kurum tarafından kusur raporu alındığını, aleyhe kanaat oluşması halinde dosyaya sunulan kusur raporunun dikkate alınması gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi kullanılarak davacının tazminat tutarının hesaplanması gerektiğini ve davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'ine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihinden itibaren bir yıl geçmeden düzenlendiği, ortopedik yaralanmalara bağlı maluliyet oranının tespiti için olay tarihinden itibaren en az bir yıl sürenin geçmesi gerektiği, bu haliyle dosyaya sunulan raporun uyuşmazlığı aydınlatmak bakımından yetersiz olduğu, davacı tarafından maddi tazminat talebini hesaplamaya imkan sağlayacak ve genel şartlara uygun olarak temin edilmiş maluliyet raporunun verilen sürede dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; Covid-19 salgını dolayısıyla ülke genelinde resmi işlemlerde yaşanan gecikmeler nedeniyle rapor alma sürecinin uzadığını, bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyetince kendilerine tanınan süre geçtikten sonra maluliyet raporunu alabildiklerini, itiraz dilekçesi ile birlikte sunulan ve Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 04.02.2022 tarihli maluliyet raporu dikkate alınarak esas hakkında karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 04.02.2022 tarihli Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacının önceki tıbbi belgelerin incelenmek ve bizzat muayenesi yapılmak suretiyle hazırlanan maluliyet raporunda Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekinde bulunan engel oranı cetveline göre sürekli maluliyet oranının % 5 olarak belirlendiği, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi kararlarında istikrarlı bir şekilde, sürekli iş göremezlik oranının (maluliyetin) trafik kazasının gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik ve eklerine göre tespit edilmesi istendiğinden ve çocuklar için yürürlükte olan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekinde engel oranına ilişkin cetvel bulunmadığından Heyetimizce talep edilen ve başvuran tarafından dosyaya sunulan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ekinde bulunan engel oranı cetveline göre hazırlanan maluliyet raporunun hükme esas alındığı, davalı tarafından davacıya ödeme yapıldığı, bakiye tazminat talebi için davalı kuruma 19.06.2021 tarihinde yapılan başvuruya davalı tarafından yanıt verilmediği, tarafların kusur oranının tespiti ve tazminat miktarının belirlenmesi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, 11.03.2022 tarihli Adli Trafik Bilirkişisi tarafından düzenlenen kusur raporunda plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün asli ve % 100 oranında kusurlu, davacı küçüğün ise kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, aktüer bilirkişi raporunda davacının % 5 maluliyet oranı, davalının % 100 oranındaki kusuru, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davacının bakiye sürekli iş göremezlik tazminat tutarının hesaplandığı, davalı şirket tarafından yapılan ödemenin, ödeme tarihi itibariyle yeterli olmadığının belirlenmesi üzerine ödenen tutarın güncellenerek mahsup edildiği ve bakiye tazminat tutarının 161.691,97 TL olarak hesaplandığı, davacı küçüğün 2014 doğumlu olup olay tarihinde 6 yaşında olduğu, taşıt yolu üzerinde oynamak/bulunmak suretiyle tehlike yarattığı dikkate alındığında başvuran ve velilerinin zararın meydana gelmesinde müterafik kusurlu oldukları kanaatine varılarak %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı, her ne kadar davacı vekili tarafından dava dilekçesinde 500,00 TL bakıcı gideri talep edilmiş ise de, dosyaya sunulan maluliyet raporunda bakıcı ihtiyacına ilişkin bir süre belirlenmediğinden bakıcı gideri talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kısmen kabulü ile, 128.953,58 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 01.07.2021’den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’ndan alınarak davacıya ödenmesine, 500,00 TL bakıcı gideri talebi ile fazlaya ilişkin 32.238,39 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan ve hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, davalı şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, itiraz aşamasında alınan kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, davalı kurum tarafından alınan rapor ile çelişki içerdiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yöntemi kullanılarak davacının tazminat tutarının hesaplanması gerektiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111 nci maddesi uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, güncellemenin yasal faizle sınırlı tutulamayacağını, ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılması gerektiğini, davacının askerlikte geçireceği süre dikkate alınarak aktif dönemden düşülmesi gerektiğini, davayı ve faizi kabul anlamına gelmemekle birlikte bakiye tazminat talebine ilişkin usul ve yasaya uygun rapor sunulmaması nedeniyle davalının temerrütünün söz konusu olmadığını ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91, 97 ve 99 uncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, ... Yönetmeliği ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, davacının maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde belirleyen uzman heyet raporunun karara esas alınmasında isabetsizlik görülmemesine, tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına, zarar efor kaybına ilişkin olduğundan kaza tarihinde 18 yaşından küçük davacı için askerlik dönemi içinde sürekli maluliyet tazminatı hesaplanmasının yerinde olmasına, davalı tarafından yapılan ödemenin ödeme tarihi itibariyle yetersiz olduğunun belirlenmiş olmasına ve temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün neden olduğu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı düzenlenmediği; davalı vekili tarafından dosyaya sunulan kusur raporunda plakası ve sürücü tespit edilemeyen araç sürücüsünün % 25 oranında kusurlu, davacı yayanın ise % 75 oranında kusuru bulunduğunun belirlendiği; İtiraz Hakem Heyetince Adli Trafik Bilirkişisinden alınan kusur raporunun hükme esas alındığı, söz konusu raporda plakası ve sürücü tespit edilemeyen araç sürücüsünün asli % 100 oranında kusurlu, davacı yayanın ise kusuru bulunmadığının belirlendiği; İtiraz Hakem Heyetince plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle kusura ilişkin üniversite öğretim üyelerinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.