Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2402 E. 2024/5317 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2402
- Karar No
- 2024/5317
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/61 D.İş SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-946 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulüne / Vekalet ücretine ilişkin itirazın kabulü ile hükmün düzeltilmesine SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2020/64463 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince vekalet ücretine ilişkin itirazın kabulü ile hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; 27.02.2019 tarihinde, davalının zorunlu mali sorumluluk sigorta (ZMSS) poliçesi ile sigortaladığı araçla davacının yolcu olarak bulunduğu aracın karıştığı çok taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak %23,7 oranında malul kaldığını belirterek belirsiz alacak davası olarak 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, 24.07.2020 tarihli dilekçe ile talebini 85.556,21 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartının yerine getirilmediğini, başvurunun eksik evrak nedeniyle usulden reddi gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin teminat kapsamında bulunmadığını, tazminat hesabında %1,8 teknik faiz uygulanmasını, belirlenen tazminattan hatır taşıması nedeniyle indirim gerektiğini, Adli Tıp Kurumu'ndan (ATK) kusur raporu alınmasını, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını, dava tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunulabileceğini, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; usulüne uygun başvuru yapıldığı, dosyaya sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlendiği gerekçesiyle TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz uygulanmak suretiyle düzenlenen aktüer bilirkişi raporu doğrultusunda başvurunun kabulüyle; 69.331,63 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10.816,38 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 5.408,19 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere 85.556,21 TL'nin 30.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, davacı yararına 11.922,31 TL vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlenmediğini, başvurunun dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, hatır taşımacılığı nedeniyle indirim yapılmasını, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri talebinin teminat kapsamında bulunmadığından reddi gerektiğini, kusur raporu alınmasını, SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını, ıslah edilen tutara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; maluliyet raporunun usulüne uygun düzenlendiği, davacı karşı araçta yolcu olduğundan hatır taşıması definin ileri sürülemeyeceği, davalının sigortaladığı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun olduğunun anlaşılmasına göre yolcu olan davacının tüm zararı davalıdan talep hakkı bulunduğu, iş kazasına ilişkin bilgi bulunmadığı, davalı temerrüde düşürüldüğünden temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle davalının bu yöndeki itirazların reddine; davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalının bu itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının vekalet ücreti ile ilgili 3 numaralı bendinde yer alan "11.922,31 TL" ibaresinin "3.400,00 TL" olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet usulüne uygun düzenlenmediğini, başvurunun dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle indirim gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri talebinin teminat kapsamında bulunmadığını, SGK'dan rücu şartlarının sorulmasını, kusur raporu alınmasını, ıslah edilen tutara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliği'nin 16 ncı maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, başvurunun usulüne uygun olmasına, davacının davalının sigortaladığı araçta yolcu olarak bulunmadığı da gözetilerek hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmamasının isabetli olmasına, faiz başlangıç tarihinin doğru şekilde belirlenmesine, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri taleplerinin teminat kapsamında bulunmasına, iş kazasına ilişkin bilgi bulunmaması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, davalının sigortaladığı araç sürücüsünün kusurlu olduğu belirtilmiş, Uyuşmazlık Hakem Heyetince ayrıca rapor alınmamıştır. Her ne kadar, davacı yolcu olup zararın tümünü kazaya karışan ve sürücülerin kusurlu olduğu araçların sigorta şirketlerinden tahsilini talep hakkı varsa da davalının sigortaladığı araç sürücüsünün kusursuz olma ihtimali gözetilerek soruca gidilmelidir. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 3. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Davaya konu kazanın meydana geldiği 27.02.2019 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan Kas- İskelet Sistemi, Omurgaya Ait Sorunlarda Engellilik ve Yaralanma Modeli veya Tanı İlişkili Değerlendirme başlıklı bölümde " omurgaya ait sorunlarda yaralanma bulgularına kortikospinal yol bulgularda eşlik ediyor ise spinal kord lezyonları ile ilgili bulgular kullanılır, bu değerlendirme için engel kalıcı ve stabil olmalı ve son 12 ayda değişiklik olmamalıdır," düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; yaralanma omurgaya ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında on iki aylık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son on iki aydır herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının tüm tedavi evrakı temin edildikten sonra yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Alan Kılavuzu’na göre yukarıda açıklandığı şekilde davacının yerleşim yerine en yakın yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre davalının kazanılmış hakları gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.