Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/1463 E. 2024/2647 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1463
- Karar No
- 2024/2647
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/798-2021/745 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-23627 DAVA TARİHİ : 05.02.2021 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulü/ İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/82285 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.01.2019 tarihinde davacının idaresindeki motosiklete, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen otomobilin çarpması sonucu oluşan çift taraflı trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını, davalının tahkim başvurusundan önce davacıya 27.07.2020 tarihinde 45.676,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödediğini, ödenen tazminatın eksik olduğunu, bakiye tazminat talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 150,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile talebini toplam 88.662,90 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının tahkim başvurusundan önce davacıya 27.07.2020 tarihinde 45.676,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödediğini, davacının davalıyı ibra ettiğini, davacının tüm zararının karşılandığını, davalının sorumluluğunun kalmadığını, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın cinsinin tespiti gerektiğini, söz konusu aracın plakası ve sürücüsünün tespit edilemediği hususunun ispatlanamadığını, gerçekleştiği iddia olunan kazaya ilişkin olarak tanık, kamera kaydı vs. hiçbir somut delilin bulunmadığını, davacının maluliyetinin söz konusu trafik kazası sebebiyle meydana geldiğinin sabit olmadığını, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınması ve müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tespit tutanağına göre plakası tespit edilemeyen otomobilin sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 100 kusurlu olduğu, davacının dosyaya sunduğu rapora göre davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin % 11 oranında, geçici iş göremezlik süresinin 18 ay, geçici bakıcı süresinin 1 ay olduğunun olduğunun tespit edildiği, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı, davalının kısmi ödemesinin ödeme tarihindeki verilere göre yetersiz olduğunun tespit edildiği, kısmi ödemenin güncelleştirilmiş halinin hesaplanan tazminattan mahsubu ile bakiye tazminat miktarının belirlendiği, davacının tahkimden önce davalıya ilk defa 20.07.2020 tarihinde başvuru yaptığı, davalının davacıya 28.07.2020 tarihinde kısmi ödeme yaptığı, davalının 28.07.2020 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle başvurunun kabulü ile 50.116,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 36.526,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.020,90 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 88.662,90 TL tazminatın 28.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, davacı lehine 12.326,18 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; davacının kaza nedeniyle maluliyet tazminatı talebi ile davalıya başvuru yaptığını, davalının davacının tüm zararını karşıladığını, daha sonra davacının ek tazminat talebi ile davalıya başvuru yapmadığını, dava şartı yokluğu nedeniyle başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın cinsinin tespitinin gerektiğini, söz konusu aracın plakası ve sürücüsünün tespit edilemediğinin ispatlanamadığını, gerçekleştiği iddia olunan kazaya ilişkin olarak tanık, kamera kaydı vs. hiçbir somut delilin bulunmadığını, davacının maluliyetinin söz konusu trafik kazası sebebiyle meydana geldiğinin sabit olmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, kusur raporu alınmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davalının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını, bakıcı giderinin brüt asgari ücret üzerinde hesaplanmasının hatalı olduğunu, net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması, bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılması, SGK tarafından davacıya yapılan rücuya tabi bir ödeme varsa araştırılıp tazminattan mahsup edilmesi, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, aktüer bilirkişi raporunda kısmi ödemenin ödeme tarihindeki verilere göre yeterli olup olmadığının değerlendirilmediğini, ödeme tarihindeki veriler ile TRH 2010 Yaşam Tablosu, % 1,8 teknik faiz ve % 20 müterafik kusur indirimine göre hesaplama yapılması halinde KTK’nun 111 inci maddesine göre bakiye tazminatın bulunmadığının görüleceğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, tahkime başvuru tarihi itibariyle faiz işletilmesi gerektiğini, davalının temerrüde düşmediğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı motosiklet sürücüsünün kaza esnasında kask ve koruyu ekipman takmadığını, davacı lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hükme esas alınan maluliyet raporunun usulünce hazırlandığı, davalının poliçe teminatı kapsamında geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olduğu, davaya konu kazanın iş kazası niteliğinde olmadığı, tazminat hesabının doğru şekilde yapıldığı, temerrüt tarihinde hata olmadığı, davalı vekilinin itirazı üzerine alınan kusur raporunda plakası tespit edilemeyen otomobilin sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 100 kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacının müterafik kusurlu olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, kolluk görevlilerince hazırlanan kaza tespit tutanağında davacının idaresindeki motosiklet ile plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen otomobilin arasında yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğinin belirtildiği, davacı lehine AAÜT'ye göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; herhangi bir hesap hatası, içtihat değişikliği, ücretlerdeki değişiklikler, kusur oranında, hesaplama yöntemi ve hesaplamaya esas alınan bakiye ömür tablolarında ve hesabı etkileyen unsurlarda herhangi bir değişiklik olması durumunda doğan artıştan kaynaklı hakları saklı kalmak kaydıyla ve karşı taraf lehine usulü müktesep hak doğmaması maksadıyla kararı temyiz ettiklerini, karara esas alınan bilirkişi raporunda başta hesap hatalarından kaynaklı olmak üzere, ücret, agi hesaplaması ve diğer konularda aleyhe olan tüm hususları kabul etmediklerini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen otomobilin karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, ... Yönetmeliği. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle kolluk görevlilerince hazırlanan kaza tespit tutanağında davacının idaresindeki motosiklet ile plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen otomobilin arasında yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğinin belirtildiği, davacının kaza tarihindeki yaralaması nedeniyle ilgili hastanenin acil servisine kaldırıldığına ilişkin hastane evraklarının bulunduğu, ceza dosyasındaki evraklara göre kazaya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın sebebiyet verdiğinin anlaşıldığı, kusur raporu ile tarafların kusur oranının belirlendiği, davalının bakıcı giderinden sorumlu olduğu, bakıcı giderinden indirim yapılamayacağı, SGK'nın yazısına göre davacıya kaza nedeniyle ödeme yapılmadığı, kazanın iş kazası niteliğinde bulunmadığı, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplanmasının doğru olduğu, davalının kısmi ödemesinin ödeme tarihindeki verilere göre yetersiz olduğunun tespit edildiği, kısmi ödemenin güncelleştirilmiş halinin hesaplanan tazminattan mahsubu ile bakiye tazminat miktarının belirlendiği, davacının tahkimden önce davalıya ilk defa 20.07.2020 tarihinde başvuru yaptığı, davalının davacıya 28.07.2020 tarihinde kısmi ödeme yaptığı, davalının 28.07.2020 tarihinde temerrüde düştüğü, davacı motosiklet sürücüsünün kolundan yaralandığı, yaralanmanın şekline göre davacının müterafik kusurlu olduğuna ilişkin delil bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, kaza sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Hastanesinin 25.03.2020 tarihli raporunun Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmaktadır. 29.01.2019 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir. İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden davacının güncel muayenesi yapılarak olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun biçimde davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 3.Dosyanın incelenmesinde, davacının kazadan kaynaklanan yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik süresinin 18 ay olduğuna ilişkin sağlık kurulu raporu bulunduğu, aktüer bilirkişi tarafından 18 ay süresince geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından söz konusu aktüer bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacı lehine 36.526,00 TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmedildiği, ancak dosya kapsamındaki SGK hizmet dökümüne göre 29.01.2019 kaza tarihinden sonraki 10 ay boyunca davacının çalışmak suretiyle ücret aldığı, söz konusu ücretlerin geçici iş göremezlik süresinde kazanıldığı, hakem heyetince söz konusu ücretler değerlendirilmeksizin davacının 18 ay süreyle geçici iş göremez halde olduğu kabul edilerek karar verildiği anlaşılmış, ücret aldığı dönemde davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiş olması doğru olmamıştır. Şu durumda; davacının kaza tarihi ve sonrasına ilişkin SGK hizmet dökümü ve maaş bordoları dosya arasına alınmak suretiyle davacının kaza tarihinden itibaren söz konusu geçici iş göremezlik süresi boyunca gelir kaybı olup olmadığı, buna göre söz konusu sürede geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı hususu değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. 4. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.