Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/20112 E. 2023/1505 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/20112
Karar No
2023/1505
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/366 E., 2021/385 K. SAYISI : 2021/İHK-13746 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulüne/ İtirazın Reddine SAYISI : K-2021/19433 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. ... kararı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.08.2019 tarihinde davacının idaresindeki araç ile davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı çift taraflı kazada yaralanarak malul kaldığını beyanla, belirsiz alacak olarak 5000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 50,00 TL bakıcı giderinin davalının temerrüde düştüğü 29.11.2019 tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılamada sürekli işgöremezlik talebini 193.649,45 TL'ye, geçici işgöremezlik talebini 5.979,65 TL'ye, bakıcı gideri talebini 7.570,06 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; karşılıklılık esasının araştırılması gerektiği, maluliyet oranının hatalı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık hakem heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...sunulan maluliyet raporunun yerinde olduğu, aktüer bilirkişice tazminatın usulünce hesaplandığı" gerekçesiyle, başvurunun aynen kabulü ile 193.649,45 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 5.979,65 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 7.570,06 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 207.199,16 TL tazminatın 12.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık hakem heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili, karşılıklılık esası uyarınca teminat alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, başvuru usule uygun rapor ile yapılmadığından usulden ret kararı verilmesi gerektiğini, kusur raporunun teknik verilerden yoksun olduğunu, sigortalı sürücünün kusursuz olduğunu, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe göre düzenlenmediğini ve şekil şartlarına uyulmadığını, stabilizasyon süresi bitimi beklenmeden düzenlendiği, geçici işgöremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin teminat dışı olduğunu, bakıcı giderinin ispat edilemediği, kabul anlamına gelmemek kaydıyla net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiği, hesaplamanın fahiş olduğunu, maluliyet oranının % 18 oranı esas alındığını, itiraz hakem heyetince alınan oranın % 8 olarak belirtildiği, bu hususta yeni bir rapor alınmış ise taraflarına tebliğ edilmemesinin savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğunu, rapor alınmamış ise; hesaplamanın dönemsel AGİ dahil asgari ücretten yapılması gerektiğini, davacının kask takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faiz başlangıcının hatalı tespit edildiğini, vekalet ücretini; tarifeye göre hesaplanacak ücretin 1/5'i oranında hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç ... yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "....başvuru sahibinin teminat yatırması gerekliliği yönünden Uyuşmazlık konusu olayda başvuru sahibi Suriye vatandaşı olup göç idaresi tarafından verilmiş geçici koruma belgesine sahip olduğu, her ne kadar MÖHUK madde 48 gereği Türk mahkemelerinde dava açan yabancıların, mütekabiliyet söz konusu değilse teminat yatırması bir zorunluluksa da Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu madde 88 gereği uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler, karşılıklılık şartından muaf tutulduklarından bu noktada geçici koruma da uluslararası korumanın bir türü olarak kabul edilebileceğinden davalının teminat yatırma zorunluluğuna ilişkin itirazının yerinde olmadığını, maluliyet raporunun bizzat muayene edilerek kaza tarihinde geçerli yönetmeliğe uygun olan rapor temin edilerek dava şartı hususundaki eksikliğin giderildiğini, davalı tarafça sunulan medikal raporun tıbbi mütalaa hükmünde olup çelişki teşkil etmediği, kolluk beyanında araç sürücüsünün davacıyı akrabası, davacı yolcunun sürücüyü yakını olarak ifade ettiği bu sebeple hatır taşımasına yönelik itirazın reddi gerektiği, emniyet kemerinin belirsiz olduğu bu sebeple müterafik kusura yönelik itirazın reddi gerektiği, hükme esas alınan hesap raporu ile PMF yaşam tablosuna göre hesaplandığı karara sadece davalı tarafça itiraz edildiğinden aleyhe bozma yasağı gereği yeni rapor alınmadığı, vekalet ücretinin tarife ve kanuna uygun tespit edildiği" gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz hakem heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hesaplamanın TRH 2010 yaşam tablosu, progresif ranta göre yapılması gerektiğini belirterek ... kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ... kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114/1-ğ, 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 48 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 3. Değerlendirme 1. Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. MÖHUK'un 48 inci maddesine göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nın 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının ğ bendi uyarınca reddedilir. yap ılmadığı anlaşılmaktadır. MÖHUK'ta dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir. Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacılara kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. 2. Bozma neden ve şekline göre davacı vekilin tüm ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 09.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20112, K. 2023/1505, T. 09.02.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-20112-e-2023-1505-k-ef4826d9b712