Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1089 E. 2025/7580 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1089
Karar No
2025/7580
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2023/706 D.İş - 2023/706 K.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından ZMSS poliçesi ile sigortalanan aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpması sonucunda 22.07.2021 tarihinde iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 97.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı ve 10.000,00 TL tedavi giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve bedel arttırım dilekçesiyle talebini 448.428,67 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkilinin ZMSS poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur durumunun tespiti için rapor alınması gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin SGK'nın sorumlu olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı talebinden sorumlu olmadığını, aksi takdirde bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 402.072,46 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 27.927,54 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 7.155,00 TL bakıcı gideri tazminatı ve 10.000,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 447,155,00 TL tazminatın 25.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 1.273,67 TL yönünden davanın reddine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 68.601,70 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 254,73 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmış olmasına, kusur takdirinin kazanın oluş şekline uygun olmasına, tazminat hesabının progresif rant yöntemi kullanılarak yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olmasına, müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek bir durum veya olgunun davaya konu olayda bulunmamasına göre davalının buna yönelik itirazlarının reddine, davacı lehine maktu vekalet ücretinin altında kalmamak ve kabul miktarını aşmamak üzere nispi hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğinden buna yönelik itirazın kabulüne ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının 3. bendinde yer alan 68.601,70 TL ibaresinin kaldırılarak yerine aynen 13.720,24 TL ibaresinin yazılmasına karar vermiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili lehine nispi ve tam vekalet ücretine hükmolunması gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren avans faizine hükmolunması gerektiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, kusur raporu alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin SGK'nın sorumlu olması nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı talebinden sorumlu olmadığını, aksi takdirde bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpması suretiyle meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı , geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri istemine ilişkindir. 1- Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede: Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. ve AAÜT’nin 17/2.maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine, 3 Eylül 2022 tarihli ve 31942 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. 2- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve progresif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılmasına, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince: a- Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya ... Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan ...Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 03.11.2022 tarihli raporda, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin sol kalça eklem hareket kısıtlılığı yürüyüş bozukluğuna bağlı olarak davacının tek baston veya tek koltuk değneğini sürekli kullanmak zorunda olması nedeniyle. %24 ve yüzünde oluşan skar ve keloid nedeniyle %2 oranında olduğu ve balthazard yöntemi ile toplamda %26 oranında olduğu kabul edilmiştir. Söz konusu maluliyet raporunu düzenleyen kurulun içerisinde plastik ve estetik cerrahi uzmanı ile ortopedi ve travmatoloji uzmanının olmadığı görülmüş olup, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır. İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek tüm tedavi evraklarının getirtilip değerlendirmek ve davacının da muayene edilmesi suretiyle en yakın ... Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde plastik ve estetik cerrahi uzmanı ile ortopedi ve travmatoloji uzmanının da bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli, kaza ile illiyet bağı kuran rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. b-Dosya kapsamına göre, kaza günü kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, davacının yolcu olarak bulunduğu araca çarpan davalı sigortalı aracın sürücüsünün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/a maddesinde düzenlenen kırmızı ışıklı trafik işaretinde geçmek kuralını ihlal ettiğinin ifade edildiği görülmüştür. 6100 sayılı HMK 266. ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Trafik kazasında tarafların kusur oranlarını belirlenmesi uzmanlık gerektiren konulardandır. Hakem Heyetince, herhangi bir kusur raporu alınmaksızın davalının sigortaladığı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir. Bu sebeple eksik incelenme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin ceza soruşturma ve kovuşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için alanında uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. c- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78. ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150. maddesi uyarınca emniyet kemeri takılması zorunluluğu bulunan araçlardan biri de otomobildir. Davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir. Somut olayda; davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün ve iş bu araçta yolcu olarak bulunan ve davalı tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kızının davaya konu kaza nedeniyle kolluk görevlilerince alınan 22.07.2021 tarihli ifadesinde; çarpmanın etkisi ile iki kişinin araçtan fırladıklarını beyan ettikleri görülmüş ve olay nedeniyle tutulan kaza tespit tutanağına göre ise davacının yolcu olarak bulunduğu araçta kendisi haricinde başka bir yolcunun bulunmadığı görülmüştür. Davacının kaza esnasında araçtan fırlayarak aracın dışına düşmüş olması ceza soruşturma dosyasında alınan ifadeler ile sabittir. Buna göre; davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52. maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3.Yukarıda (3-a), (3-b) ve (3-c) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dosya kapsamından, çift taraflı trafik kazasında davacının yolcu olduğu, kaza tespit tutanağına göre davalıya sigortalı karşı aracın kırmızı ışıkta geçmek suretiyle kazanın gerçekleştiği ve kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Davaya konu olaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağı ve kazanın oluş şekli nazara alınarak davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olma durumunun söz konusu olmamasının ve davacının yolcu olup müteselsil sorumluluk gereğince sorumluların her birinden tazminatın tamamını isteme hakkı bulunmasına göre kusur raporu alınmasına gerek olmadığı görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun (3-b) numaralı bentteki bozma kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/1089, K. 2025/7580, T. 12.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-1089-e-2025-7580-k-dfc742a2bc77