Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1844 E. 2025/7751 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1844
Karar No
2025/7751
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/806 Değişik İş, 2023/806 Karar

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya zorunlu trafik sigortalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle oluşan 11.08.2018 tarihli trafik kazası sonucunda sigortalı araçta yolcu olan davacının malul kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesiyle taleplerini 319.196,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru öncesinde davacıya ödeme yapıldığını ve sorumluluklarının kalmadığını, 2 yıllık süre içerisinde başvurunun yapılmadığını, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurucunun geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile malul kaldığı, davalı ... şirketinin kazaya karışan aracı ZMSS poliçesi ile teminat altına almış olması nedeni ile işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği ve sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 319.196,00 TL tazminatın 03.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın kısmen kabulü ile maluliyet oranı %6 olarak esas alan rapora göre 264.201,51 TL tazminatın 03.02.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya ibraname karşılığı 16.04.2019 tarihinde 40.804,00 TL ödeme yapıldığını, ödemenin güncellenmeden düşülmesinin hatalı olduğunu, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, çelişkilerin giderilmesi gerektiğini, istiap haddinin aşılmış olması ve emniyet kemerinin takılmaması nedenleri ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 3 üncü maddesi uyarınca taşıma sınırı (istiap haddi/Kapasite), bir aracın güvenle taşıyabileceği en çok yük ağırlığı veya yolcu sayısını göstermekte olup ikincil mevzuat ve eki cetveller ile aracın trafik tescil belgesinde; yolcu taşıma izni verilen araçlarda azami kaç koltuk bulunacağı, kaç yolcu taşınabileceği, ayakta veya aracın römorkunda yolcu taşınıp taşınamayacağı hususları belirlenmiştir. Davacının, yolcu taşıma kapasitesi aşılmasına rağmen sigortalı araçta seyahat etmek suretiyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir. Somut olayda; araç tescil belgesine göre davalıya sigortalı aracın azami yolcu kapasitesi sürücü dâhil 5 kişi olmasına rağmen araçta 6 kişi bulunduğu hususu kazaya ilişkin soruşturma evrakı içerisindeki tutanaklar ile sabittir. Buna göre; davacının yolcu taşıma kapasitesi aşılan araçta seyahat etmesi nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Davacının yolcusu olduğu araç otomobil olup sürücü ve 5 yolcu ile seyir halinde iken aracın direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi suretiyle tek taraflı kaza meydana gelmiş, sayın çoğunluk tarafından, istiap haddi aşılmış araçta yolculuk yapan davacı bakımından bu hususun müterafik kusur teşkil edeceği kabul edilip tazminattan % 20 oranında indirim yapılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Ancak varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Zira, hak edeceği tazminattan % 20 gibi ciddi oranda indirim yapılmasına karar verilen davacının yolcu olduğu otomobilin yaptığı kazanın oluş biçimi ile davacının yaralanma şekli, araçtaki kişilerden üçünün 6, 13... yaşlarında çocuk olduğu da dikkate alınarak davacının maluliyetine yol açan yaralanmasıyla istiap haddinin aşılması arasında illiyet bağı olup olmadığı hususunda uzman bilirkişiden rapor alındıktan sonra müterafik kusura ilişkin değerlendirme yapılması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Açıklanan biçimde yapılacak araştırma sonucuna göre müterafik kusur durumunun değerlendirilmesi şeklindeki değişik gerekçeyle kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun herhangi bir araştırma yapılmaksızın tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması şeklindeki (2 numaralı bentteki) bozma gerekçesine katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1844, K. 2025/7751, T. 14.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-1844-e-2025-7751-k-4b98d29bd989