Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1889 E. 2024/2849 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1889
Karar No
2024/2849
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/175 E., 2023/175 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Usulden Reddine Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, İtiraz Hakem Heyetince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın usulden reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketi tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın 08.06.2019 tarihinde karıştığı kaza sonucunda yaya olan davacıların oğlunun vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 2.550,00'şer TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini Kasser yönünden 38.356,95 TL'ye, yönünden 58.445,34 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile için 38.356,95 TL ve için 58.445,34 TL'nin 18.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetininin 01.05.2020 tarihli 2020/İHK-9617 sayılı kararı ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 15.03.2022 tarih 2021/11867-2022/4844 sayılı ilamı ile; ''...1-5684 sayılı Sigortacılık Yasasının. 30/12 nci maddesi gereği sigorta tahkim komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. Davacı vekili davacı ... yönünden talebini 38.356,95 TL'ye arttırmıştır.Hakem Heyetince 38.356,95 TL'nin davalıdan tahsiline karar vermiştir. Bu sebeple karar kesin niteliktedir. Davalı vekilinin temyiz isteminin davacı ... yönünden hakem heyeti kararının kesin olması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tâbi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür. 5718 sayılı MÖHUK madde 48/1'e göre; “Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır”. MÖHUK’ta teminat gösterme yükümlülüğü konusunda “yabancılık” ölçütü esas alınmıştır. Buna karşın davalının veya kendisine karşı takibe girişilen karşı tarafın vatandaşlığı, bu madde kapsamında da bir öneme sahip değildir. Bu maddeye göre hakim tarafından verilen kesin süre içinde teminat gösterilmezse, dava, dava şartı eksikliğinden HMK'nun 114/1-ğ maddesi uyarınca reddedilir. MÖHUK madde 48/2’de ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar” hükmü yer almaktadır. Buna göre Türk hâkimi, yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise, bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Az yukarıda belirtilen anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup, anılan sözleşmenin 17 nci maddesinde; âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir. Davacı Suriye uyruklu olup, Hakem Heyetince davacının teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 48/2 nci maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu Mahkemece re'sen gözetilmelidir. Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise, dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru olmamış, hükmün bu yönden re'sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 3-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.'' gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararı bozulmuştur. B.İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekiline verilen kesin sürede yabancılık teminatının yatırılmadığı gerekçesiyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından yapılan yargılama sonunda verilen 25.02.2020 gün K-2020/13626 sayılı karara vaki davalı ... şirketi vekilinin itirazının kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın usulden reddine karar verilmiş, 02.03.2023 tarihli ek kararla bozma sonrası verilen kararın kapağındaki başvuru sahibi olarak geçen isminin çıkartılarak şeklinde yazılması suretiyle düzeltilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı ... yönünden bozma ilamı ile 25.02.2020 tarihli kararın kesinleştiğini, kararın sadece davacı yönünden bozulduğunu, bozma sonrası davacı yönünden usulden ret kararı verilmesi gerekirken her iki davacı yönünden de usulden ret kararı verilmesinin davacı ...'e yeniden dava açma hakkı tanıdığını, ayrıca ... yönünden kararın icrası sonucu icra dosyasına ödeme yapıldığını, verilen ek kararın açıklayıcı ve yeterli olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı kaza sonucu davacıların oğlunun ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bozma öncesi kararda başvurunun kabulü ile davacılardan için 38.356,95 TL ve davacıiçin 58.445,34 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine bozma ilamında davalı vekilinin davacılardan ... yönünden temyiz dilekçesinin miktar yönünden kesin olması nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı l yönünden Suriye uyruklu olması nedeniyle yabancılık teminatı yatırılması gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma sonrası İtiraz Hakem Heyetince davacı vekiline verilen sürede yabancılık teminatının yatırılmaması nedeniyle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre, davalı vekilinin talebi sonucu ek kararla davacı ...'ın karar kapağından çıkartılarak şeklinde yazılması da kararın infazı için yeterli ve doğru değildir. Davacı ... yönünden bozma öncesi karar kesinleşmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına, sadece diğer davacı yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken her iki davacıyı da kapsar şekilde ve infazda tereddüt oluşturacak nitelikte davanın usulden reddine karar verilmesi doğru değildir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1889, K. 2024/2849, T. 18.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-1889-e-2024-2849-k-8d6f96a7bf03