Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2009 E. 2024/6385 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2009
Karar No
2024/6385
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/173 E., 2023/170 K. SAYISI: KIT/2023-3 HÜKÜM/KARAR: Başvurunun Kabulü SAYISI: K-2020/100025 Taraflar arasında sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.07.2014 tarihinde davacı ...’in desteği (annesi) ...’in yolcu olarak bulunduğu otomobil ile kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası bulunmayan traktörün karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının desteğinin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bozma ilamından sonra sunduğu 08.02.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 82.567,73 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası olmayan traktörün sürücüsü tarafından davacı tarafa 28.000,00 TL ödeme yapıldığını, taraflar arasında 05.04.2014 tarihli anlaşma tutanağının imzalandığını, anlaşma tutanağına göre davacı tarafın 28.000,00 TL ödenmesi karşılığında tüm hak ve alacaklarından feragat ettiğini, feragat nedeniyle başvurunun reddi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması, kusur raporu alınması, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası olmayan traktörün sürücüsü ile davacı taraf arasında 05.04.2014 tarihli anlaşma tutanağının imzalandığı, anılan belge tarihi itibarı ile davacı ...’in vesayet altında bulunduğu, belgede vesayete ilişkin bir kayıt bulunmadığı gibi vesayet makamının iznine ilişkin bir ibarenin de yer almadığı, 4721 sayılı TMK’nun 462 nci maddesinin 8 inci fıkrasındaki emredici hüküm gereği sulh olunmasının vesayet makamının iznine tabi olduğu, bu nedenle anılan belgenin davalı ... Hesabının sorumluluğunu ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası olmayan traktörün sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 75 oranında kusurlu olduğu, dosya kapsamında alınan 14.10.2020 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı, anılan raporun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından ıslah dilekçesi sunulmadığı, bu nedenle taleple bağlı kalınarak dava dilekçesindeki miktar kadar tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile taleple bağlı kalınarak 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 28.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 14.01.2021 tarihli 2021/İHK-780 sayılı kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ve davalı vekilinin itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin 14.01.2021 tarihli 2021/İHK-780 sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 19.09.2022 tarihli 2022/6494 Esas, 2022/10601 Karar sayılı ilamı ile; "...2-...Dosyanın incelenmesinden; 05.08.2014 tarihli anlaşma tutanağı başlıklı belgede kaza sırasında sigortası olmayan zarar sorumlusu kamyon sürücü ...tarafından, destek...’nin ölümünden dolayı müteveffa ...’nin mirasçılarına “kaza masrafları, hastane masrafları ve diğer masraflar” adı altında 28.000,00 TL ödeme yapıldığı, ancak belgede söz konusu miktarın ne kadarının davacı ...’e verildiği, ödemenin ne kadarının manevi tazminata, ne kadarının maddi tazminata ilişkin olduğu hususunun belirtilmediği anlaşılmıştır. Şu durumda öncelikle bahsi geçen ödemenin ne kadarının davacı ...’e verildiği, ödemenin ne kadarının manevi tazminata, ne kadarının maddi tazminata ilişkin olduğu hususunun belirlenmesi, daha sonra yarar ve zararın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca ödeme tarihinden rapor tarihine kadar kısmi ödemeye işleyen faiz tutarının eklenmesi suretiyle bulunacak güncellenmiş değerin hesaplanan toplam tazminattan mahsubu gerekir. O halde İtiraz Hakem Heyetince, davacı ...’e yapılan ödemenin hangi tazminat kaleminden ne miktarda ana para olarak ödendiği belirlenmek suretiyle ödemenin güncellendiği, denetime elverişli ek rapor alınıp sonucuna göre, davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle (ilk hesap raporunun düzenlendiği 14.10.2020 tarihindeki veriler kullanılarak) karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3-...Somut olayda; otomobilde yolcu konumunda olan davacının desteği Şehri’nin kaza tespit tutanağına göre emniyet kemerinin takılı olmadığı, araçtan fırlama neticesinde hayatını kaybettiği anlaşılmaktadır. Şu durumda, davacının desteği ...’nin kaza sırasında emniyet kemerini takmaması nedeniyle Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, indirim yapılmamış olması doğru görülmemiştir. 4-...Hakem heyetince hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda, müteveffanın destek tazminatı hesabı yapılırken; anne ve babaya pay ayrılmadığı, desteğin tüm gelirini davacı kızı ... ile paylaşacağı varsayımı ile hesaplama yapıldığı görülmektedir. Dosya kapsamında desteğin kaza tarihinde anne ve babasının hayatta olup olmadığı araştırılmaksızın, desteğin gelirinden anne ve babaya destek payı ayrılmadan yapılan hesaplama eksik ve hatalı olmuştur. O halde hakem heyetince, desteğin nüfus kayıtları celp edilerek, kaza tarihinde destek ...’nin anne ve babasının hayatta olup olmadığı hususunun araştırılması suretiyle Dairemiz uygulamasına da uygun şekilde; aktüer bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, destek paylarının hatalı belirlendiği rapordaki hesaplamanın kabulü doğru görülmemiştir..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı uyarınca davacı ...'in desteği ...'in nüfus kayıtlarının dosya arasına alındığı, desteğin kaza tarihinde anne ve babasının hayatta olmadığının anlaşıldığı, dosya kapsamında aktüer bilirkişiden 07.01.2023 tarihli ek raporun alındığı, raporda davacı ... için 103.209,66 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı, bu miktardan % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında 82.567,73 TL tazminatın tespit edildiği gerekçesiyle itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle başvurunun kabulü ile 82.568,73 TL destekten yoksun kalma tazminatının 28.05.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı lehine 9.200,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyetince bozma ilamına uyulmadığını, bozma ilamına göre ödeme detayının (maddi/manevi tazminat) davacıya açıklattırılması ve ödemenin güncellenerek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, buna rağmen ödemenin detayının davacıya açıklattırılmadığını, ödemenin güncelleştirilmiş halinin tazminattan mahsup edilmediğini, davacı vekilinin İtiraz Hakem Heyetinin ilk kararına karşı temyiz itirazında bulunmadığını, bu nedenle vekalet ücreti yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak bulunduğunu, ilk karar tarihi itibariyle (2020 yılı) yürürlükte olan AAÜT’de belirlenen miktara göre 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 2022 yılı AAÜT’de belirlenen miktara göre 1/5 oranında vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, usuli kazanılmış hak ihlal edilerek aktüer bilirkişi ek raporunda işlemiş dönem hesabının fazla yapılmış olduğunu, pasif dönemin 60 yerine 62 yaşından başlatılarak hesap yapılmasının doğru olmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davalının temerrüde düşmediğini, aksi kanaatte olunması halinde ise tahkime başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, 05.08.2014 tarihli anlaşma tutanağından anlaşılacağı üzere davacının, davalının sorumlu olduğu araç sürücüsü ile anlaşma sağlayarak tazminat haklarından feragat etmiş olduğunu, müteselsil borçlulardan sürücü/işleten için yapılan feragat beyanının davalı sigortacı için de değerlendirilmesi gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası olmayan aracın karıştığı trafik kazasında davacının desteğinin vefat etmesi sebebiyle talep edilen destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen İtiraz Hakem Heyeti kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Somut olayda, 05.08.2014 tarihli anlaşma tutanağı başlıklı belgede kaza sırasında sigortası olmayan zarar sorumlusu kamyon sürücüsü...tarafından, destek ...’nin ölümünden dolayı müteveffa ...’nin mirasçılarına “kaza masrafları, hastane masrafları ve diğer masraflar” adı altında 28.000,00 TL ödeme yapıldığı, ancak belgede söz konusu miktarın ne kadarının davacı ...’e verildiği, ödemenin ne kadarının manevi tazminata, ne kadarının maddi tazminata ilişkin olduğu hususunun belirtilmediği anlaşılmıştır. Dairenin 19.09.2022 tarihli 2022/6494 Esas, 2022/10601 Karar sayılı ilamı ile; bahsi geçen ödemenin ne kadarının davacı ...’e verildiği, ödemenin ne kadarının manevi tazminata, ne kadarının maddi tazminata ilişkin olduğu hususunun belirlenmesi, daha sonra yarar ve zararın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca ödeme tarihinden rapor tarihine kadar kısmi ödemeye işleyen faiz tutarının eklenmesi suretiyle bulunacak güncellenmiş değerin hesaplanan toplam tazminattan mahsubu gerektiği gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyetinin 14.01.2021 tarihli 2021/İHK-780 sayılı ilk kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozma ilamından sonra, bahsi geçen ödemenin ne kadarının davacı ...’e verildiği, ödemenin ne kadarının manevi tazminata, ne kadarının maddi tazminata ilişkin olduğu hususunun belirlenmediği, dosya kapsamında alınan 07.01.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacı tarafa yapılan ödeme hususunda değerlendirme yapılmasızın tazminatın hesaplandığı, İtiraz Hakem Heyetince söz konusu rapor benimsenmek suretiyle hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır. Buna göre İtiraz Hakem Heyetince her ne kadar bozma ilamına uyulmuşsa da bozmanın gereklerinin yerine getirilmediği görülmüştür. Şu durumda İtiraz Hakem Heyeti'nce, 05.08.2014 tarihli anlaşma tutanağı başlıklı belge kapsamında Şehri Şahin mirasçılarına ödenen 28.000,00 TL’nin ne kadarının davacı ...’e verildiği, ödemenin ne kadarının manevi tazminata, ne kadarının maddi tazminata ilişkin olduğu hususu davacı tarafa açıklattırılarak, davacı ...’e yapılan ödemenin hangi tazminat kaleminden ne miktarda ana para olarak ödendiği belirlenmek ve ödenen miktarın güncelleştirilmiş halinin hesaplanacak tazminattan mahsubu ile davacı ...’in bakiye zararının belirlendiği ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp sonucuna göre (davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle, ilk hesap raporunun düzenlendiği 14.10.2020 tarihindeki veriler kullanılarak) karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. Dosya kapsamından, Uyuşmazlık Hakem Heyetinin 12.12.2020 tarihli K-2020/100025 sayılı kararında, başvurunun kabulü ile 5.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği, karara davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 14.01.2021 tarihli 2021/İHK-780 sayılı ilk kararı ile davacı vekili ve davalı vekilinin itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verildiği, kararın yalnızca davalı vekili tarafından temyiz edildiği, yapılan temyiz incelemesinde Dairenin 19.09.2022 tarihli 2022/6494 Esas, 2022/10601 Karar sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verildiği, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda İtiraz Hakem Heyetinin 07.02.2023 tarihli KIT/2023-3 sayılı son kararı ile başvurunun kabulü ile 82.568,73 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmıştır. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetinin 14.01.2021 tarihli 2021/İHK-780 sayılı ilk kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmediği, İtiraz Hakem Heyetince bozma ilamına uyulduğu, buna göre Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen ilk kararda hüküm altına alınan 5.000,00 TL tutarındaki tazminat yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunun anlaşılmasına göre, bozma ilamından sonra İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine 5.000,00 TL'den daha fazla miktarda tazminata hükmedilmiş olması doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2009, K. 2024/6385, T. 24.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-2009-e-2024-6385-k-588c09b60788