Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1483 E. 2024/13677 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1483
- Karar No
- 2024/13677
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1891 E., 2023/2398 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/324 E., 2023/88 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı ... vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar ..., ... ve ... vekilleri ile davalı ... tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalılar ... ve ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ...., davalı ... vekili Avukat ...., davalı ...San. ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ... geldiler. Davalılar ..., ..., ... tarafından gelen olmadı. Taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 24.12.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı bankanın davalı borçlulardan İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14866 Esas ve 2018/14867 Esas sayılı dosyalarından alacaklı olduğunu, icra takip dosyalarından borçlular adına kayıtlı ve davacı bankanın alacağını tahsiline yetecek miktarda haczi kabil mal bulunamadığını, borcun doğumundan sonra gerçekleşen dava konusu taşınmazların devir tasarruflarının, alacaklılardan mal kaçırmaya yönelik olduğunu, taşınmazların devir bedelleri ile gerçek değerleri arasında oransızlık olduğunu, borçlular arasında tanışıklık, eş, ortaklık, arkadaşlık ilişkisi olduğunu ve bu ilişkilerin de yapılan devirlerin muvazaalı ve alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik olduğunun göstergesi olduğunu belirterek, İzmir 13.İcra Müdürlüğü'nün 2018/14866 Esas ve 2018/14867 Esas sayılı takip dosyalarına konu davacı banka alacağının faiz ve ferileri ile sınırlı olmak üzere; İzmir İli, .... İlçesi ... Mahallesi 1227 Ada 13 parsel 3. Kat 8 bağımsız bölüm nolu, İstanbul İli, .... İlçesi, .... Mahallesi 938 ada 43 parsel, aynı mahalle 938 ada 42 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davalılar arasındaki devre ilişkin tasarrufların davacı banka yönünden iptaline ve taşınmazlar üzerinde tapu kaydının tashihine mahal olmadan İİK 283/1 maddesi gereğince cebri icra yapabilme ve işbu taşınmazların haciz ve satışını isteyebilme yetkisinin verilmesine, İİK. 283/2 maddesi gereğince; dava konusu İzmir İli, .... İlçesi, ... Mahallesi 3559 Ada 3 parsel C Blok Zemin 1.kat 1 bağımsız bölüm nolu dubleks konut vasıflı taşınmaz yönünden, ... tarafından taşınmazı elden çıkardığı tarihteki (08.10.2018) gerçek değeri yerine geçen bedelin, davalı ... ve davalı ...'tan nakden tazminine, dava konusu İzmir İli, .... ilçesi, ... Mahallesi 371 Ada 17 parsel Bodrum. Kat 6 bağımsız bölüm nolu depo vasıflı taşınmaz yönünden; ... tarafından taşınmazı elden çıkardığı tarihteki (02.04.2019) gerçek değeri yerine geçen bedelin, davalı ...'dan nakden tazminine, dava konusu İzmir İli, .... İlçesi, ... Mahallesi 3137 Ada 21 parsel zemin kat 6 bağımsız bölüm nolu dükkan vasıflı taşınmaz yönünden; ... tarafından taşınmazı elden çıkardığı tarihteki (02.04.2019) gerçek değeri yerine geçen bedelin davalı ...' dan nakden tazminine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; dava şartı olan kesin aciz vesikası alınmadan dava açıldığını, tasarrufların takibe konu alacak doğmadan çok önceki bir tarih olduğunu ve doğmamış bir borcun alacaklısından mal kaçırmanın fiilen ve hukuken olanaklı olmadığını, ...'in, eşinin ticari faaliyetleri nedeni ile eşinden gelen sermaye desteği talebini, dava konusu evi kendisine devretmesi karşılığı ile kabul ettiğini ve piyasa değerine uygun bir bedelle de evi eşinden satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; aciz vesikası bulunmadığını, borçlunun haczedilmiş veya haczedilebilecek mallarının var olduğunu, davalı müvekkili ile ... arasında yapılan satışın bedelle yapılan gerçek bir satış olduğunu, yapılan devrin herhangi bir mal kaçırma kastı ile yapılmadığını, eşler arasında devri engelleyici herhangi bir kısıtlama bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından ...'dan tapuda satış suretiyle devralındığını ve aynı kişi ...'a satış sureti ile aynı bedelle devredildiğini, müvekkili açısından satın alınan taşınmaz satın alındığı kişiye devredildiği için tasarrufun iptali için aranan şartların oluşmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili ile davalı ... arasında hısımlık bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 4.Davalı .... Sanayi ve Tic. A.Ş vekili cevap dilekçesinde; aciz vesikası bulunmadığını, davaya konu, müvekkili şirketin satın aldığı iki taşınmazın birbirine bitişik olduğunu ve iki parselin üzerini kaplayan tek bir yapı bulunduğunu ve bu iki parsel üzerindeki yapının tek yapı olarak yenilenmesi için müvekkili tarafından Bakırköy Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'ne 18.04.2019 tarihinde müracaat edilerek dava konusu taşınmazın satın alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 5.Diğer davalılar ... ve ...; davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... San. ve Tic. A.Ş yönünden satışın ticari teamüllere uygun olarak yapıldığı, defter kayıtlarına işlendiği, ödemelerin yapıldığının ticari defterler ve bilirkişi raporlarından anlaşıldığı, resmi senetteki değer ile alınan raporlar çerçevesinde misli ile fark oluşmadığı, bu çerçevede İstanbul ili, ... ilçesi, .... mahallesi, 938 ada, 42 ve 43 parsellerde kayıtlı taşınmazlar yönünden davalı ... San. ve Tic. A.Ş hakkında açılan tasarrufun iptali davasında yasal şartlar oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine, diğer davalılar ve tasarruflar yönünden ise alınan bilirkişi raporlarında taşınmazların işlem tarihindeki değeri ile resmi senetteki devir bedeli karşılaştırıldığında misliyle fark oluştuğu, davalılar arasındaki karı koca (... ; ...-...), arkadaşlık ....ilişkileri nazara alınarak borçlunun mali durumunu bildiği ya da bilebilecek durumda olduğu gerekçesiyle davanın bir kısım davalılar yönünden kabulü ile, İzmir ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 1227 ada , 13 parselde kayıtlı 8 numaralı bağımsız bölümün 16.03.2015 tarih ve 6412 yevmiye numaralı senetle davalı ... tarafından davalı ...'e devrine ilişkin tasarrufun İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14866 ve 2018/14867 Esas sayılı takip dosyalarındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak üzere iptaline, davacıya cebri icra yoluyla satış yetkisi verilmesine, İzmir ili, .... ilçesi, ... mahallesi, 3559 ada, 3 parselde kayıtlı, C blok, 1 numaralı bağımsız bölüm taşınmazın davalı ... tarafından diğer davalı ...'a devrine ilişkin tasarrufun iptaline, İİK 283. maddesi gereğince bedele dönüşen davada, taşınmazın ... tarafından elden çıkarıldığı tarihteki (08.10.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı) değeri olan 673.000,00 TL'nin İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14866 ve 2018/14867 Esas sayılı takip dosyalarındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davalı ...'tan tahsili ile davacıya ödenmesine, İzmir ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 3559 ada, 3 parselde kayıtlı, C blok, 1 numaralı bağımsız bölüm taşınmazın davalı ... tarafından diğer davalı ...'a devrine ilişkin tasarrufun iptaline, İİK 283. maddesi gereğince bedele dönüşen davada, taşınmazın ... tarafından elden çıkarıldığı tarihteki değeri (09.10.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı) olan 673.000,00 TL'nin İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14866 ve 2018/14867 esas sayılı takip dosyalarındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, İzmir ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 371 ada, 17 parselde kayıtlı, 6 numaralı bağımsız bölüm taşınmazın davalı ... tarafından diğer davalı ...'ya devrine ilişkin tasarrufun iptaline, İİK 283. maddesi gereğince bedele dönüşen davada, taşınmazın ... tarafından elden çıkarıldığı (02.04.2019 tarih ve 1319 yevmiye numaralı) tarihteki değeri olan 40.000,00 TL'nin İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14866 ve 2018/14867 esas sayılı takip dosyalarındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, İzmir ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 3137 ada, 21 parselde kayıtlı, 6 numaralı bağımsız bölüm taşınmazın davalı ... tarafından diğer davalı ...'ya devrine ilişkin tasarrufun iptaline, İİK 283. maddesi gereğince bedele dönüşen davada, taşınmazın İsamil tarafından elden çıkarıldığı (02.04.2019 tarih ve 1319 yevmiye numaralı) tarihteki değeri olan 339.000,00 TL'nin İzmir 13. İcra Müdürlüğü'nün 2018/14866 ve 2018/14867 Esas sayılı takip dosyalarındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, İstanbul ili, ... ilçesi, ... mahallesi, 938 ada,42 ve 43 parselde kayıtlı taşınmazlar ve davalı ... San. ve Tic. A.Ş yönünden talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; devir bedelleri ile taşınmazların gerçek değerleri arasında aşırı oransızlık mevcut olup bu durumun yapılan devir işlemlerinin alacaklılardan mal kaçırma kastı ile muvazaalı olarak yapıldığını gösterdiğini, ayrıca davalı/borçlu ...'in ortağı bulunduğu dava dışı asıl borçlu . ... Ltd. Şti. ile ... ... A.Ş.'nin aynı sektörde faaliyet göstermekte olup bu durumun da alıcının borçlunun mali durumunu ve alacaklılardan mal kaçırma kastını bilebilecek konumda olduğunun göstergesi olduğunu, davalı ... A.Ş. için 09.06.2022 tarihli düzenlenen rapora karşı itirazların değerlendirilmeden karar tesis edildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; taşınmazı alırken tamamen iyiniyetle hareket ettiğini, kısa süre içerisinde satın aldığı şahsa aynı yöntemle iade ederek alacaklılara herhangi bir zarar vermediğini ve borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bilmediğini veya bilmesini gerektiren açık emareler bulunmadığını, aleyhine açılan davalar ve mal varlığı üzerine davaya konu taşınmazın değeri ile ölçülü olmayan şekilde ihtiyati haciz konulması nedeniyle asıl borçlulardan daha çok mağdur olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 3.Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; arabuluculuk süreci tamamlanmadan davanın açıldığını, dava şartı olan kesin aciz vesikası alınmadan bu davanın açılamayacağını, tasarrufun takibe konu alacağın doğmasından çok önceki bir tarihte gerçekleştiğini, dava konusu tasarrufun davacıdan mal kaçırma amacıyla yapılmadığını, taşınmazın tasarruf tarihindeki değerine ilişkin yapılan tüm haklı itirazların dikkate alınmadan yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alındığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 4.Davalı ... istinaf dilekçesinde; yargılama gideri ve vekalet ücretinin ayrı hesaplanması gerekirken diğer davalılarla müşterek müteselsil sorumlu tutulmasının doğru görülmediğini, hükmün infazı halinde tahsilde tekerrür olacağını, inşaat mühendisi olduğunu ve davalı borçlu ...'u meslektaşı olması nedeniyle tanıdığını, dava konusu taşınmazların daha önce kendisine ait olduğunu, vergi borçları nedeniyle ...'a devrettiğini, daha sonra ...'un taşınmazları geri vermek istememesi üzerine yeniden bedel ödeyerek taşınmazları geri devraldığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu İstanbul ili, .... ilçesi, ... mahallesi, 938 ada 42 ve 43 parsel sayılı taşınmazların devrinin ticari defterlere kaydedildiği, ödemelerin ... Bankası'nın 30.04.2018 vade tarihli çekleri ile yapıldığı, işlemlerin ticari teamüllere uygun olduğu hususlarının 09.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda bildirildiği, satış bedelleri ile rayiç değerler arasında mislini aşan farkın bulunmadığı, satışın ayrı tüzel kişiliği bulunan şirkete yapılması nedeniyle tanışıklık hususunun da ispatlanamadığı, diğer tasarruflar yönünden ise davacının alacağının 22.11.2012 tarihli kredi sözleşmesine dayandığı ve iptali talep edilen tasarruflardan önce doğduğu, alınan bilirkişi raporları ile taşınmazların satış tarihindeki rayiç değeri ile resmi senetteki devir bedelleri arasında mislini aşan farkın bulunduğu, davalılar ... ve ... ile ... ve ...'un karı koca oldukları, davalılar ... ile ...'nın birbirlerini satış öncesinde tanıdıklarının ve arkadaş olduklarının dosya kapsamındaki beyanlar ile sabit olduğu, bu hususlar nazara alındığında davalıların davalı-asıl borçluların mali durumunu bildiği ya da bilebilecek durumda oldukları anlaşılmakla davanın kabulüne ve davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekili, davalı ... vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ...'nın istinaf başvurusunun, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davalı ... vekili, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... temyiz dilekçelerinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili ve davalı ...'nın 3 numaralı bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.İİK'nun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup; tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahsın nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir. Bir başka anlatımla dava ve tasarrufa konu malı elinde bulunduran şahsın kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde dava tümden reddedilmeyip borçlu ile tasarrufta bulunan şahsın tasarrufa konu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmesi gerekir. Bu halde dördüncü kişi yönünden bedel farkı yeterli olmayıp kötü niyetinin somut delillerle ispatlanması gerekir. Somut olayda, davalı borçlu tarafından borcun doğumundan sonra dava konusu İzmir ili, ... ilçesi, .... mahallesi, 3559 ada, 3 parsel C blok, 1 numaralı bağımsız bölüm 16.08.2018 tarihinde davalı borçlu ... tarafından davalı 3.kişi ...'a, 20.09.2018 tarihinde ... tarafından davalı 4.kişi ...'a, 08.10.2018 tarihinde tekrar ... tarafından ...'a, 09.10.2018 tarihinde davalı ... tarafından dava dışı ...'a devredilmiştir. İlk Derece Mahkemesince davalı dördüncü kişi ... yönünden; davalı ... tarafından diğer davalı ...'a taşınmazın devrine ilişkin tasarrufun iptaline ve bedelle sorumlu tutulmasına karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Davalılardan dördüncü kişi ... yönünden (İİK. 282. Maddesi hükmüne göre kötü niyetli üçünçü kişi) İİK. 278/3-2 maddesinin uygulama yeri yoktur. Dördüncü kişi konumundaki davalı ... yönünden ivazlar arasındaki fahiş fark davanın kabulü için yeterli olmayıp kötü niyetinin ispatlanmış olması gerekir. İlk Derece Mahkemesince davalı ... yönünden davanın kabul edilmesinin gerekçesi tartışılmamış olup, davalı ...'ın davalı ...'dan aldığı bu taşınmazı aldıktan 18 gün sonra tekrar aynı kişiye iade ettiği, bu durumun davalı ...'ın kötü niyetli olmadığını gösterdiği, dosyaya yansıyan kötüniyetini gösteren bir durumun da olmadığı ve davalı borçlunun mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen ya da bilmesi gereken kişilerden olduğu da ispatlanamadığından davanın davalı dördüncü ... yönünden reddi ile İİK'nun 283. maddesi gereğince sadece davalı üçüncü kişi ...'un taşınmazı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında tazminatla (davacının alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere) sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3.Dava konusu taşınmazların devirlerine ilişkin tasarrufların birden fazla olduğu, borçlular tarafından ayrı kişilere satılan taşınmazlar için satış tarihindeki gerçek değerler ile icra takibindeki alacak (şayet aciz belgesi var ise bu belgesindeki) miktarı nazara alınarak bunlardan düşük olan miktar üzerinden, her bir tasarruf grubu için ayrı ayrı harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilip tasarrufları yapan davalıların sorumlu olduğu miktarın ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken davalıların tek vekalet ücreti, harç ve yargılama giderinden sorumlu tutulması da doğru değildir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili ve davalı ...'nın diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin, (3) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili ve davalı ...'nın temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar ... ve ... San. ve Tic. A.Ş.'ye verilmesine, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar ..., ... ve ... yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalılar ..., ... ve....'ya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.