Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/2577 E. 2025/8230 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2577
Karar No
2025/8230
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2024/80 D.İş, 2024/90 K.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracın sebebiyet verdiği 25.06.2022 tarihli tek taraflı trafik kazası neticesinde yolcu konumunda bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını ileri sürerek, belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL geçici bakıcı ve 2.500,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 17.700,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 18.09.2023 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 499.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.088,22 TL geçici bakıcı gideri ve 2.500,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 505.588,22 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının süreci tamamlamadan tahkime başvurduğunu bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, kazanın oluşumunda kusur bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hükme esas teşkil edebilecek nitelikte olmadığını, başvuru sahibinin kaza sırasında emniyet kemerini takmamış olması dolayısıyla müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri ve tedavi giderinden davalının sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 499.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 3.088,22 TL geçici bakıcı gideri ve 2.500,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 505.588,22 TL tazminatın 06.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının itirazlarının vekalet ücretine yönelik olmak üzere kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun yapılan bir başvuru bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderine ilişkin taleplerin sigorta poliçesi teminatı dışında bulunduğunu, davacının ev hanımı olması nedeniyle geçici iş göremezlik talebinin reddi gerektiğini, tedavi giderlerine ilişkin sorumluluğun Sosyal Güvenlik Kurumu'na ait olduğunu, davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminat hesaplamasında TRH-2010 Kadın/Erkek Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranının kullanılması gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT'de belirtilen tutarın 1/5'i olması gerektiğini belirtmiştir. B.Değerlendirme ve Gerekçe: Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 25.06.2022 tarihli tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri talebine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise ... Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinde çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Rektörlüğü Adli Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü Tıp Bilimleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 20.01.2023 tarihli raporda, davacının göğüs hastalıkları ve göğüs cerrahisine ilişkin arızasına bağlı sürekli engellilik oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %10 olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Hakem Heyetince, davacının %10 maluliyeti esas alınarak karar verilmiştir. Her ne kadar raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kullanılmış ise de raporu düzenleyen heyetin içinde maluliyetin niteliğine göre göğüs hastalıkları uzmanının bulunmadığı anlaşılmakta olup raporun kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmadığı açıktır. Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra, yaralanmanın mahiyeti nazara alınarak içerisinde göğüs hastalıkları uzmanının da bulunduğu en yakın ... hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından, davacı bizzat muayene edilmek suretiyle ve kaza ile illiyet bağı kuracak şekilde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyetini belirleyen denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. 3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. Somut olayda; kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığı hususunun belirsiz olduğu belirtilmişse de; davacının kazadan sonra kaldırıldığı ... Devlet Hastanesince kaza tarihinde (25.06.2022) düzenlenen genel adli muayene raporundan davacının kaza anında emniyet kemerinin takılı olmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla; TBK’nın 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 21.05.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı taraf, davacının emniyet kemeri takmayıp zararın doğmasına veye artmasına neden olduğunu, müterafik kusurlu sayılması gerektiğini savunmuş; İtiraz Hakem Heyeti tarafından, emniyet kemeri ile ilgili somut delil bulunmadığı gerekçesiyle, davalı yanın bu savunmasına itibar edilmemiş, sayın çoğunluk tarafından emniyet kemeri takmadığı sabit olan davacı yönünden müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle de karar bozulmuştur. Somut olayda; davacının göğüs bölgesinden yaralanması bulunduğu ve maluliyetinin de bu yaralanmaya ilişkin olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Sayın çoğunluk tarafından, genel adli muayene formundaki tespit dikkate alınmak suretiyle müterafik kusur indirimi yapılması sonucuna ulaşılmıştır. Ancak varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Zira, hak edeceği tazminattan % 20 gibi ciddi oranda indirim yapılmasına karar verilen davacının emniyet kemerinin takılı olması halinde de aynı yaralanması ve maluliyetinin oluşup oluşmayacağının dosyadaki tüm veriler (kazanın oluş biçimi, aracın hasar aldığı kısımlar, davacının araçta oturduğu yer vs) değerlendirilerek ayrıca belirlenmesi gerekir. Açıklanan tüm bu nedenlerle; davaya konu kazanın oluş biçimi (aracın takla atması), davacının aracın arka koltuğunda yolcu konumunda oluşu, aracın ağırlıklı hasar aldığı kısımlar vs dikkate alınmak suretiyle, KTK'nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150 nci maddesi gereği kullanılması gereken emniyet kemerinin takılması halinde de, kaza nedeniyle oluşan maluliyetin oluşup oluşmayacağı ve emniyet kemeri takılmayışı ile oluşan maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda, uzman doktor bilirkişi heyetinden rapor alınması; koruyucu ekipmanın takılmamasının maluliyetle illiyeti bulunduğunun saptanması halinde, TBK'nın 52 nci maddesi uyarınca tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle karar verilmesi için araştırma bozması yapılması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun herhangi bir araştırma yapılmaksızın tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması şeklindeki (3 nolu bentteki) bozma görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/2577, K. 2025/8230, T. 21.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-2577-e-2025-8230-k-1b65ec7d2467