Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1640 E. 2024/13112 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1640
- Karar No
- 2024/13112
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2578 E., 2023/2498 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/211 E., 2023/33 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ...'ten alacaklı olduğunu, borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2014/2225 Esas sayılı icra takibini başlattığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçlunun acz halinde olduğunu, adına kayıtlı mallarını alacaklılardan mal kaçırmak kastıyla muvazaalı olarak devrettiğini, yine cebri icra marifeti ile ihaleye çıkan kendi mallarını da bedelini kendisi ödediği halde alacaklılardan kaçırmak için ihaleye davalı eşini veya diğer yakın akrabaları sokarak onlar üzerine aldığını, dava konusu taşınmazı da bedelini kendisi ödediği halde alacaklılarından kaçırmak amacı ile davalı/eşi ... adına tescil ettirdiğini, (Namı Müsteara) ilişkin davalı/borçlu tasarrufunun, İİK'nın 278. 279. ve 280. maddeleri ile TBK'nın 19. maddesi gereğince dava konusu alacaklar yönünden iptaline, cebri icra yolu ile alacaklarını tahsil etme yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... ve ... vekili, davalı borçlunun acz halinde olmadığını, davacının acz vesikası da ibraz etmediğini, dava konusu gayrımenkulün .... İcra Müdürlüğünün 2014/4766 esas sayılı dosyasından 185.000,00 TL'ye davalı ...'a satıldığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 09.05.2023 tarihli ve 2022/211 Esas ve 2023/33 Karar sayılı kararıyla; "davacı/alacaklı ...'in .... İcra Müdürlüğü'nün 2014/2225 Esas sayılı dosyasında 10.04.2014 keşide tarihli bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü icra takibine bağlı olarak davalı/borçlu ...'ten alacaklı olduğu, alacağın gerçek bir alacak olduğunun Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/16905 Esas ve 2022/3236 Karar sayılı ilamı ile sabit olduğu, bunun yanında borcun doğum tarihi olan 10.03.2014 tarihinden sonra 01.09.2016 tarihinde Osmaniye 2. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1677 Esas sayılı icra dosyasından dava konusu Osmaniye ili, ... ilçesi, ...mahallesi, 178 ada 23 parsel sayılı taşınmazın cebren satışının gerçekleştiği ve davalı ... tarafından satın alındığı, bu kişinin taşınmazı 21.06.2017 tarihinde dahili davalı ...'ye devrettiği, davalı ... tarafından dahili davalı ...'ye devir işlemi yapıldığı süreçte dava konusu taşınmaz üzerinde mahkememiz dosyasından ihtiyati haciz konulmuş olduğu, bu hali ile dava konusu tasarrufların borcun doğumundan sonra gerçekleştiği, dahili davalı ...'nin taşınmazı satın almakla borçlunun mal kaçırma, alacaklısına zarar verme amacını bildiği veya bilebilecek durumda olduğundan dava konusu taşınmaz yönünden yapılan işlemin muvazaalı olduğu sonucuna ulaşılmakla birlikte dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak, Osmaniye ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 178 ada 23 parsel sayılı taşınmazın cebren satış yolu ile namı müstear olarak davalı ... .'e devrine ilişkin muvazaa iddiasının davacı tarafça ispatlandığı sonucuna ulaşılmakla iş bu davanın kabulüne, Osmaniye ili, ... İlçesi, ... Mah. İstasyon Mevkii, 178 Ada 23 Parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına tescil ettirmesine ilişkin davalı/borçlu tasarrufunun TBK'nun 19. Maddesi ve İİK'nın 277 vd. maddeleri gereğince davacının alacaklısı bulunduğu ... İcra Dairesinin 2021/4525 Esas (Eski 2014/2225 Esas) sayılı dosyası yönünden iptaline, dava konusu taşınmazın ... İcra Dairesinin 2021/4525 Esas (Eski 2014/2225 Esas) sayılı dosyası üzerinden haczi ve satışı hususunda davacıya cebri icra ve satış yetkisi verilmesine, Osmaniye İli, ... İlçesi, ... Mah. İstasyon Mevkii, 178 Ada 23 Parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından dahili davalı ...'ye devrine ilişkin olarak dava dilekçesinde talep bulunmadığı dikkate alınarak bu hususta karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2023 gün, 2023/2578 E.-2023/2498 K. sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Karar davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; taraf teşkili yönünden davacının beyanı alınmadığını, müvekkilin kötü niyetinin ispat edilemediğini, ihalenin muvazaalı olduğunu iddiasının bulunmadığını beyan ederek kararın bozulması talep edilmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı borçlu ile aralarında 2015 yılından beri husumet bulunduğunu, dava konusu gayrımenkulün adına kayıtlı gayrımenkul satışından elde edilen para ile ödendiğini (bunun araştırma konusu yapılmadığını) borçlu ile boşandıktan sonra başkası ile evlendiğini, mal durumu ve borçlu ile aradaki husumetlerin araştırılmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Nam-ı müstear, adını herhangi bir nedenle gizli tutmak isteyen bir kişinin, sözleşmeyi kendi hesabına, başka bir kişiye yaptırmasıdır. Tasarrufun iptali veya BK'nun 19.maddesinde düzenlenen dava yönünden ise alacaklıdan mal kaçırmak isteyen borçlunun kendi adını gizli tutarak hukuki işlemi kendi hesabına, başka bir kişiye yaptırmasıdır. Somut olayda davalı borçlu ...'in adına kayıtlı Osmaniye İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Mevkii, 178 ada, 23 parselde kayıtlı gayrımenkul, davalı borçlunun borcu sebebi ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2014/251 Tal sayılı icra dosyası vasıtası ile cebren satışa çıkartıldığı ve davalı borçlunun o zamanki eşi olan davalı ... tarafından 16.04.2016 tarihinde satın alındığı, ihalenin de kesinleştiği, dava konusu gayrımenkulün davalı ... tarafından da dahili davalı ...'ye devir edildiği anlaşılmıştır. Dahili davalı ... dava konusu gayrımenkul bedelini ödeyerek satın aldığını beyan etmiştir. Dosya içerisinde yer alan bilgilere göre davalı ...'nin davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişi olduğu ispat edilememiştir. Dava konusu gayrımenkulü bedelini ödeyerek satın aldığı anlaşılmıştır. Davalı ... hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında ise adına kayıtlı gayrımenkullerin olduğu, dava konusu gayrımenkulü alabilecek gelir durumuna sahip bulunduğu dava konusu gayrımenkulün icradan davalı borçlunun parası ile alındığının da ispat edilememiş olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılar ... ve ...'a iadesine, Dosyanın HMK'nın 373/ 1. maddesi hükmü gereğince kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.